Yılmaz, “İş cinayetleri ve meslek hastalıkları bir kader değildir”

14.05.2020 - Perşembe 16:47

Maden Mühendisleri Odası Adana Şube
Başkanı Mehmet Yılmaz, Soma faciasının 6. yılı nedeniyle açıklama yaptı

(HABER MERKEZİ)-TOROS-
Beşi maden mühendisi olmak üzere 301 maden emekçisinin Soma A.Ş.‘ ye ait kömür
ocağında çıkan yangında yanarak, boğularak, zehirlenerek ölmesiyle sonuçlanan
Soma faciasının üzerinden tam 6 yıl geçti.

Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Yılmaz,
Soma nezdinde başta madencilik faaliyetleri olmak üzere tüm sektörlerde yaşanan
kazalarda yaşamını yitiren emekçileri bir kez daha saygıyla andı, başta
yakınları olmak üzere tüm vatandaşlara bir kez daha başsağlığı diledi.

Altı yıl önce söyledikleri
gibi, facianın kendisini de, yitirilen 301 maden emekçisini de unutmayacaklarını,
unutturmayacaklarını hatırlatan Yılmaz, “Ne yitirdiğimiz canları unutacağız, ne
de ailelerinin yaşadığı acıları ve sosyal dramı. Ne bu facianın sorumlularını
unutacağız, ne de Soma’lı emekçileri tekmeleyenleri” diye konuştu.

“KADER OLAMAZ!”

Soma faciasının 6.
Yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Yılmaz, “Yaşamı, çalışma ilişkilerini bilim
ve aklın yol göstericiliğinde değerlendiren Odamız, iş kazalarının ve meslek
hastalıklarının bir kader olmadığını, sorunun ülkemizin sosyo-ekonomik yapısından
kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu bilmektedir. Bu facialar, sermayenin
aşırı kar hırsı nedeniyle uyguladığı üretim baskısı, gerekli iş güvenliği önlemlerinin
alınmaması, ilgili yerel ve merkezi kamu otoritelerinin yapısal sorunları
çözmekteki başarısızlığı ile sendikasızlaştırma başta olmak üzere sermaye
yanlısı hükümet politikaları nedeniyle kaçınılmaz olmaktadır. Bu durum, ülkemizin
iş kazaları ve meslek hastalıkları istatistiklerinde de kendini göstermektedir”
diye konuştu.

Her  yıl 5 Soma faciası kadar canların yitirildiğinin
acı bir gerçek olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi:

“Oysa hayatın
merkezinde yer alan madencilik faaliyetlerinin işçi sağlığı ve iş güvenliği
ilkelerinin hükümet politikalarına yansıması halinde iş kazaları ve meslek
hastalıklarının büyük oranda önlenebileceği dünya örneklerinde
görülebilmektedir. Zaten iş kazalarının ve meslek hastalıklarının tamamına
yakınının önlenebilir nitelikte olduğu konunun uzmanlarınca kabul görmektedir.

Soma faciası da bu önlenebilir
kazalardan biridir. Bu yanıyla bir iş cinayetidir. Bu durumun bilinmesine
rağmen, o dönem en yetkili ağızlardan “fıtrat” olarak nitelendirilebilmiştir.
Ne yazık ki, Soma faciası ne bir ilktir, nede son olacaktır. Soma, Şirvan,
Ermenek, Karadon, Elbistan, Kemalpaşa, Dursunbeyli, Gediz, Armutcuk, Kozlu ve
adını sayamadığımız birçok faciadan sadece biridir. Geçmişten ders
alınabilseydi Soma faciası yaşanmazdı. Soma’dan ders alınabilse gelecekte
yaşanacak olası facialar önlenebilir. Ancak bunun için toplumsal yaşamda insana
ve emeğe değer veren bir anlayışın egemen olması gereklidir. Oysa siyasal
iktidar, bu yaklaşımın tam tersi uygulamalara devam etmektedir. Bu nedenleSoma
faciası bir ilk değildir, son da olmayacaktır.

“YAŞANANLAR FITRAT OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ”

İş kazalarının ve
meslek hastalıklarının önlenmesi konusunda 2012 yılında yürürlüğe giren 6331
Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, o günün koşullarında olumlu bir gelişme
olarak yorumlanabilecek bir mevzuat iken, siyasal iktidarın bu Kanunun
öngördüğü iş güvenliği hükümlerini sürekli olarak esnetmesi sonucunda maalesef
amaçlananın çok ötesinde bir sonuç doğurmuştur. Bir kez daha görülmüştür ki,
yasalar kadar önemli olan bir başka konu da iktidarın yasalara uyma ve yasaları
uygulama konusundaki iradesidir. Bu irade olmadığı takdirde maalesef sonuç
değişmemekte, yaşananlar “fitrat” olarak nitelendirilerek toplum aldatılmaya
devam etmektedir.

Bizler biliyoruz ki, çalışma
yaşamının en temel unsuru insandır. İnsanlığın ortak kazanımı olan insan
haklarına ve çalışma haklarına dayalı evrensel kuralların işlemediği, “geri”olarak
nitelendirilebilecek böylesi toplumsal koşullar altında iş kazası ve meslek
hastalığı ile ilgili maalesef yeni acılar yaşanacaktır.Yalnızca madencilik
faaliyetlerinde değil, diğer bir çok alanda ülkenin dört bir köşesinden acı
haberler gelmeye devam edecek, birçok emekçinin meslek hastalıklarına yakalanması
ve iş kazalarına uğraması sonucunda kalıcı engeller ve ölümler günlük yaşamda
sıradanlaşmaktadır/sıradanlaşacaktır. Bu yaşananlar, öznesi bizzat kendimiz,
ailemiz yakınlarımız olmadıkça, bir haber, bir istatistiksel veri olarak
kalacaktır. Oysa bu faciaları yaşayan özneler acılarıyla, sevinçleriyle ve
hayalleriyle birlikte birer insandırlar.

Soma faciasının 6.
Yılında, beşi meslektaşımız olmak üzere yitirdiğimiz 301 maden emekçisini, Soma
nezdinde başta maden emekçileri olmak üzere yitirdiğimiz tüm emekçileri bir kez
daha saygıyla anıyor, yakınları ve tüm halkımıza bir kez daha başsağlığı
diliyoruz. Soma’yı unutmayacağız, unutturmayacağız.”

YORUM YAZ