Adana'da Seyhan Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, antik döneme ait tarihi eserleri kendi hayal güçleriyle yeniden yorumlayarak geçmişin kültürel mirasını günümüz sanat anlayışıyla buluşturdu. “İki Zaman Arasında” projesi kapsamında Adana Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen eserlerden ilham alan öğrenciler, tarihi figürleri farklı bakış açılarıyla ele alarak özgün çizimler hazırladı.
İmparator, çocuk ve aslan heykellerinin yanı sıra figürlü mezar taşlarının da aralarında bulunduğu 16 tarihi eseri inceleyen öğrenciler, oluşturdukları tasarımları keçeli kalemlerle şeffaf pleksi levhalara aktardı. Tarihi eserlere doğrudan müdahale edilmeden gerçekleştirilen çalışmalarda, öğrencilerin çizimleriyle müzedeki eserlerin görsel olarak bütünleşmesi amaçlandı.
Öğrencilerin eserleri Kültür Yolu Festivali'nde sergilenecek
Proje kapsamında hazırlanan 16 çalışma, mekâna özgü sanat olarak bilinen site specific art yöntemiyle sergilenecek. Öğrencilerin çizimlerinin tarihi eserlerle bir bütün oluşturacak şekilde konumlandırılmasıyla müze ziyaretçilerinin geçmişe ait eserleri farklı bir bakış açısıyla değerlendirmesi hedefleniyor.
Seyhan BİLSEM öğrencilerinin hazırladığı çalışmalar, 7-15 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Kültür Yolu Festivali kapsamında Adana Arkeoloji Müzesi'nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

“Müze sadece izlenen değil, hissedilen bir yer haline geliyor”
Proje koordinatörü görsel sanatlar öğretmeni Aysu Bilici Gökçeoğlu, öğrencilerin hazırladığı çizimlerin müzedeki tarihi eserlerle bir araya geldiğinde yeni anlamlar kazandığını belirtti. Tarihi eserlerin ait oldukları dönemin izlerini taşıdığını ifade eden Gökçeoğlu, öğrencilerin bu eserlere günümüzün bakış açısıyla yaklaşarak kendi hayal dünyalarını çalışmalarına yansıttığını söyledi.
Projenin tarihi eserlerle öğrencilerin yorumları arasında farklı bir bağ kurduğunu vurgulayan Gökçeoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Öğrenci, bugünün gözüyle kendi zihin dünyasında ve hayal gücünü kullanarak arka plandaki eserle yeni bir anlam yaratıyor. Bu yeni anlamı yaratırken de önündeki şeffaf levhayı kullanıyor. O levha sayesinde esere müdahalede bulunurken aynı zamanda esere doğrudan müdahalede bulunmamış oluyor. Bu çalışmayla müze sadece izlenen bir yer değil, aynı zamanda hissedilen, yeniden kurgulanan ve anlamlandırılan bir yer haline geliyor.”
Gökçeoğlu, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların müzeyi ziyaret edenlere tarihi eserleri alışılmışın dışında bir gözle inceleme fırsatı sunduğunu da dile getirdi.
Projenin diğer koordinatörü görsel sanatlar öğretmeni Çağnur Kararmaz ise hazırlanan çalışmalar aracılığıyla tarihi eserlerin daha geniş kitleler tarafından fark edilmesini sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
Roma dönemine ait heykeli hayal gücüyle yeniden tasarladı
Projeye katılan öğrencilerden Defne Özbulat, Roma dönemine ait ve Karataş'ta bulunan bir erkek heykelinden ilham alarak hazırladığı çalışmada tarihi figürü doğayla bütünleşen bir karakter olarak tasarladığını anlattı.
Özbulat, “Projem, Roma dönemine ait, Karataş'ta bulunan bir erkek heykeli. O heykeli köklerden doğmuş ve bulutların üstünde doğaya hükmeden bir adam olarak resmettim. İyi, kötü hayvanları ayırt etmeden onlara merhamet ve sevgi gösteriyor. Bu projeyi çizerken geçmişe gitmişim gibi hissettim ve o tarihi duyguyu yaşadım” dedi.

“Hayal dünyam gelişti, eski dönemleri öğrendim”
Öğrencilerden Berat Tapış da çalışmasında bir aslan ile gladyatör arasındaki mücadeleyi resmettiğini belirterek projenin hem sanatsal gelişimine hem de tarih bilgisine katkı sağladığını ifade etti.
Tapış, “Resimde aslanın gladyatörle mücadelesini anlatmaya çalıştık. Hayal dünyam gelişti. Proje sayesinde eski dönemlerle ilgili bilgiler edindim. Bana çok şey kattı” diye konuştu.
Projede yer alan Buğra Şeref Topal ise çalışmanın kendisine kalabalık bir ortamda üretim yapma deneyimi kazandırdığını söyledi.
Seyhan BİLSEM öğrencilerinin tarihi eserlerden hareketle hazırladığı 16 sanat çalışması, Kültür Yolu Festivali boyunca ziyaretçilere antik dönem ile günümüz arasında farklı bir görsel deneyim sunacak.




