Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye’nin gıda egemenliğinin ciddi bir tehdit altında olduğunu vurgulayarak iktidarı üretimi ve üreticiyi merkeze alan sürdürülebilir tarım politikaları geliştirmeye çağırdı.

CHP Çukurova’da yoğun katılımlı devir teslim: Hasan Aslan dönemi başladı
CHP Çukurova’da yoğun katılımlı devir teslim: Hasan Aslan dönemi başladı
İçeriği Görüntüle

Barut, Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyümesine rağmen tarım sektörünün yüzde 8,8 daraldığını hatırlatarak, iktidarın bu durumu zirai dona, kuraklığa ve doğal afetlere bağlamaya çalıştığını söyledi. “Görevlerini yapmıyorlar, tarıma ve üreticiye destek vermiyorlar. Halkın ucuza tüketemediği bir düzen var. Tarımda yanlış üstüne yanlış yapılıyor” diyen Barut, mevcut tabloyu “çiftçiye ve ülkeye bilinçli kötülük” olarak nitelendirdi.

Savaş ve jeopolitik risklerin tarım sektörünü daha da zorladığını ifade eden Barut, mazottaki 7 liralık artışın çiftçiye yıllık maliyetinin 21 milyar lirayı bulduğunu söyledi. “Çiftçimiz yılda 3 milyar litrenin üstünde mazot kullanıyor. Mazottan gübreye tarımsal üretim girdilerinde dışa bağımlıyız. Bu artış üretimi ve üreticiyi perişan ediyor. Halk da tüketemiyor. Ülkemizin gıda egemenliği ciddi risk altında” diye konuştu.

Barut Tarımdaki Daralmanın Hesabı Sorulacak-1

Barut ayrıca, gübreden zirai ilaca, işçilikten suya kadar tüm maliyetlerin hızla yükseldiğine dikkat çekti. Çiftçilerin borç batağına sürüklendiğini belirten Barut, savaş ve artan enerji fiyatlarıyla birlikte tarım girdilerinin temininde de sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. “Enerjiye bağımlı bir üretim modeliyle çiftçiyi korumak mümkün değil. Mazot ve gübre zamları, üretimi ve üreticiyi yok eder. Çiftçi üretemezse halkımız neyi bulup tüketecek?” dedi.

Barut, çözüm olarak mazotta KDV ve ÖTV’nin kaldırılmasını, üretimi ve üreticiyi merkeze alan acil eylem planlarının hayata geçirilmesini önerdi. Tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin sağlanmasının, ülkenin ekonomik ve sosyal istikrarı için kritik önemde olduğunu belirten Barut, sürdürülebilir ve destekleyici politikaların uygulanmaması halinde hem çiftçinin hem de halkın ağır kayıplar yaşayacağını vurguladı.

Son olarak Barut, “Tarım çöküyor, çiftçi tükeniyor, halk çaresiz. Bu tablo, yanlış politikalar ve bilinçsiz tercihler sonucunda ortaya çıktı. Üretim ve üreticiyi merkeze alan sürdürülebilir politikalarla hem çiftçimizi hem de ülkemizin gıda egemenliğini korumalıyız” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi