Sokakta hayatın ve samimiyetin sembolü olan mangal dumanı, yerini derin bir sessizliğe bırakıyor. Lüks restoranların aksine asgari ücretlinin, esnafın ve öğrencilerin sığınağı olan tablacılarda fiyatlar hızla tırmanıyor. Et, kömür ve lavaş gibi temel girdilerdeki artış, Adana dürüm ve şalgam ikilisini dar gelirli için hesap kitap yapılan bir lüks haline getirdi.
TABLACILARDA ARTAN MALİYETLER FİYATLARI UÇURDU
Geçmişte dükkan kirası derdi olmayan ve sadece birkaç tabureden oluşan tablacı kültürü, ucuzluğun bir numaralı adresi olarak bilinirdi. Günümüzde ise bu tablo tamamen tersine döndü.
Temel garnitür malzemelerinden kırmızı ete kadar uzanan zam dalgası, sokak tezgahlarındaki etiketleri restoran menüleriyle yarışır seviyeye çıkardı. Sınırlı bütçeyle günü kurtarmaya çalışan vatandaşlar için ayaküstü yenen bir dürüm bile günlük yemek bütçesini aşmaya başladı.
YARIM DÜRÜM SİPARİŞLERİ VE KÜÇÜLEN PORSİYONLAR
Öğle aralarında sanayi siteleri ve okul çevrelerinde oluşan o uzun kuyruklar artık gözlemlenmiyor. Sokağın yeni gerçeği, tam porsiyon yerine bütçeye uygun "yarım dürüm" siparişlerinin artması oldu.
Gelenekselleşen misafirperverlik ve arkadaşa ısmarlama kültürü de bu ekonomik tablodan payını aldı. Eskiden masalara cömertçe sunulan meze, ezme ve yeşillik çeşitleri, artan maliyet baskısıyla birlikte esnaf tarafından daha kontrollü ve porsiyonlanarak servis ediliyor.
SOKAK LEZZETLERİ TURİSTİK BİR AKTİVİTEYE Mİ DÖNÜŞÜYOR?
Adana'da sadece karın doyurmak değil, aynı zamanda önemli bir sosyalleşme aracı olan kebap kültürü ciddi bir sınav veriyor. Mangal başında ayaküstü yenen uygun fiyatlı dürüm geleneği, artan hesaplar nedeniyle yavaş yavaş eriyor.
Maliyetlerin aynı hızla tırmanmaya devam etmesi durumunda, bu samimi kültürün tamamen ortadan kalkacağından endişe ediliyor. Yerel halkın kendi öz lezzetine uzaklaştığı ve sokak tezgahlarının yalnızca turistik bir aktivite olarak kalacağı günler güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.




