İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl kendini biraz daha sert hissettirirken, yaz mevsiminin geleneksel olarak en çetin geçtiği bölgelerimiz için yeni tahminler gelmeye devam ediyor. Meteoroloji uzmanları tarafından yürütülen uzun soluklu atmosferik çalışmalar, yaklaşan yaz sezonunun genel karakteristik özelliklerini şimdiden ortaya koydu. Bölgenin coğrafi yapısı ve küresel hava akımlarının kesişim noktası olması, termometrelerdeki tırmanışı kaçınılmaz kılıyor. Yapılan son değerlendirmeler, bu yıl sıcaklık eğrisinin bahar aylarının sonundan itibaren istikrarlı bir şekilde yukarı yönlü ivmeleneceğine işaret ediyor.
ÇUKUROVA'YI KAVURACAK O AY BELLİ OLDU
Yapılan iklim projeksiyonlarına göre, 2026 yazında şehirde ısıl stresin tavan yapacağı ve bunaltıcı havanın zirveye ulaşacağı dönem ağustos ayı olacak. Özellikle bu ayın ilk yarısında, temmuzun o nispeten kuru sıcağının yerini yoğun ve ağır bir neme bırakması bekleniyor. Akdeniz üzerinden yükselen buharın havzaya dolmasıyla birlikte nem oranlarının yüzde seksenleri aşacağı öngörülmekte. Uzmanlar bu tablonun baş aktörü olarak Güneydoğu'dan esen ve adeta dev bir fön makinesi etkisi yaratan Basra Alçak Basıncı'nı gösteriyor. Bu sistemin denizden gelen nemle ovanın ortasında çarpışması, şehrin mevcut betonlaşmasıyla birleşince devasa bir ısı adası oluşturacak.

GÖLGEDE 40, HİSSEDİLEN 50 DERECE
Termometrelerin göstereceği rakamlar gerçeğin sadece bir yüzü. Asıl tehlike, gölgede bile 38-40 derecelerin ölçüleceği öğle saatlerinde yüksek nemle harmanlanan 'hissedilen sıcaklık' değerlerinde gizli. Seyhan ve Yüreğir gibi yapılaşmanın çok yoğun olduğu merkez ilçelerde bu değerin 50 derece sınırını zorlaması kuvvetle muhtemel görülüyor. İşin daha da iç karartıcı boyutu ise güneş battıktan sonra bile bir türlü serinlemeyen havalar. Gündüz betona hapsolan ısının gece adeta dışarı kusulması yüzünden, sıcaklığın 28-30 derecenin altına düşmeyeceği ve rekor sayıda 'tropikal gece' yaşanacağı tahmin ediliyor.
YAYLA VE SAHİL ROTALARI İÇİN UYARI
Meteoroloji yetkilileri ve sağlık profesyonelleri, ufuktaki bu olağanüstü hava şartlarına karşı şimdiden alarma geçmiş durumda. Özellikle astım, tansiyon ve kalp rahatsızlığı bulunan vatandaşların ağustos ayında ekstra tedbirli olmaları şart. Güneş ışınlarının en dik açıyla vurduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mecbur kalınmadıkça sokağa çıkılmaması şiddetle tavsiye ediliyor. İmkanı olan bölge halkı içinse uzmanların reçetesi çok net: Pozantı, Tekir ve Kızıldağ gibi kentin yüksek rakımlı serin yaylalarına ya da sahil şeridine göç ederek bu zorlu ayı merkezden olabildiğince uzakta atlatmak.




