Mevsimsel geçişler ve düşen hava sıcaklıkları, en hassas dönemlerini yaşayan anne adaylarını tehdit ediyor. Vücut direncinin değiştiği, beslenme alışkanlıklarının farklılaştığı bu dönemde bilinçli hareket etmek hayati önem taşıyor. Medline Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hasan Can Toyganözü, kış mevsiminin getirdiği riskleri en aza indirmek ve sağlıklı bir doğum süreci geçirmek isteyen anne adayları için önemli uyarılarda bulundu.
BEBEĞİ KORUMAK İÇİN SAVUNMA MEKANİZMASI DEĞİŞİYOR

Hamilelik fizyolojik olarak mucizevi bir süreç olsa da annenin savunma kalkanında açıklara neden oluyor. Vücut, bebeği yabancı bir madde gibi algılamamak ve onu korumak adına kendi savunma prensiplerini değiştiriyor.
Dr. Toyganözü, bu biyolojik zorunluluğun anneyi dış tehditlere açık hale getirdiğine işaret etti.
Konuya dair açıklama yapan Dr. Toyganözü, şöyle konuştu:
'Hamilelikte bağışıklık sistemi bebeği korumak amacıyla doğal olarak baskılanır. Bu durum, grip, soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırır. Özellikle ateşle seyreden enfeksiyonlar, anne adayının genel durumunu bozabileceği gibi bebeğin sağlığı açısından da dikkatle takip edilmelidir. Kış aylarında artan kapalı alan temasları da enfeksiyon riskini yükseltir.'
Soğuk hava sadece virüsler için değil, dolaşım sistemi için de tehdit oluşturuyor. Düşük sıcaklıklar damarların büzüşmesine neden olarak el ve ayaklarda soğukluk, uyuşma ve krampları tetikliyor.
GÜNEŞSİZ GÜNLER KEMİK AĞRISI GETİREBİLİR

Kışın en büyük handikaplarından biri güneş ışığından mahrum kalmak. Bu durum doğrudan D vitamini eksikliğine kapı aralıyor. Uzman isim, bu eksikliğin hem anne hem de bebek üzerindeki etkilerini şöyle anlattı:
'Güneş ışınlarından yeterince faydalanılamaması, hamilelerde D vitamini seviyelerinin düşmesine neden olabilir. D vitamini; bebeğin kemik gelişimi, annenin bağışıklık sistemi ve kas-iskelet sağlığı için oldukça önemlidir. Eksiklik durumunda halsizlik, kemik ağrıları ve bağışıklık zayıflığı görülebilir.'
Soğuk havanın bir diğer olumsuz etkisi ise cilt üzerinde görülüyor. Hormonal değişimlerle hassaslaşan cilt dokusu, kışın kurumaya daha müsait hale geliyor.
Toyganözü, 'Soğuk havalar cilt sağlığını da etkiler. Hamilelikte hormonal değişimlerle birlikte cilt zaten daha hassas bir hale gelir. Kışın nem oranının düşmesi, ciltte kuruluk, kaşıntı ve çatlakların artmasına yol açabilir. Özellikle karın ve göğüs bölgesinde görülen kuruluk, anne adaylarının yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir' dedi.
KARBONHİDRATA YÖNELİM KİLO KONTROLÜNÜ ZORLAŞTIRIYOR
Kış mevsimi, sofra alışkanlıklarını da değiştiriyor. İnsan metabolizması ısınmak için karbonhidratlı gıdalara daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ancak bu durum hamileler için riskli olabilir.
Dr. Toyganözü beslenme düzeniyle ilgili şu uyarılarda bulundu:
'Kış aylarında beslenme alışkanlıkları da ister istemez değişir. Sıcak karbonhidrat ağırlıklı ve sıcak yiyeceklere yönelim artar. Ancak hamilelikte dengeli ve yeterli beslenme her mevsimde olduğu gibi kışın da büyük önem taşır. Yetersiz sebze-meyve tüketimi, kabızlık gibi sindirim sorunlarını artırabilirken, aşırı kilo alımı gebelikte istenmeyen sonuçlara yol açabilir.'
KIŞ HAMİLELİĞİ İÇİN 7 ALTIN KURAL
Dr. Hasan Can Toyganözü, bu zorlu süreci sorunsuz atlatmak isteyen anne adayları için yapılması gerekenleri şöyle aktardı:
'Soğuk havalarda vücudu üşütmeyecek, kat kat ve mevsime uygun giyinmeye özen gösterin. Kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre bulunmaktan kaçının, el hijyenine dikkat edin. Dengeli beslenin; taze sebze ve meyveleri sofranızdan eksik etmeyin. Güneşli günlerde kısa süreli yürüyüşler yaparak hem hareket edin hem de D vitamininden faydalanın. Bol sıvı tüketin, kışın susama hissi azalsa bile su içmeyi ihmal etmeyin. Cilt kuruluğunu önlemek için nemlendirici kullanın. Grip benzeri belirtiler, yüksek ateş veya şiddetli ağrılar durumunda mutlaka doktorunuza başvurun.'





