Adana Eczacı Odası (ADEO), Bilimsel Eczacılığın 187. yılını Atatürk Parkı’nda düzenlenen anlamlı bir çelenk töreniyle kutladı. Törenin ardından açıklamalarda bulunan ADEO Başkanı Ecz. Ezgi Elekarışmaz, modern sağlık sisteminde eczacıların sadece ilaç temin eden değil, koruyucu sağlık hizmetlerinin merkezinde yer alan profesyoneller olduğunu hatırlattı.
Türk Eczacıları Birliği (TEB)’mizin bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü teması: “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” olarak belirlenmiştir. Gereksiz kamu harcamalarının azaltılması, erken risk tespiti sağlanması ve ulusal ölçekte veri üretilebilmesi için; tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eczanelerimizin aşılama gibi koruyucu sağlık hizmetleri sunan, bağımlılıkla mücadele ve erken tanı hizmetlerinde etkin rol oynayan merkezi bir rolü olmalıdır.”
"Artırmak mümkün değildir"
Başkan Ecz. Elekarışmaz, “Hastanelerde önemli ilaç bütçelerini yöneten, ilaç temini, stok yönetimi ve ilaç güvenliği süreçlerini yürüten meslektaşlarımız, kadro sayısındaki yetersizlik, özlük haklarının ve ekonomik taleplerinin karşılanmaması, elverişsiz çalışma ortamları gibi yapısal sorunlar yaşamaktadır. Kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir. Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşanmaktadır. 2001 yılında 8 olan Eczacılık Fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında 1.448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3.868’e yükselmiştir. Fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Bu konuda da sorunun kalıcı çözümü için: eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır, akredite olmayan fakültelerin öğrenci alımı durdurulmalıdır. Eczacı istihdamının yükü, serbest eczanelerden alınmalıdır. Kamu kurumları ve ilaç endüstrisi de bu sorumluluğu üstlenmelidir" şeklinde konuştu.
"Çok sınırlı sayıda yeni nesil ilaçla Türkiye pazarına girmektedir"
ADEO Başkanı Ecz. Ezgi Elekarışmaz “Son yıllarda özellikle yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların Türkiye pazarına girişini olumsuz etkilemekte; küresel ilaç şirketleri, düşük geri ödeme seviyeleri ve kur baskısı nedeniyle Türkiye’den yavaş yavaş çekilmekte veya çok sınırlı sayıda yeni nesil ilaçla Türkiye pazarına girmektedir. İlaç yoklukları sorunun temel nedeni ilaç fiyatlandırma politikalarının mevcut ekonomik koşullar göz ardı edilerek belirlenmesidir. Ayrıca; ülkemizde yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmediği takdirde dışa bağımlılığı kıramayacağımızdan, ilaç yoklukları kronik bir sorun olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir" dedi.
"Sonucu ortak yaklaşımı nettir"
Başkan Ecz. Elekarışmaz, “Sağlık Bakanlığımızın gündeminde olduğu ifade edilen 6197 Sayılı Kanun’a ilişkin taslak çalışmalar Birliğimiz, Eczacılık Akademimiz ve 59 Bölge Eczacı Odalarımızın katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirmeleri sonucu ortak yaklaşımı nettir: Eczacılık mevzuatında yapılacak düzenlemeler; meslek örgütünün görüşü alınarak, kamu yararı ve toplum sağlığı odağında hazırlanmalıdır" diye ifade etti.
"Bir tüketim maddesi haline getirecektir"
Başkan Ecz. Elekarışmaz, “Söz konusu taslakta reçetesiz ilaç ve ilaçların internetten satışını düzenleyen maddeler bulunmaktadır. Kendi kendine yanlış uygulanan tedavi” veya “sahte ilaç kullanımı” sonucu ölümlerle sonuçlanan vakalar kaçınılmazdır. Bu nedenle, 90’lı yılların başından beri ülkemizde zaman zaman gündeme gelen Reçetesiz İlaç kavramına ortak akıl ve örgütlü mücadele ile karşı çıktık. Toplumun sağlığını koruyan ve gözeten bir sağlık sisteminde ilacın reçete dışına çıkması, reklamının yapılması ve eczane dışından kontrolsüzce satılması; ilacı zaruri bir ihtiyaçtan, etkisi gibi yan etkisi de olabilen, son derece dikkatle kullanılması gereken bir ürün olmaktan çıkartıp, onu sermayenin hedefi olan ticari bir mal, bir tüketim maddesi haline getirecektir. Adana Eczacı Odası olarak bunun tam karşısında duruyor, hastaların doğru ilaca doğru şekilde ulaşmasının ve tedavinin sağlanabilmesinin tek yolunun eczanelerden ve eczacı danışmanlığında uygulandığı takdirde gerçekleşeceğini biliyoruz. Ülkemizin en büyük sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığımızın ve Sağlık Bakanımızın bu konuya halk sağlığı nezdinde azami hassasiyetle ve sağduyu ile yaklaşmasını talep ediyoruz. Son olarak Bilimsel eczacılığa, halk sağlığının korunmasına, mesleki değerler ile etik ilkelere olan bağlılığımızı vurguluyor; ülkemizin dört bir yanında görev yapan tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyor, Kamuoyuna saygılarımızı sunuyoruz.” diye konuştu.





