Adana’daki taksiciler, artan akaryakıt fiyatları, korsan taşımacılık, düşük kazanç ve saygı eksikliği gibi birçok sorunla mücadele ediyor. Ortak dilekleri ise oldukça net: “Emeğimizin karşılığını almak ve huzurla direksiyon başında kalmak.” Toros TV ekranlarında yayımlanan, moderatörlüğünü Yener Ekinci’nin gerçekleştirdiği ‘Sektörün Sesi’ programına konuk olan Otel Seyhan Taksi Durağı Başkanı Yılmaz İşçi, yaşadıkları sorunlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Son zamanlarda taksicilik mesleğiyle ilgili en çok hangi sorunları yaşıyorsunuz?
En büyük sorunlarımızdan biri, mazot ve benzin fiyatlarının sürekli artması… Günlük kazancımızın neredeyse yarısı yakıta gidiyor. Üstelik araç bakımı, sigorta, vergi derken elimizde çok az bir kazanç kalıyor. Eskiden bir gün çalışınca evin masrafını çıkarabiliyorduk, şimdi üç gün çalışsak yetmiyor. Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Ocak 2026’dan itibaren taksi, dolmuş, minibüs ve şehir içi yolcu taşımacılığı yapan esnafın basit usulden çıkarılarak gerçek usulde vergilendirilecek. Yedek parça, lastik, bakım, tamir, sigorta ve kasko masrafları esnafımızın belini büküyor. Bunun üzerine araç yenileme zorunlulukları ve trafik cezaları da ekleniyor. Şimdi de gerçek usulde vergi yükü getirilirse, esnafımızın dayanacak gücü kalmaz.
Mesleğinizi icra ederken karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Stresli bir meslek olan taksicilik, sabırlı ve dayanıklı şoförlere hitap ediyor. İş, saatler boyu direksiyon sallamakla bitmiyor. Aynı zamanda taksicilik mesleğinin zorlukları ile başa çıkmak gerekiyor.
Onlardan bazılarını ise şöyle sıralamamız mümkün:
Tehlikeli Müşteriler:
Her gün onlarca yolcuyu aracına alan taksiciler, onların hiçbirini tanımıyor. -tabiri câizse- kimdir, neyin nesidir, huyu suyu nasıldır? Hiçbirini bilmiyor yani yabancı misafirlere ev sahipliği yapıyor.
İşte büyük risk tam olarak bu noktada başlıyor. Tüm taksiciler amiyane tabirle- mesleğini kelle koltukla icra etmek durumunda kalıyor. Şöyle ki; Aracınıza binen kişinin tüm paranızı gasp etmek için bir anda kafanıza silah dayaması, bıçak çekmesi ya da başınıza aniden bir kaldırım taşıyla vurması bile ihtimâl dâhilinde. Nitekim bunun örneklerine haberlerde sıklıkla rastladığımız bir gerçek.
Rahatsız edici davranışlarda bulunan, ağzı bozuk, sarhoş, para vermemek veya ödeyeceği miktarı fazla bulup daha az ödeme yapmak için -deyim yerindeyse bin bir takla atan yolcularla karşılaşmak da muhtemel. Müşteri sıkıntılı olmasa bile; eğer gideceği adreste onu husumetlileri bekliyorsa, hiçbir suçunuz olmamasına rağmen, kendinizi birdenbire kavganın tam ortasında bulmanız işten bile değil.
Hele vaktin gece veya gidilen yolun ıssız olması gibi durumlarda taksicilerin endişeleri daha da artıyor.
Hastalık Bulaşma Riskinin Yüksek Olması:
Her gün insanlarla iç içe olan ve genelde doğrudan nakit parayla çalışan taksiciler, sağlık bakımından da riskli meslek grupları içinde yer alıyor. Bu nedenle taksi şoförlerinin hem kendi hijyen ve sağlığına, hem de araçlarının bakım ve temizliğine ekstra özen göstermesi gerekiyor.
Kriz Yönetimi Gerektirmesi:
Kuşkusuz ki âcil durumlarda öncelikli ulaşım seçeneği taksiler. Kimse; zamanla yarışırken otobüs bekleyecek değil. Durum böyle olunca taksicilerin kriz yönetim becerisine sahip olması zorunluluk hâlini alıyor. Sınava geç kalmak üzere olan birini okula yetiştirmek, doğumu başlamış bir kadını hastaneye zamanında ulaştırmak, acilen tıbbî müdahaleye ihtiyaç duyan bir kişiyi ambulans görevi üstlenerek hemen en yakın sağlık kuruluşuna götürmek… Bu gibi durumlarda taksicilerin soğukkanlılığı elden bırakmaması, durumu iyi idare edebilmesi, yolcularını da sakinleştirmeyi başarıp güvende hissettirmesi gerekiyor. Taksici de yolcusu gibi paniğe kapılacak olursa, işlerin sarpa sarması kaçınılmaz.
UBER, aplikasyonlu araçlar veya korsan taşımacılıkla ilgili ne düşünüyorsunuz?
UBER gibi sistemler bizi çok etkiledi. Onların bazı avantajları var, müşteriye konforlu bir hizmet sunuyorlar; ama biz de aynı konforu veriyoruz. Sadece sistemin bize de biraz destek olması lazım. Denetim eksikliği nedeniyle korsan taşımacılar da arttı, bu da hem bizi hem de müşteriyi mağdur ediyor.
Trafik ve yol sorunları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Trafik artık kabus oldu. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde bir yere ulaşmak neredeyse iki kat zaman alıyor. Bu da hem yakıt tüketimini artırıyor hem de müşteri memnuniyetini düşürüyor.
Gelecekte taksicilik mesleğini nasıl görüyorsunuz?
Eskisi kadar cazip değil. Gençler bu işi yapmak istemiyor çünkü gelir düşük, stres çok. Eğer devlet destek verir, dijital sistemlerle bütünleşme sağlanırsa bu meslek yeniden değer kazanabilir; ama şu haliyle sürdürülebilirliği zor. Biz müşterilerimize en iyi hizmeti vermek istiyoruz. Yeter ki emeğimizin karşılığını alabilelim. Devletten, belediyeden ve toplumdan biraz daha anlayış ve destek bekliyoruz. Ekonomiye değinecek olursak; ülke genelinde olduğu gibi Adana’da da bir belirsizlik ortamı var. Ekonomik sıkıntıların giderek arttığı bir dönemin içinden geçmeye devam ediyoruz. Toplumun yaşadığı sıkıntıları, toplumun bir parçası olarak bizler de yaşıyoruz. Ne olacağını, sıkıntıların ne zaman ve ne şekilde giderileceğini bilemiyoruz. Önümüzdeki günlerde nasıl sorunlar yaşayacağız, bilmiyoruz; ama her şeye rağmen umudumuzu kaybetmiyoruz. Umarım, Türkiye’de başta ekonomik olmak üzere her türlü sıkıntılar giderilir. Toplumu oluşturan herkes gibi bizler de güzel günler yaşarız.
En önemli soruyu en sona bıraktım. Son zamanlarda Çukurova Havalimanı Taksi Durağı ile Adana’da ki taksi esnafı arasında bir sürtüşme yaşanıyor. Bu sorun neyden kaynaklanıyor?
Taksici kamu hizmeti gördüğü için istediği yerden istediği müşteriyi almasında, yasal bir engel bulunmamaktadır. Çukurova Havalimanı Mersin sınırları içerinde yer alıyor; ancak Adana ile Mersin’in ortak kullandığı bölgesel bir havalimanı olma özelliği var. Dolayısıyla Mersin sınırları içinde olması bir anlam ifade etmiyor. Adana’dan, Çukurova Havalimanı’na inen yolcuyu almaya giden taksicilerimiz, burada polis müdahalesiyle karşılaşıyor. Havalimanı Taksi Durağı şikayetçi olduğu için, polisler bizim oradan yolcu almamıza izin vermiyor; hatta zor kullanıyorlar. Geçenlerde bir arkadaşımızı ters kelepçe yaparak gözaltına aldılar. Müşterimiz bizi arayıp, ‘’Falan saatte havalimanına ineceğim, gel beni al’’ dese gidip almamıza izin verilmiyor. Havalimanı Taksi Durağı’nda 75 adet ‘01’ plakalı, 25 adet de ‘33’ plakalı araç mevcut... Mersin’den gelen bir taksici yolcu alıp gidebilirken, Adana’dan gelenlere ayrı bir uygulama yapılıyor. Havalimanı Mersin’de olduğu için Mersin’den gelen taksicinin yolcu almasına izin verilirken, Adana şehir dışı kabul edildiğinden Adana’dan gelen taksinin yolcu almasına müsaade edilmiyor. Bu konuda, polislerimiz de ne yazık ki yanlış yönlendiriliyor. Burada karışıklık var. Adana Valimizin ve İl Emniyet Müdürümüzün, Mersin’de ki mevkidaşlarıyla istişare ederek, bu sorunu çözmelerini talep ediyoruz. Aksi halde yaşanan kargaşa bir kaosa doğru ilerleyecektir. Bunun yanı sıra; Havamaş havalimanından aldığı yolcuları direkt şehir merkezinde indirmeye devam etmeli. UKOME’den karar çıkarmaya çalışıyorlar şu an… İstekleri, yolcuları Çukurova ve Seyhan ilçelerinde ki belirli mahalle ve bölgelere kadar götürebilmek… Bu güzergah talebine yetkililerin izin vermemelerini istiyoruz. Aksi halde, taksi esnafının işi yüzde 30 oranında daha da azalacaktır.