Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, kamuoyuna yönelik yayımladığı açıklamada hakkında verilen mahkûmiyet kararı, görevden uzaklaştırılması ve sonrasında yaşanan belediye başkan vekilliği seçim sürecini değerlendirdi.

TOKİ Adana’da 20 arsayı satışa çıkarıyor: İlçe ilçe liste
TOKİ Adana’da 20 arsayı satışa çıkarıyor: İlçe ilçe liste
İçeriği Görüntüle

İşlemediğine inandığı bir suç nedeniyle beraat kararı verilmesini beklediğini belirten Demirçalı, yalnızca Yüreğir Belediye Başkanı olmasının yarattığı siyasi ve idari koşullar içerisinde hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini savundu. Kararın henüz kesinleşmediğine dikkat çeken Demirçalı, istinaf başvurusunun yapılmasının hemen ardından idari işlemle görevden uzaklaştırıldığını ifade etti.

“Eylemler belediye başkanlığı dönemimde gerçekleşmedi”

Mahkûmiyet kararına konu edilen eylemlerin belediye başkanlığı görevi sırasında gerçekleşmediğini belirten Demirçalı, söz konusu eylemlerin çok daha önce gerçekleştiğinin iddia edildiğini kaydetti.

Bu nedenle belediye başkanlığı göreviyle ilgisi bulunmayan ve henüz kesinleşmemiş bir mahkûmiyet hükmünün görevden uzaklaştırmaya gerekçe gösterilmesinin hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Demirçalı, göreviyle ilgisi bulunmayan bir suç isnadı nedeniyle hakkında henüz kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunmayan belediye başkanlarının yargılama süreci tamamlanmadan görevlerinden uzaklaştırılmadığı örnekler bulunduğunu ileri sürdü.

Başkan vekilliği seçimlerine ilişkin değerlendirme

Görevden uzaklaştırılmasının ardından gerçekleştirilen belediye başkan vekilliği seçimlerinin de yeni bir tartışmanın başlangıcı olduğunu belirten Demirçalı, seçimde meclis üye tam sayısının nasıl hesaplanacağı konusunda farklı hukuki değerlendirmeler yapıldığını ifade etti.

Demirçalı, meclis üye tam sayısının belirlenmesinde belediye başkanının da hesaba katılması gerektiği yönündeki yerleşik uygulama ve kararların aksine bir değerlendirme yapıldığını savundu. Bunun sonucunda Yüreğir Belediye Başkanlığı makamının kaderinin bir seçim sonucundan çok, yargı kararlarıyla şekillendiği görüşünü dile getirdi.

Yaşananları yalnızca bir seçim sonucu olarak değerlendirmediğini vurgulayan Demirçalı, asıl tartışılması gereken konunun hukukun aynı veya benzer olaylarda herkese aynı şekilde uygulanıp uygulanmadığı olduğunu belirtti.

“Yeni bir seçim süreci başlatıldı”

Demirçalı, belediye başkan vekilliği seçimine ilişkin bir idari işlemin yargıya taşındığını ve dava henüz esastan sonuçlanmamışken mahkeme tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerinden yeni bir seçim sürecinin başlatıldığını ifade etti.

Yürütmenin durdurulması kararının davayı nihayete erdiren ve uyuşmazlığı kesin olarak karara bağlayan bir hüküm olmadığını vurgulayan Demirçalı, buna rağmen kararın kesin hüküm verilmiş gibi yorumlandığını ve seçim sürecinin üçüncü turdan başlatılması yönünde işlem tesis edildiğini savundu.

“İtirazım siyasi partinin kazanmasına veya kaybetmesine değil”

Demirçalı, yaşanan süreçteki itirazının herhangi bir siyasi partinin kazanması veya kaybetmesiyle ilgili olmadığını belirterek, “Benim itirazım, hukukun kişilere, makamlara ve siyasi tercihlere göre değişmemesi gerektiği yönündedir” ifadelerini kullandı.

Aynı durumun başka bir siyasi partinin belediye başkanının başına gelmesi halinde siyasi görüşü ne olursa olsun aynı itirazı yapacağını ifade eden Demirçalı, hukukun ve adaletin yanında olacağını kaydetti.

Hukuk devletinin yalnızca kişilerin haklı olduğu zamanlarda savunulacak bir ilke olmadığını belirten Demirçalı, siyasi görüşü veya konumu ne olursa olsun herkes için aynı hukukun uygulanmasının savunulması gerektiğini dile getirdi.

Demirçalı açıklamasını, “Benim mücadelem bir makam mücadelesinden ibaret değildir. Benim mücadelem, hukukun üstünlüğü, adalet, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerinin korunması mücadelesidir” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi