Adana genelinde günlerdir etkisini sürdüren şiddetli yağışlar, kentin can damarı olan tarım alanlarında ağır bir bilançoya yol açtı. Sahadaki son durumu değerlendiren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, mevsim şartlarındaki öngörülemezliğin tarım sektörünü felce uğrattığını açıkladı. Çiftçiler, bir yanda doğal afetlerle boğuşurken diğer yanda artan maliyetlerin altında eziliyor.
AŞIRI YAĞIŞLAR BİNLERCE DÖNÜM ARAZİYİ VURDU
Bölgeden gelen ilk hasar tespit verilerine göre; özellikle buğday, mısır, karpuz ve kavun ekili devasa alanlar tamamen sular altında kaldı. Mevcut hasarın net boyutunun ancak taşkın suları çekildikten sonra rakamlara dökülebileceği belirtiliyor. Açık alanda üretim yapan çiftçilerin doğal afetlere karşı savunmasız kaldığını hatırlatan yetkililer, sadece seraların kısmi bir koruma sağlayabildiğine dikkat çekiyor.

İKLİM KRİZİ VE MALİYETLER ÜRETİCİYİ BİTİRİYOR
Çiftçiyi çıkmaza sürükleyen kriz sadece sel felaketlerinden ibaret değil. Soğuk hava dalgaları, beklenmedik don olayları ve kuraklık dönemleri ürün rekoltesini doğrudan tehdit ediyor. İklim kaynaklı bu risklere bir de akaryakıt, gübre ve diğer üretim girdilerindeki önlenemez fiyat artışları eklenince, Çukurova'daki tarımsal faaliyetler sürdürülebilir olmaktan hızla uzaklaşıyor.
GIDA GÜVENLİĞİ VE DIŞA BAĞIMLILIK UYARISI
Sektör temsilcileri, acil önlem alınmaması halinde tarladaki yangının doğrudan mutfaklara sıçrayacağı konusunda yetkilileri uyarıyor. Üreticinin bu zorlu şartlar altında desteklenmesinin gıda güvenliği açısından kritik olduğu ifade edildi. Çiftçilerin omuzlarındaki ekonomik yükü hafifletecek devlet destekli koruma mekanizmalarının ivedilikle hayata geçirilmesi isteniyor.




