Küresel iklim değişikliğinin etkilerini hissettirdiği bu dönemde Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ), su tasarrufu ve geri dönüşüm uygulamalarıyla ‘Su Ayak İzi Belgesi’ almaya hak kazandı. ATÜ Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, “En iyi ihtimalle 5-10 sene sonra Adana’da su sıkıntısı yaşayacağız. Bu belgeyi belediyelerin de alması şart. Yağmur ve atık suyu geri dönüştürerek şebeke suyu kullanımını azaltmalıyız” dedi.
Dünyada Bir İlk: Üniversite Modeliyle Su Ayak İzi Çalışması
Su tüketiminin küresel ölçekte kritik bir meseleye dönüştüğü günümüzde ATÜ, çevresel sürdürülebilirlik vizyonuyla dikkat çekiyor. Dünyada ilk kez bir üniversite tarafından uygulanan su ayak izi modeli kapsamında kampüs genelinde mavi ve gri su envanterleri çıkarıldı, tüketim analizleri yapıldı, geri kazanım planları oluşturuldu ve uzun vadeli tasarruf stratejileri belirlendi.
Çalışma sonucunda toplam yüzey suyu kullanımı 46 bin 659 metreküp, kirlilik seyreltme ihtiyacı 41 bin 993 metreküp olarak hesaplandı. Buna göre kampüste kişi başına düşen yıllık su ayak izi 7,05 metreküp olarak belirlendi. Çalışmanın Türkiye çapında örnek teşkil etmesi bekleniyor.
“Önce envanteri oluşturduk, sonra belgeledik”
ATÜ Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Demirdelen, "Bu sene itibarıyla sadece karbonun değil, suyun da önemini belirtmek için dünyada ilk kez gerçekleştirilen bir çalışmaya imza attık. Su ayak iziyle ilgili ilk başta envanter çıkarttık. Bunların raporlamalarını yaptık; bunlar mavi su, gri su ve yeşil suyu içeriyordu. Üniversitemizde yeşil su ile alakalı çalışmalar olmadığı için mavi ve gri suyun envanterini oluşturduk. Daha sonra da bunu belgelendirdik" ifadelerini kullandı.

Kendilerinin Türkiye'de örnek olduklarını, birçok kamu kurumu ve üniversitenin belgeyi almak için kendilerinden fikir almak istediklerini belirten Doç. Dr. Demirdelen, "Mavi su olarak kullandığımız şebeke suyunun gri su olarak yani evsel atık su olarak çıktığı, bu atık suyun tekrar geri değerlendirilmediği, çeşitli analizlerin yapılmadığı, analizler yapılarak ne kadar tasarruf sağlayacağımız ve kampüsümüzün ileride ne kadarlık bir su ayak izi azaltım faaliyetleriyle ilgili stratejik plan ortaya çıkarttık. Bu çalışmayı dünyada ilk kez kamu kurumu olarak biz yapınca çeşitli devlet üniversitelerinden, belediyelerden bize başvurular geldi. Onlar da nasıl bu su ayak izini alacaklarıyla ilgili bizden dönüş bekliyor" diye konuştu.
“Geri dönüşüm yapılmazsa Adana su krizi yaşayacak”
Belediyelerin özellikle yeşil su, yani yağmur sularını yeniden kullanıma kazandırması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Demirdelen, şunları söyledi:
"Yeşil su, yani yağmur sularının yeniden elde edilip kullanılmasını belediyelere artık aşılamamız gerekiyor. Belediyeler yağmur suyuyla ilgili çalışmalar yapıp, su ayak izini azaltmalılar. Gri suyla ilgili olarak da normalde evsel veya endüstriyel çıkan sularımızı tekrar dönüştürüp, arıtma tesisleriyle kazandırmalıyız. Mavi su, yani kuyu ve şebeke suyumuzu ne kadar az kullanırsak su ayak izimizi o kadar azaltmış oluruz. Eskiden Adana'da 5-8 metreden çıkan su, artık 25-30 metrelerden çıkıyor. Demek ki en iyi ihtimalle 5-10 sene sonra Adana'da su sıkıntısı çekmeye başlayacağız. Mavi suyu, sadece kullanmakla değil, gri suyu tekrar dönüştürerek, yeşil suyu da kullanarak mavi suyu ne kadar azaltırsak o kadar yer altı ve doğal kaynaklarımızı korumuş olacağımızı belirledik."




