AK Parti milletvekilleri tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili hazırlanan fon tasfiyesine yönelik kanun teklifinde çalışmalar tamamlandı. 455 bin 578 yatırımcıyı ilgilendiren düzenlemeyle, fon varlıklarının tasfiye edilmesi ve hak sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanıyor.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında hazırlanan ve ilerleyen günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulması beklenen teklifle, yatırımcıların haklarının korunması ve tasfiye sürecinin şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
Yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Kanun teklifinin en dikkat çeken maddelerinden biri, tasfiye süreci tamamlanmadan yatırımcılara ara ödeme yapılmasını öngörüyor. Buna göre hak sahiplerine, net yatırım tutarı ve kesinleşmiş hak ve alacak tutarı aşılmamak şartıyla kişi başına en fazla 1 milyon lira avans niteliğinde ödeme yapılabilecek.
Dağıtılabilir nakdin tüm ödemeleri karşılamaya yetmemesi durumunda ise mevcut tutar yatırımcılar arasında oransal olarak paylaştırılacak.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), net yatırım tutarı en düşük olan hak sahiplerinden başlanarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.
Yatırım tutarları enflasyona göre güncellenecek
Düzenlemeyle geçmiş tarihlerde gerçekleştirilen nakit hareketlerinin bugünkü değerlerinin hesaplanması da amaçlanıyor.
Bu kapsamda yatırım tutarlarının güncellenmesinde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınacak.
Fonlardan yapılan çıkışların hesaplanmasında ise “ilk giren ilk çıkar” yöntemi uygulanacak. Böylece geçmişteki para giriş ve çıkışlarının belirli bir hesaplama yöntemiyle değerlendirilmesi sağlanacak.
Olağan dışı kazançlar için gönüllü iade mekanizması
Kanun teklifinde, fonlardan gerçeğe aykırı değerler üzerinden çıkış yaparak olağan piyasa koşullarının üzerinde kazanç elde eden kişilere yönelik bir düzenleme de yer alıyor.
Bu kapsamda olağan dışı kazanç elde ettiği belirlenen kişiler için isteğe bağlı iade mekanizması oluşturulacak.
İade tutarlarının belirlenmesinde fonun türü, yatırım stratejisi, benzer fonların getirileri ve ilgili payların bulunduğu endeksler gibi objektif piyasa ölçütleri dikkate alınacak.
Tasfiye kapsamındaki fonların olağan dışı getirileri ise emsal hesaplamalara dahil edilmeyecek. İadeler gönüllülük esasına göre gerçekleştirilecek.
Fon varlıklarının geri kazanılması hedefleniyor
Teklifle fon varlıklarından ilişkili taraflara veya üçüncü kişilere aktarılan değerlerin geri kazanılmasına yönelik hükümler de getirilecek.
Muvazaalı veya karşılıksız kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım-satım, repo ve ters repo gibi işlemlerle aktarılan değerlerin fon mal varlığıyla bağlantısının korunması sağlanacak.
Fon varlıklarının tasfiyesinde öncelikle kurucu ve yönetici portföy yönetim şirketinin sorumluluğuna gidilecek. Bunun yeterli olmaması durumunda, zarar veya eksik tasfiye bakiyesinin oluşumunda sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğu gündeme gelebilecek.
El konulan mal varlıkları yatırımcılar için kullanılabilecek
Düzenlemeye göre ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında el konulan ya da müsadere edilen mal varlığı değerleri, yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılabilecek.
Doğrudan fonlara devredilemeyen mal varlıklarının ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum sıfatıyla satış veya tasfiye işlemlerine tabi tutulması öngörülüyor.
Bu işlemler sonucunda elde edilen nakdin ilgili fonlara aktarılması ve yatırımcıların alacaklarının karşılanmasında kullanılması amaçlanıyor.
Düzenleme TBMM’ye sunulacak
AK Parti milletvekillerinin çalışmalarını tamamladığı kanun teklifinin önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor.
Teklifle 455 bin 578 yatırımcının haklarının mümkün olan en yüksek düzeyde korunması, tasfiye işlemlerinin hızlandırılması ve geri kazanılan varlıkların hak sahiplerine adil şekilde dağıtılması hedefleniyor.
Düzenleme henüz yasalaşmadığı için ödemeler başlamış değil. Ara ödeme ve tasfiye hükümlerinin uygulanabilmesi, teklifin yasama sürecinde kabul edilmesine bağlı olacak.




