Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı hayvan varlığı verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barut, açıklanan rakamların saha verileri ve bilimsel analizlerle karşılaştırıldığında önemli tutarsızlıklar içerdiğini ifade etti.

Geçen yılla kıyaslandığında hayvan varlığında görülen artışın dayanağının belirsiz olduğunu dile getiren Barut, “Ya kayıt dışı giriş yapılarak, 2024 yılında var olan ancak sisteme kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon hayvan, 2025 sayımında aniden sisteme dahil edilmiştir. Ya da 2024 yılı verileri olduğundan çok daha düşük gösterilmiş veya bu yılın verileri mükerrer sayımlarla şişirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Ciddi tutarsızlıklar var”

TÜİK’in tarım sayımı sonrası açıkladığı verileri paylaşan Barut, Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısının bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artarak 17 milyon 709 bine ulaştığını, küçükbaş hayvan sayısının ise yüzde 5,4 artışla 57 milyon 874 bine çıktığını hatırlattı.

Ancak verilerin zooteknik projeksiyon mantığıyla incelendiğinde yaş grupları arasındaki geçişlerde kritik sorunlar görüldüğünü belirten Barut, “Rakamlar arasında biyolojik akışa ve sürü demografisine ters düşen ciddi tutarsızlıklar bulunmaktadır” dedi.

“Hayalet artışlar görülüyor”

Resmi verilerdeki artışların biyolojik gerçeklerle uyuşmadığını savunan Barut, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir önceki yılın genç hayvanları, bir sonraki yıl yaşlandıklarında sayıları azalmak yerine artıyor görünüyor. Sanki yoktan var olmuş gibi; ölüm ve kesim oranlarına rağmen, hayvan sayısında biyolojik olarak imkansız ‘hayalet’ artışlar görülmektedir. Bu sonuçlar bilimsel, nesnel ve sahadaki gerçeklik açısından asla normal değildir.”

Zooteknik kurallara göre bir yılın 0-1 yaş grubunun, bir sonraki yılın 1-2 yaş grubunu oluşturduğunu belirten Barut, bu süreçte doğal olarak sayıların azalması gerektiğini söyledi. Barut, “Sayı ancak çok yüksek miktarda ithalat yapılırsa artabilir. Açıklanan resmi verilerde ise büyük bir çelişki görülüyor. Bir yıl önce doğan hayvanlar büyüdüğünde sayıları azalması gerekirken 227 bin baş artmış görünüyor. Doğal seyrinde bu hayvanların ölenleri, kesilenleri olması gerekirken aksine üzerine bu kadar artış normal değil” diye konuştu.

Dişi buzağı verilerine de dikkat çeken Barut, “2024’teki dişi buzağılar 2025’te düve olduğunda sayıları 401 bin artmıştır. Bu durum erkek sığırlardaki çelişkiden daha vahimdir. Türkiye 2024-2025 döneminde 1 yaş civarında 630 bin adet canlı hayvan ithal etti mi? Eğer bu devasa ithalat yapılmadıysa, bu hayvanlar ‘yoktan var olmuş’ görünmektedir” ifadelerini kullandı.

Benzer durumun küçükbaş hayvan grubunda da yaşandığını savunan Barut, “Toklu ve şişek grubunda yaklaşık 410 bin hayvan artışı eşyanın tabiatına aykırıdır. Yaş aralığı gözetildiğinde, küçükbaş sürüsünde hastalık ve kesim nedeniyle normalde yüzde 10-20 oranlarında azalma olması gerekirken, sürü yaşlandıkça sayı artıyor. Bunu akıl almıyor” dedi.

“Açık çelişkiler izah edilmeli”

Ortaya çıkan tabloya ilişkin açıklama yapılması gerektiğini vurgulayan Barut, şu ifadeleri kullandı: “Peki bunlar nasıl oluyor? Ya kayıt dışı giriş yapılarak, 2024 yılında var olan ancak sisteme kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon hayvan, 2025 sayımında aniden sisteme dahil edilmiştir. Ya da 2024 yılı verileri olduğundan çok daha düşük gösterilmiş veya bu yılın verileri mükerrer sayımlarla şişirilmiştir.”

Tarım politikalarının sağlıklı verilerle oluşturulması gerektiğini belirten Barut, “Gerçekçi ve tutarlı, bilimsel yöntemlerle doğrulanmış veriler olmadan sürdürülebilir bir tarımsal üretim olmaz. Tarım politikaları, sadece veri tabanı girişlerine değil, doğrulanmış ve biyolojik olarak tutarlı saha verilerine dayanmalıdır. Algı oyunlarını bırakın, bitkisel ve tarımsal üretimde kanayan yaraları sarın, besici ve üreticinin derdine derman olun” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İHA