Son yıllarda neredeyse her yeni modelde gördüğümüz start-stop sistemi için ABD’de dikkat çeken bir adım atıldı. Trafik ışığında ya da yoğun dur-kalk trafikte motoru otomatik olarak kapatıp frenden çekildiğinde yeniden çalıştıran bu teknoloji, yeni düzenlemeler sonrası üreticiler açısından cazibesini yitiriyor.
Alınan kararın küresel markaları da etkilemesi ve bazı modellerde start-stop düğmelerinin kademeli olarak kaldırılması gündemde.
Start-stop neden tartışma konusu oldu?
Kararın merkezinde ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) yaklaşımı var. EPA Başkanı Lee Zeldin, start-stop teknolojisini üreticilerin “iklim puanı” kazanmak için araçlara eklediği bir özellik olarak değerlendirdi.
ABD yönetimine göre sistem:
Günlük kullanımda sınırlı fayda sağlıyor
Sürücüler tarafından çoğu zaman rahatsız edici bulunuyor
Emisyon değerlerini kağıt üzerinde düşürmeye yarıyor
Bu açıklamalar, teknolojinin regülasyon desteğini kaybetmesine zemin hazırladı.
Teşvikler kaldırıldı, maliyetler öne çıktı
Start-stop sisteminin yaygınlaşmasında “off-cycle credits” adı verilen çevreci teşvikler önemli rol oynuyordu. Üreticiler bu sistemi araçlarına eklediklerinde federal düzeyde ek puan kazanıyor ve bazı yaptırımlardan avantaj elde ediyordu.
Yeni düzenleme ile:
Start-stop sistemine verilen çevre puanı kaldırıldı
Üreticiler için ekonomik teşvik sona erdi
AGM akü, güçlendirilmiş marş motoru ve ek teknik donanım maliyeti daha görünür hale geldi
Bu tablo, markaların maliyet hesabını yeniden yapmasına neden oldu. Sektör kulislerinde bazı üreticilerin sistemi kademeli olarak azaltabileceği konuşuluyor.
Gerçekten işe yarıyor mu?
Start-stop sistemi yıllardır ikiye bölünmüş bir tartışmanın merkezinde.
Yakıt tasarrufu
Bağımsız testlere göre yoğun şehir içi kullanımda yakıt tüketimini yaklaşık yüzde 4 ila 9 oranında düşürebiliyor. Bu oran, milyonlarca araç hesaba katıldığında önemli bir emisyon avantajı anlamına geliyor.
Parça ömrü ve bakım maliyeti
Eleştirmenler ise sistemin:
Marş motoru
Akü
Motor bileşenleri
üzerinde ekstra yük oluşturduğunu savunuyor. Modern araçlarda güçlendirilmiş parçalar kullanılsa da uzun vadeli bakım maliyetlerinin artabileceği dile getiriliyor.
ABD yakıt standartlarını da düşürdü
Start-stop kararının, ABD’nin otomotiv politikasındaki daha geniş değişimin parçası olduğu belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle 2031 için planlanan ortalama 50 mpg yakıt verimliliği hedefi 34.5 mpg seviyesine çekildi.
Bu adımın:
İçten yanmalı motorlara yönelik baskıyı azaltması
Büyük hacimli motorların kullanım süresini uzatması
bekleniyor.
Avrupa ve Türkiye etkilenir mi?
ABD’deki karar küresel üreticilerin ürün planlamasını etkileyebilir. Ancak Avrupa tarafında tablo farklı. Avrupa Birliği’nin Euro 7 emisyon standartları oldukça sıkı.
Bu nedenle:
Avrupa pazarında start-stop sisteminin kısa vadede kaldırılması beklenmiyor
Türkiye’de satılan birçok modelde sistem kullanılmaya devam edebilir
Uzmanlara göre ABD’de başlayan bu süreç, otomotiv sektöründe “regülasyon odaklı teknoloji” döneminden “maliyet ve kullanıcı deneyimi odaklı” yeni bir döneme geçişin işareti olabilir.




