Adana'nın Kozan ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Anavarza Antik Kenti, bahar aylarının gelmesiyle birlikte kapılarını kapılarını ziyaretçilerine açtı. Yurdun dört bir yanından gelen çok sayıda turist, binlerce yıllık köklü tarihi mirasın izlerine yerinde tanıklık ediyor.
Anadolu'nun en görkemli antik metropolü
Anadolu coğrafyasının en önemli antik metropollerinden biri olarak kabul edilen Anavarza Antik Kenti, tarihi zenginliği ve görkemli mimari yapılarıyla göz kamaştırıyor. Devasa bir alana yayılan antik kent bünyesinde; hamam, kilise kalıntıları, tiyatro, amfitiyatro, stadyum, su yolları, kaya mezarları, nekropol alanı ve üç girişli anıtsal zafer takı gibi birçok önemli ve ünik eseri barındırıyor.
Dünyanın ilk çift şeritli sütunlu yolu yoğun ilgi görüyor
Geçtiğimiz yıllarda yürütülen titiz çalışmalarla restore edilerek yeniden ziyarete açılan ve dünyanın ilk çift şeritli sütunlu caddelerinden biri olarak tescillenen tarihi yol, kente gelenlerin odak noktası oluyor. Sütunlu yolun yanı sıra heybetli kale surları ve dönem mimarisini yansıtan yapılar, fotoğraf tutkunlarının ve tarih meraklılarının en fazla ilgi gösterdiği alanlar arasında ilk sırada yer alıyor.
Tarih ve doğanın eşsiz uyumu havadan görüntülendi
Anavarza'nın tarihi ihtişamı, baharın gelişiyle birlikte çevresini saran ve sarı tonlarıyla görsel bir şölen sunan ayçiçeği tarlalarıyla birleşti. Tarihi yapılar ile doğanın iç içe geçerek oluşturduğu bu muazzam manzara dron ile havadan görüntülenirken, bölgenin her geçen gün artan turizm potansiyeli de bir kez daha gözler önüne serildi.
"O dönemin imkanlarıyla yapılan eserler insanı hayran bırakıyor"
Türkiye'nin tarihi ve kültürel alanlarını keşfetmek üzere bölgeye gelen ziyaretçilerden Abdurrahim Yiğit, antik kentin büyüleyici atmosferine hayran kaldığını belirtti. Gezi izlenimlerini aktaran Yiğit, "Mardinliyim. Kastamonu, Kahramanmaraş ve Türkiye'nin birçok tarihi alanını geziyoruz. Yolumuz Kozan'daki Anavarza Antik Kenti'ne de düştü. Özellikle kentin girişindeki devasa kesme taşlar ve o dönemin kısıtlı imkanlarıyla inşa edilen bu muazzam eserler gerçekten insanı hayran bırakıyor" diyerek bölgenin mutlaka görülmesi gereken bir yer olduğunu vurguladı.



