Adana’ya özgü yemekler arasında yer alan sıkma ve yüksük çorbası, Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde usta öğreticiler tarafından genç kuşaklara aktarılıyor. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, her iki ürün için de coğrafi işaret tescili sürecinin sürdüğünü belirterek, Adana mutfağının zenginliğine dikkat çekti.
Adana Ticaret Odası (ATO) tarafından daha önce kentin önemli lezzetleri için coğrafi işaret çalışmaları yürütüldü. Bu kapsamda 2004 yılında Adana kebabı, 2020 yılında ise şalgam coğrafi işaret aldı. ATO’nun girişimleri sonrasında coğrafi işaret alan Adana ürünleri arasında Adana kebabı, şalgam, içli köfte, analı kızlı, aşlama, bici bici, karakuş, taş kadayıf, halka tatlı ve şırdan yer aldı. Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan başvurular arasında tescil süreci devam eden iki ürün ise Adana sıkması ve yüksük çorbası oldu.
Adana’nın mutfak kültürünü korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Yüreğir Belediyesi, bu kapsamda Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde eğitim faaliyetleri yürütüyor. Merkezi ziyaret eden Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, burada yüksük çorbası yapımına katıldı ve tescil sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Sıkmayı ve yüksük çorbası bizim zenginliğimiz"
Başkan Demirçalı, merkezin temel hedefinin kültürel mirası yaşatmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Adana'da birçok lezzet var. Bugün 2 tane lezzetimizi Türkiye'ye tanıtmak istiyoruz. Biri yüksük çorbası, diğeri de Adana sıkması. Türkiye'de sıkma ve yüksük çorbası Adana'da, Adana'da da Yüreğir'de yenir. Sıkmanın doğduğu yer zaten bizim Misis bölgesi. Adana'ya gelenler mutlaka Yüreğir ilçesine gelsinler, Misis'te ayranını içip sıkmasını yesinler. Türkiye'nin hiçbir yerinde bu kadar lezzetli sıkmayı ve yüksük çorbasını bulamazlar. Bu bizim zenginliğimiz. Bu iki ürünümüzün patent başvuruları yapıldı. Yakında da onaylanacak. Patent almış olacağız. Adana'da birçok lezzet var. Adana'nın şalgamı, içli köfte, Adana kebabı, bici bici bunun gibi yüzlerce lezzetimiz var. Bu lezzetleri, tarihten gelen bu kültürü yarınlara taşımak için biz Yüreğir Belediyesi olarak elimizden geleni yapıyoruz.”
Gastronomi merkezinde gençlere mesleki eğitim verildiğini de belirten Demirçalı, ilçeye davet çağrısı yaparak şunları söyledi: “Bugün bu gastronomi merkezinde Adana'da birçok gencimize eğitim veriyoruz. Aşçı yetiştiriyoruz. Adana'da zaten yeteri kadar lezzet var. Adana'da yemek yemeyen birisi yemek yedim demesin. Sıkma yedim demesin. Kebap yedim demesin. Adana'ya gelir. Sıcak sıcak yenir bu lezzetler.”
“Adana sıkması da aslında tam bir yokluk yemeğidir"
Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde görev yapan Usta Öğretici Sebahat Çelik ise her iki ürünün kültürel geçmişine dikkat çekti. Çelik, yüksük çorbasının Adana’da geleneksel bir paylaşım yemeği olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Adana'da yüksük çorbası atalarımızdan gelen bir gelenektir aslında. Kalabalık ortamlarda, düğünlerde, bayramlarda, cenazelerde toplu yemek olarak çıkartılır ve tam bir paylaşım yemeğidir. Kadınlar bir araya gelerek hem sohbet ederler, hem bir taraftan çorbasını dökerler. Ve Adana'nın geçmişten günümüze aktarılan en güzel örneklerinden biridir.”
Adana sıkmasının geçmişte yokluk dönemlerinde ortaya çıkan pratik bir yemek olduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adana sıkması da aslında tam bir yokluk yemeğidir. Eskiden misafir geldiğinde evde hiçbir şey yoksa direkt hamur yoğurulur ve sıkma yapılır. Daha pratik olduğu için, daha kolay yapılan bir ürün olduğu için daha çok tercih edilirdi. Kahvaltıların vazgeçilmez ürünüdür Adana'da. Başka yerlerde de bilinen yerler vardır ama Adana bunun merkezi diyebiliriz. Tescil için başvuru yapıldı ve süreç devam ediyor. Tescil bekleniyor.”
Türk Patent Enstitüsü’ndeki başvuru süreci devam ederken, sıkma ve yüksük çorbasının Adana adına tescillenmesi halinde kentin gastronomi değerlerine iki yeni coğrafi işaretli ürün daha eklenmiş olacak.