Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada deprem bölgesindeki yeniden yapılanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çalışkan, yürütülen çalışmaların sadece fiziki yapılaşma olarak ele alınmasının eksik bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Deprem sonrası inşa edilen konutların, toplumun tarihsel ve kültürel birikimini de yansıtması gerektiğini dile getiren Çalışkan, “Deprem bölgesindeki konutların inşası kadar önemli bir husus da millî ve manevi değerlerimize hassasiyet gösterilmesidir. Yapılan konutlar kimliğimizi, inancımızı ve toplumsal hafızamızı da yansıtmalıdır” dedi.
Depremzedelerin yalnızca eve sahip olmaları yeterli değil
Yeniden yapılanma sürecinde sosyal dokunun yeterince dikkate alınmadığını savunan Çalışkan, depremzedelerin yalnızca bir eve sahip olmasının yeterli olmadığını belirtti. Mahalle düzeninin, komşuluk ilişkilerinin ve ibadet alanlarının da yeniden oluşturulması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, “Deprem bölgesindeki insanların ev sahibi olması kadar mahallesine, camisine ve komşularına da kavuşması gerekir” ifadelerini kullandı.
Rezerv alanlarda yapılan TOKİ konutlarında cami bulunmamasını eleştiren Çalışkan, bu durumun toplumsal yaşamın önemli unsurlarından birinin göz ardı edildiğini gösterdiğini söyledi.
Hatay’da geçmişte vakıf arazisi olarak bağışlanan bazı cami alanlarının ortadan kalktığını belirten Çalışkan, İpek Camisi, Sabuncu Camisi, Hatice Ana Camisi, Muradiye Camisi, Hacı Mevlüde Camisi ve Osmaniye Camisi’nin eski yerlerinde yeniden yapılmadığını ifade etti.
Bu gelişmelerin toplumsal hafızayı zedelediğini dile getiren Çalışkan, deprem bölgesinin yeniden planlanmasında ibadet, eğitim, sosyal dayanışma ve aile yapısını gözeten bütüncül bir anlayışın esas alınması gerektiğini kaydetti.




