Genel

Yüzyıllardır çözülemeyen gizem: Voynich el yazması hâlâ sır gibi saklanıyor

Hiçbir dilbilimci, kriptolog ya da yapay zekâ sisteminin çözemediği 600 yıllık gizemli kitap, bilim dünyasını hâlâ şaşırtmaya devam ediyor. Voynich El Yazması'nın şifresi neden hâlâ kırılamıyor?

Abone Ol

Modern teknolojiler bile bu tuhaf metni çözemiyor

Orta Çağ'dan günümüze ulaşan ve içeriği hâlâ anlaşılamayan Voynich El Yazması, gizemli yapısıyla hem bilim insanlarının hem de meraklıların ilgisini çekiyor. 1912’de İtalyan bir antikacının eline geçen bu kitap, bilinmeyen bir alfabe, anlaşılmaz çizimler ve adını bilmediğimiz bitkilerle dolu. Üstelik, modern teknolojiler bile bu tuhaf metni çözemiyor.

Voynich El Yazması, yaklaşık 600 yıl önce yazıldığı tahmin edilen, bilinmeyen bir dil ve alfabe kullanılarak kaleme alınmış bir kitap. Kitabın ismi, onu 1912 yılında ortaya çıkaran Polonyalı-Amerikalı kitap koleksiyoncusu Wilfrid Voynich’ten geliyor.

El yazmasının içeriğinde; tanımlanamayan bitkilerin çizimleri, astronomik ve astrolojik semboller, çıplak kadın figürleri ve çeşitli bilimsel diyagramlar yer alıyor. Ancak bu sembollerin neyi temsil ettiği, hangi medeniyete ait olduğu ve yazının ne anlattığı bilinmiyor.

Kitabı inceleyen dilbilimciler, bunun gerçek bir dil mi yoksa zekice kurgulanmış bir aldatmaca mı olduğu konusunda hâlâ fikir birliğine varabilmiş değil. Yapay zekâ teknolojileri ve kriptografi alanında uzman kişilerce defalarca analiz edilmesine rağmen, kitapta kullanılan dilin hiçbir dünya diliyle bağlantısı bulunamadı.

Kitap rastgele yazılmadı

2019 yılında yapılan bir yapay zekâ analizi, metnin bazı yapısal kurallara uyduğunu ve rastgele yazılmadığını ortaya koydu. Ancak bu da şifreyi çözmeye yetmedi. Bazı teorilere göre, kitap bir zamanlar kaybolmuş olan bir uygarlığın bilgi hazinesi olabilirken, bazılarına göre ise bu yalnızca zekice hazırlanmış bir Orta Çağ şakası.

Voynich El Yazması, hâlen ABD’nin Yale Üniversitesi’ndeki Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesi’nde korunuyor. Her yıl yüzlerce akademisyen, bu gizemli metni çözmek için çalışmalara devam ediyor.

Şimdiye kadar hiçbir sır perdesi aralanmadı. Ancak bu durum, kitabın cazibesini daha da artırıyor. Belki de insanlık, bu bilinmeyen dilin anahtarını bulduğu gün, geçmişe dair yepyeni kapılar aralayacak.