Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yiğit Bulut İçin Taziye Mesajı: “Dava ve Yol Arkadaşımı Hakk’a Uğurladık”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da düzenlenen AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, eski danışmanı Yiğit Bulut’un vefat ettiğini duyurdu. Erdoğan, Bulut’u “dava ve yol arkadaşı” olarak nitelendirerek duygusal ifadeler kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağır bir rahatsızlık geçiren Yiğit Bulut’u hastanede ziyaret ettiğini belirterek, “Gerçekten çok çok ağır bir durumdaydı. Ama biz hep şunu söylüyoruz; kaderin üstünde bir kader var,” dedi.

Erdoğan, Bulut’un cenaze törenine katılamayacağını şu sözlerle ifade etti:
“Biz tabii şu anda Kızılcahamam’daki bu istişare toplantımız vesilesiyle merasime katılamıyoruz. Ama teşkilatımız orada, onlar bu merasime katılacaklar.”
Yiğit Bulut’un cenazesi bugün ikindi namazının ardından Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilecek.
“Onlar Şehitlik Makamı ile Şereflendiler”
Konuşmasında Pençe-Kilit Harekât bölgesinde metan gazına maruz kalarak şehit olan Mehmetçikleri de anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı diledi. Erdoğan, “On iki kahramanı şehit verdik. Milletçe yüreğimiz dağlandı. Onlar Rabbimizin indinde, nübüvvetten sonra en büyük paye olan şehitlik makamı ile şereflendiler. Ebedi dirilik müjdesine inşallah nail oldular. Hepsinden Allah razı olsun. Mevla rahmetiyle onları kuşatsın. Mekanları inşallah cennet olsun,” ifadelerini kullandı.
Srebrenitsa Soykırımı’nın 30. Yıl Dönümüne Dikkat Çekti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında 11 Temmuz 1995’te gerçekleşen Srebrenitsa Soykırımı’na da değindi. Bu kara günün insanlık tarihinin en utanç verici hadiselerinden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Boşnak kardeşlerimizin otuz yıl önce yaşadığı o tarifsiz acıyı milletçe dün olduğu gibi bugün de paylaşıyor, yüreğimizde hissediyoruz,” dedi.
Erdoğan, her toplu mezarın ve her defin işleminin, 30 yıl önce yaşanan vahşeti yeniden hatırlattığını belirterek, Türkiye’nin Bosna Hersek’in ve Boşnak halkının yanında olmayı sürdüreceğini ifade etti:
“Türkiye olarak, bir daha benzer acıların yaşanmaması için her şart altında, ihtiyaç duydukları her anda Bosna Hersek’in ve Boşnak kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.”
“Aliya’ya Verdiğimiz Sözün Takipçisiyiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzetbegoviç ile yıllar önce yaptığı görüşmeye de atıfta bulundu. Erdoğan, Aliya’nın vefatından önce kendisine, “Bu topraklar size emanet. Burası evladı Fatihan’dır. Bu insanlara siz sahip çıkacaksınız,” dediğini hatırlatarak, “Aliya’ya verdiğimiz söze bugüne kadar sadık kaldık. İnşallah bundan sonra da emanetine halel getirmeyeceğiz,” ifadelerini kullandı.
Batı’nın gözleri önünde katledilen 8.372 Srebrenitsa şehidini bir kez daha rahmetle andığını belirten Erdoğan, aynı şekilde Gazze’de 22 aydır devam eden saldırılara da dikkat çekti.
“Buradan, medeni dünyanın gözleri önünde tam 22 aydır soykırıma uğrayan mazlum Gazze halkına dualarımızı gönderiyor; zulme ve işgale karşı yürüttükleri onurlu mücadelede yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyoruz,” dedi.
AK Parti'nin 32. İstişare Toplantısı Başladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında AK Parti’nin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın önemine vurgu yaptı. Toplantının ana temasının “Milletin Gücüyle Sınırları Aşan Liderlik” olduğunu belirten Erdoğan, iki gün sürecek oturumlarda güvenlikten kalkınmaya, ekonomiden siyasete kadar birçok başlıkta değerlendirmelerin yapılacağını ifade etti.
Toplantının ortak akla dayalı bir siyasi gelenek olduğunun altını çizen Erdoğan şöyle konuştu:
“İstişare toplantılarımızın ayırt edici özelliği, ortak akla vesile olmasıdır. Katılımcı arkadaşlarımız demokratik bir ortamda görüşlerini sunacak, tenkit ve tekliflerini paylaşacak. İnşallah böylece hakikatin ışığı doğacak. AK Parti, istişare kültürünün kurumsallaştığı bir siyasi harekettir. Kuruluşumuzdan bu yana işlerimizi hep ortak akılla, meşveretle, milletin sözüne kulak vererek yürüttük. ‘Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin’ emrini kendimize rehber edindik.”
“İstişare Bereketi Artırır, Dayanışmayı Güçlendirir”
AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarenin sadece ortak aklı değil, aynı zamanda siyaset ve yönetimde derinliği de artırdığını vurguladı. Erdoğan, “Farklı fikirleri bir zenginlik olarak gördük. Yapıcı eleştirileri ise yolumuzu aydınlatan bir fener kabul ettik,” dedi.
Toplantıların kadrolar arasındaki bağları güçlendirdiğini, ufku genişlettiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstişare sadece ortak akla vesile olmaz; bereketi artırır, basireti derinleştirir, feraseti kuvvetlendirir, kadrolar arasındaki kuvvet ve dayanışmayı pekiştirir. Bu toplantı da tıpkı öncekiler gibi partimize ayna tuttuğumuz, ülke siyasetine dair tüm meselelerin hassas ayarda fotoğrafını çektiğimiz bir zemin olacaktır.”
Katılımcılara samimiyetle görüşlerini paylaşmaları çağrısında bulunan Erdoğan, “Sizlerden gönlünüzden ve zihninizden geçenleri bizimle açık yüreklilikle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. Şimdiden tüm yol arkadaşlarıma değerli fikirleri ve yapıcı eleştirileri için teşekkür ediyorum,” dedi.
“Terörle Mücadelede Unutmadık, Unutmayacağız”
Konuşmasının devamında terörle mücadeleye de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 47 yıl önce, 14 Ağustos 1984 tarihinde Eruh, Şemdinli ve Siirt’in Pervari ilçelerinde gerçekleştirilen ilk bölücü terör eylemini hatırlattı. Bu saldırılarda iki askerin şehit olduğunu, dokuz sivilin de yaralandığını söyleyen Erdoğan, o günden bu yana Türkiye’nin ağır bedeller ödediğini belirtti.
“Bu tarihten itibaren bölücü örgüt, güvenlik güçlerimize ve sivillere yönelik çok sayıda hain saldırı düzenledi. 10 bine yakın güvenlik görevlimizi şehit verdik. 50 bine yakın vatandaşımız da terör saldırılarında hayatını kaybetti. Tüm şehitlerimize ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Onları unutmadık, unutmayacağız,” dedi.
“Vatanımız inşallah ebediyen var olacak. Ay yıldızlı bayrağımız semalarımızda özgürce dalgalanmaya devam edecek.”
“Şehitlerimiz Her Zaman Başımızın Tacı Olacak”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, terörle mücadelenin tarihi sürecine dair önemli mesajlar verdi. Şehitlerin fedakârlığını vurgulayan Erdoğan, “Vatan toprağını kanıyla sulayan, ay yıldızlı bayrağımızı alkanlarıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak,” dedi.
“Devletin Hatalarının Bedelini Hep Birlikte Ödedik”
Erdoğan, 1984 yılında başlayan terör eylemlerinin ardından Türkiye’nin uzun yıllar boyunca terörle mücadelede ciddi bedeller ödediğini hatırlattı. Ancak bu süreçte devletin geçmişte yaptığı bazı hatalara da açıkça dikkat çekti:
“Beyaz Toroslar bunlardan biriydi. Faili meçhuller bunlardan biriydi. Diyarbakır Cezaevi bunlardan biriydi. Yakılan köyler, bir gecede göçe zorlanan insanlar, evladıyla cezaevinde Kürtçe konuşamayan analar da bu yanlış uygulamalardandı. Hukuk ve meşruiyet dışı yöntemler, terörü bitirmek yerine büyüttü. Bu hataların bedelini hep birlikte ödedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece can kayıplarının değil, Türkiye’nin istikrarı ve ekonomisinin de bu süreçten derin zararlar gördüğünü belirtti. Terör saldırılarının ülkenin kardeşliğine ve birliğine büyük zararlar verdiğini ifade ederek, “Ekonomide iki trilyon doları bulan bir faturayla karşılaştık,” dedi.

“Hem Terörle Mücadele Ettik, Hem Bataklığı Kurutmaya Çalıştık”
3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra AK Parti olarak göreve geldiklerinde, terörle mücadeleyi çok boyutlu bir şekilde ele aldıklarını söyleyen Erdoğan, bir yandan güvenlik alanında kararlılıkla mücadele verirken, diğer yandan terörü besleyen yapısal sorunlara karşı da çözüm üretmeye çalıştıklarını belirtti.
“Terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi devletten ve milletten koparmasını önlemek için tedbirler aldık. Birlikte yaşamanın, kardeşliğin hukukunu tesis etmek için tarihi adımlar attık. Hem terörü bitirmeye hem de terörü besleyen zemini ortadan kaldırmaya çalıştık.”
“47 Yıllık Terör Belası Sona Erme Sürecine Girmiştir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ndaki konuşmasının devamında, Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve elde edilen kazanımları detaylı şekilde aktardı. Erdoğan, içeride demokrasi ve insan hakları alanında yapılan reformların yanı sıra, dış politikada da etkin bir diplomasi yürüttüklerini söyledi.
“İçeride demokrasi ve insan hakları konusunda sessiz devrim niteliğinde reformlar yaparken, dışarıda çok yoğun bir diplomasi trafiği yürüttük. Savunma sanayimizi geliştirdik. Dışa bağımlı kalmadan terörle mücadele silahlarımızı ürettik. Sınır ötesi operasyonlarla sınırlarımızı tam kontrol altına aldık.”
15 Temmuz’dan Sonra Temizlik, Koordinasyon ve Sonuç
Erdoğan, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ’nün devlet kurumlarından tasfiye edilmesinin, terörle mücadelede hayati bir dönüm noktası olduğunu vurguladı:
“FETÖ’yü, başta silahlı kuvvetlerimiz ve emniyetimiz olmak üzere tüm kurumlarımızdan temizledik. Böylece terörle mücadeledeki ihaneti ortadan kaldırdık. Son yıllarda terör örgütünün eylem kabiliyetini neredeyse tamamen kırdık.”
Suriye’deki askeri operasyonlar ve sınır ötesindeki kararlı adımların da bu süreci desteklediğini belirten Erdoğan, “Durak sahasındaki harekâtlarımız ve Suriye’de gerçekleşen 8 Aralık devrimi, terörle mücadelede elimizi daha da güçlendirdi,” dedi.
“Terörsüz Türkiye İçin Tarihi Bir Eşik Aşıldı”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlatılan “Terörsüz Türkiye” hedefinin, çok hassas ve dikkatli bir süreçle yürütüldüğünü dile getirdi:
“Güvenlik birimlerimiz tam bir koordinasyon içinde çalıştı. Ülkemizin önünde açılan bu fırsat penceresini değerlendirmek için çok temkinli bir süreç yönettik.”
Erdoğan, terör örgütünün İmralı'dan gelen çağrıyla kongresini topladığını ve silah bırakma kararı aldığını da şu sözlerle duyurdu:
“Dün itibariyle örgüt aldığı kararı hayata geçirdiğini, bir merasim yaparak silahlarını bıraktığını açıkladı. 47 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir.”
“Acı Dolu Bir Sayfa Kapanıyor, Türkiye Yüzyılı’nın Kapıları Aralanıyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ndaki konuşmasının devamında, Türkiye’nin terörle mücadelesinde yeni bir dönemin başladığını ilan etti. Erdoğan, 47 yıl süren acıların ardından ülkenin artık yeni bir sayfa açtığını vurguladı.
“Türkiye uzun, acılı, sancılı, gözyaşlarıyla dolu bir sayfayı dün itibariyle kapatmaya başlamıştır. Bugün, unutmayalım, yeni bir gündür. Bugün, tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün, büyük Türkiye'nin, güçlü Türkiye'nin, Türkiye Yüzyılı'nın kapıları ardına kadar aralanmıştır.”
“Bu Bir Müzakere Süreci Değil, Millete Dayanan Bir Başarıdır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte terörü sonlandırmak adına denenen çeşitli yöntemlerin başarıya ulaşmadığını, bu nedenle bugünkü gelinen noktada dikkatli ve ilkeli bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti:
“1984’teki ilk eylem sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörü bitirmek için her yola ve yönteme başvurmuştur. Silahlı mücadelenin ötesinde formüller denenmiştir. Ancak hiçbirinde kalıcı başarı sağlanamamıştır.”
Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” vizyonuyla yürütülen son sürecin herhangi bir pazarlık ya da taviz sonucu değil, kararlı bir devlet aklının ve milletin desteğine dayalı stratejik bir duruşun ürünü olduğunu belirtti:
“Son dönemde takip ettiğimiz Terörsüz Türkiye projesi, açık söylüyorum, bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-ver sürecinin neticesi değildir. Onun için başından beri çok dikkatliydik. Bugün daha da dikkatliyiz.”
“Kardeşliğimizi Güçlendirecek Her Adımı Destekleyeceğiz”
Erdoğan, Türkiye’nin huzuru ve birliği için her türlü yapıcı girişime açık olduklarını da vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Kanı durduracak, annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi yakından takip ediyoruz. Bu meseledeki hassasiyetimizi ve kararlılığımızı kimse sorgulamasın.”
“Türkiye’nin Başını Öne Eğdirtmeyiz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın son bölümünde, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onuru ve kararlılığı temelinde yürütüldüğünü belirtti. Erdoğan, bu sürecin hiçbir tavize, hiçbir zafiyete dayanmadığını vurguladı:
“Ancak herkes şundan emin olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz. Türkiye’nin başını öne asla eğdirtmeyiz. Terörsüz Türkiye projemizi de işte bu anlayışla izliyoruz.”

“Ne Bizim Ne de Ortaklarımızın Vatanseverliği Sorgulanamaz”
Konuşmasında, Cumhur İttifakı’nın birlik ve kararlılığına da dikkat çeken Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP kadrolarının Türkiye’ye olan bağlılığını yüksek sesle vurguladı. Bu bağlılığın hiçbir çevre tarafından sorgulanamayacağını belirtti:
“En başta bütün Türkiye’nin şunu bilmesini isterim: İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve kadrosunun milliyetçiliğini, vatanseverliğini, Türkiye aşkını sorgulamak, takdir edersiniz ki hiç kimsenin haddi değildir.”
Erdoğan aynı şekilde, AK Parti kadrolarının da Türkiye’ye olan bağlılığını kimsenin tartışamayacağını söyledi:
“Şahsımın ve burada olanlarla olmayanlarla birlikte AK kadronun milliyetçiliğini, vatanseverliğini ve Türkiye aşkını da hiç kimse sorgulayamaz. Bu ne kimsenin haddi ne de hakkıdır.”
“Ne Yapıyorsak Türkiye İçin Yapıyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ndaki konuşmasında, Cumhur İttifakı’nın kararlılığına bir kez daha vurgu yaptı. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte yürüttükleri “Terörsüz Türkiye” hedefinin arkasında sadece Türkiye’nin hayrına olan bir iradenin olduğunu söyledi.
“Biz, Sayın Bahçeli ve kadrosu ile beraber, terörsüz Türkiye için canımızı, kanımızı, bütün tecrübemizi, bütün hayatımızı ortaya koyduk. Türkiye'nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Türkiye'nin hayrına olan her girişimde bizi en önde göreceksiniz; olmayan her girişimde de o girişimin karşısında yine en önde olacağız.”
Vatandaşlara seslenen Erdoğan, yapılan her şeyin Türkiye’nin geleceği için olduğunun altını çizerek, “Kimse korkmasın, kimse tedirgin olmasın, kimsenin zihninde soru işareti kalmasın. Ne yapıyorsak milletimiz için yapıyoruz, istiklalimiz ve istikbalimiz için yapıyoruz,” dedi.
“Terör Bitiyor, Rant Düzeni de Bitiyor”
Konuşmasının devamında terörle birlikte onun çevresinde oluşan istismar düzenine de dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır hem terörden hem de terör karşıtlığından siyasi ve ekonomik çıkar sağlayan odakların bulunduğunu ifade etti.
“Terör daha en başından itibaren bir sektör, bir ekosistem oluşturdu. Terör tarafındakiler kadar, terör karşıtı gibi görünenler de bu kirli düzenden nemalandı. Milleti istismar ettiler, istikrarsızlığı körüklediler, kendi emelleri için terör üzerinden rant devşirmeye kalktılar.”
Bu odakların, terörün son bulmasından rahatsızlık duyduğunu açıkça dile getiren Erdoğan, şu sözlerle dikkat çekti:
“Terörün bitiyor olması en çok onları rahatsız ediyor. Çünkü rant kapıları kapanıyor, tehdit düzenleri bozuluyor, ellerindeki oyuncağı kaybediyorlar. Zihinleri karartmak, umutları söndürmek için yoğun bir gayret içindeler. Milletimiz bunları görsün.”
“Terör Biterken İstismar Düzeni de Sona Eriyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini milliyetçi ya da vatansever olarak tanıtan ama terörün bitmesinden rahatsızlık duyan çevrelere karşı da sert ifadeler kullandı:
“Milliyetçiyiz diyorlar değil mi? Vatanseveriz diyorlar. Terör bitiyor, sevinsenize! Ama sevinemiyorlar. Çünkü korku yayarak, komplo teorileriyle, yalan söyleyerek milletin sevincini gölgelemeye çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, terör bitecek. Hepsi işsiz kalacak.”
“Bugün terör biterken, onunla birlikte terör istismarı da bitmektedir. Milletimin bu sahte kahramanları görmesi bugün artık en büyük arzumuzdur. Evet, kimsenin zihninde soru işareti olmasın.”
“41 Yıllık Parantez Kapanıyor, Türkiye Kazanıyor”
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da gerçekleştirilen AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşmasının son bölümlerinde Türkiye'nin terörle mücadelesinde ulaştığı noktayı tarihî bir dönüm olarak nitelendirdi. Erdoğan, sadece siyasi değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanımın yaşandığını ifade etti.
“Ümmet olarak, AK Parti kadroları olarak, son 23 yıldaki mücadelemiz, içerideki ve dışarıdaki baskılara karşı verdiğimiz gayretlerimiz neticelenme yoluna girmiştir. Türkiye kazanmıştır, milletim kazanmıştır. Türk, Kürt, Arap; 86 milyonun her biri kazanmıştır.”
“Birliğimize Kasteden Her Girişimin Karşısındayız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik ve bütünlük vurgusu yaparak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hem iç tehditlere hem de dış baskılara karşı dimdik ayakta olduğunu vurguladı:
“Birliğimize, bütünlüğümüze, vatanımıza, devletimize, milletimize, huzurumuza, devletimizin onur ve gururuna kasteden, kastedecek hiçbir girişimin içinde olmayız, bulunmayız ve bu tür girişimlere asla müsaade etmeyiz.”
Devletin bugün geçmişe göre çok daha güçlü olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün, düne göre çok daha kudretlidir, azametlidir, gururludur ve en önemlisi, istikbali için çok daha umutludur,” ifadelerini kullandı.
“Milletimizin Arasına Örülen Terör Duvarı Yıkılıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 41 yıllık terör parantezinin kapanmakta olduğunu ve milletin her ferdinin bu gelişmeden sevinç duyması gerektiğini belirtti:
“Milletimizin fertleri arasına örülen terör duvarı yıkılmaktadır. Bırakınız tedirgin olmayı, aziz milletimizin her bir ferdi bu tablodan dolayı sevinmeli, bayram etmeli. Türkiye'nin her sokağı, caddesi, her hanesi ay yıldızlı bayrağımızla donatılmalıdır.”
“Biz Tarih Sahnesine Dün Çıkmadık”
Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye'nin tarihi derinliğine işaret ederek, Türk milletinin İslam ile buluşmasından bugüne kadar geçen sürecin önemini hatırlattı:
“Biz tarih sahnesine dün çıkmış bir millet değiliz. Her zamanda ve zeminde asil bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Türkler, İskitler ve Sakalar isimleriyle M.Ö. 8. yüzyıldan bugüne tarih sahnesindedir. 751 yılında Talas Savaşı’nda Türkler İslam’la tanıştı. O günden itibaren Türk deyince Müslüman, Müslüman deyince de en çok Türk akla gelir.”
“Bu Coğrafyada Omuz Omuza Savaştık, Omuz Omuza Yaşadık”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ndaki konuşmasında tarihsel birliktelik ve ortak medeniyet vurgusunu da öne çıkardı. Erdoğan, Türkler, Kürtler ve Araplar arasında yüzyıllardır süregelen kardeşliğe dikkat çekerek, geçmişin zaferleriyle bugünün umudunun aynı kökten beslendiğini ifade etti.
“Mekke-i Mükerreme'den Medine-i Münevvere'den sonra Semerkand, Buhara, Rey, Merv, İsfahan, Tebriz, Herat, Diyarbakır, Konya, Bursa, İstanbul, Ankara ve daha nice şehirler Türklerin ve Müslümanların medeniyet, ilim, sanat ve devlet merkezleri oldular.”

“Zaferlerimiz Ortak, Mirasımız Ortaktır”
Erdoğan, tarih boyunca verilen büyük mücadelelerin etnik değil, inanç ve kardeşlik temelli olduğunu vurguladı. Malazgirt'ten İstanbul'un fethine, Çanakkale'den İstiklal Harbi'ne kadar birçok zaferin, farklı Müslüman halkların omuz omuza yürüttüğü mücadeleler olduğunu hatırlattı:
“Selçuklu orduları Bağdat’a, Şam’a, Malazgirt’e ulaşırken Kürt ve Arap kardeşleriyle kaynaştılar. Malazgirt Zaferi, Kudüs’ün fethi, İstanbul’un fethi, Çanakkale savunması, İstiklal Savaşı... Bunlar Türk, Kürt, Arap ve nice Müslüman halkın ortak savaşlarıdır, ortak zaferleridir.”
Binbir Gece Masalları’nın Bağdat’ını, Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ünü birlikte inşa eden bu milletlerin bugün de aynı ortak geleceği paylaşması gerektiğini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Şam bizim ortak şehrimizdir. Diyarbakır bizim ortak şehrimizdir. Mardin, Musul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil, Halep, Hatay, İstanbul, Ankara… Hepsi bizimdir, hepimizindir.”
“Kılıçla Savunduk, Kalemle Yazdık, Aynı Kelimeye İman Ettik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyada birlikte at süren, birlikte kılıç çeken, birlikte dua eden halkların, sadece savaş meydanlarında değil, medeniyet inşasında da omuz omuza olduğunu dile getirdi:
“Türkler, Kürtler, Araplar ittifak yaptığında, atlarımızın rüzgârı Çin Denizi’nden Adriyatik’e kadar serin esintiler yaydı. Atlarımızın şahlanışından bu coğrafyaya huzur yayıldı. Kılıçlarımız barışı getirdi. Gerektiğinde kılıçlarımızı kınına koyduk, kalemlerimizi çıkardık.”
Erdoğan, bu birlikteliğin en güçlü harcının ise inanç ve dava şuuru olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Kalemlerimizle yeryüzüne, gökyüzüne, birbirimizin yüreğine La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah adını hep birlikte kazıdık.”
“Malazgirt Ruhu, Kudüs İttifakı, İstiklal Direnişi Yeniden Doğuyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin farklı etnik ve inanç grupları arasında örülen yapay duvarların artık yıkıldığını ve gerçek kardeşliğin yeniden inşa edildiğini ifade etti. Erdoğan, tarihin tekerrür ettiğini, milletin asli mayasının yeniden harekete geçtiğini söyledi.
“Tarih tekerrür ediyor. Bugün Türk ile Kürt aralarında engel olmaksızın tekrar muhabbetle kucaklaşıyor. Rabbime hamd ediyorum. Bugün Malazgirt ruhu, bugün Kudüs İttifakı, bugün İstiklal Savaşı'nın nüvesi yeniden şekilleniyor. Bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı söküyor.”
“Şimdi Konuşma Zamanı: Kardeşlik İçin, Muhabbet İçin”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin artık meselelerini silahla, şiddetle, çatışmayla değil; istişare, muhabbet ve sağduyu ile çözme kararlılığında olduğunu vurguladı:
“Şimdi oturup konuşacağız. Silahlarla değil, şiddetle değil, kavga için değil… Muhabbet için, kardeşlik için. Aradaki terör engelini kaldırarak yüz yüze, gönül gönüle, ruh ve ruh konuşacağız. Her meselemizi konuşarak çözeceğiz.”
“Türkiye Cumhuriyeti Herkesin Ortak Yuvasıdır”
Erdoğan, etnik ya da mezhepsel kimliği ne olursa olsun her vatandaşın bu ülkenin asli unsuru olduğunu, hiçbir ferdin ötekileştirilemeyeceğini belirtti:
“Bu ülkenin her bir vatandaşı ister Kürt, ister Arap, ister Sünni, ister Alevi, ister sağcı, ister solcu, ister zengin ister fakir olsun… Her biri devlet karşısında birinci sınıf vatandaştır.”
Konuşmasında birliğe ve kardeşliğe vurgu yapan Erdoğan, Türkiye’nin 86 milyon vatandaşının tek bir milletin parçaları olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Unutmayın, Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak yuvasıdır, ortak çatısıdır. Seksen altı milyon biriz. Beraberiz. Ezelden ebediyete kadar kardeşiz.”
“Örgütlüklere Rağmen Hep Birlikte TÜRKİYE'yiz!”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın son bölümünde, Türkiye’nin toplumsal birlik ve diyalog yoluyla yeni bir döneme girdiğini vurguladı. Erdoğan, farklı kimliklere ve geçmişte yaşanan ayrışmalara rağmen Türkiye’nin tek bir vatan, tek bir millet olduğunu altını çizerek ifade etti:
“Örgütlüklerimize rağmen hep birlikte TÜRKİYE'yiz! 23 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz ve inşallah Türkiye bu mücadeleyi taçlandırıyor.”
Erdoğan, halkın her kesimine seslenerek Türkiye'nin sorunlarının terör ve şiddet yerine artık açık yüreklilikle, yüz yüze konuşarak çözüleceğini söyledi:
“Türk kardeşim, meselen mi var? Arada silah olmadan, şiddet olmadan, terör olmadan oturup konuşacağız. Alevi kardeşim, sorunun mu var? Diyalogla çözeceğiz. İnanın, soframıza bereket gelecek. Geniş Türkiye hanemize huzur gelecek.”
“TBMM’de Komisyon Kuruluyor, Süreç Şeffaf Şekilde Yürüyecek”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumsal birlik ve kardeşlik sürecinin kurumsal zeminde ilerlemesi adına ilk somut adımın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde atılacağını açıkladı:
“Unutmayalım, gönüller bir olunca sınırlar ortadan kalkar. İşte ilk adım olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuracağız. Sürecin yasal ihtiyaçlarını Meclis çatısı altında konuşmaya başlayacağız.”
“Altını çizerek söylüyorum: Bu süreç; millete rağmen değil, milletle birlikte yürüyecek bir süreçtir. Dayatmayla değil, istişareyle; korkuyla değil, umutla ilerleyecek bir süreçtir. Türkiye kazanacak, milletimiz kazanacak.”
“Bu Süreci Hep Birlikte Pişirerek Geleceğe Taşıyacağız”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın son bölümlerinde, Türkiye'nin yeni toplumsal birlik sürecinin sadece tek bir kesimin değil, geniş bir uzlaşının ve siyasi katılımın ürünü olacağını vurguladı. Cumhur İttifakı'nın sağlam temeline dikkat çeken Erdoğan, sürecin kapsayıcı bir anlayışla sürdürüleceğini belirtti:
“Cumhur İttifakı olarak, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM heyetiyle de birlikte bu süreci evelallah pişirerek geleceğe taşıyacağız.”
“Meclisin Katkısı Kritik Önemdedir”
Erdoğan, Demokratik Eşitlik ve Mücadele (DEM) Partisi heyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ile gerçekleştirdiği görüşmeye de atıfta bulunarak, yasama organının sürece sağlayacağı katkının altını çizdi:
“DEM heyeti, Meclis Başkanımızla dün görüştüler. Gazi Meclisimizin bu sürece sunacağı güçlü katkının, yürütülen çalışmaların başarısı açısından kritik önemde olduğu kanaatindeyiz.”
Bu açıklamalar, sürecin sadece yürütme organı eliyle değil, yasama ayağıyla da meşruiyet ve şeffaflık içinde yürütüleceğinin bir göstergesi olarak değerlendirildi. Erdoğan, farklı görüşlerden partilerin sürece dâhil olmasının Türkiye'nin birlik iklimini daha da güçlendireceğine inandığını vurguladı.
“Beraber Bu Yürüyüş İçin Neler Yapabiliriz Diye Konuştuk”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı açıklamalarda, toplumsal birlik sürecinde yapılan temaslara dair önemli ayrıntılar paylaştı. Bu kapsamda farklı siyasi aktörlerle bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, diyaloğun mümkün ve yapıcı olduğunu vurguladı:
“İşte bu süreçte, rahmetli Sırrı Süreyya kardeşimizle, ardından Pervin Buldan Hanımefendi ile ve Sayın Mithat Sancar’la yine bu hafta bir araya geldik. Oturduk konuştuk. ‘Beraber, birlikte bu yürüyüş için neler yapabiliriz?’ Bunları konuştuk. Demek oluyormuş. Daha güzel şeyler olacak.”
Erdoğan, bu sürecin mümkün olan en geniş katılımla, yapıcı ve kolaylaştırıcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de bu sürece güçlü bir destek vermesini temenni etti:
“İnşallah, mümkün olan en geniş katılımla, yapıcı ve kolaylaştırıcı bir yaklaşımla Meclisimizin de bu hayırlı süreci desteklemesini temenni ediyorum.”
“Irak ve Suriye’deki Kürt Kardeşlerimizin Meselesi de Bizimdir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte yalnızca Türkiye içindeki Kürt vatandaşların değil, Irak ve Suriye’de yaşayan Kürtlerin de göz ardı edilmediğini açıkça ifade etti. Erdoğan, bölgedeki Kürt halkıyla yürütülen temaslara ilişkin şunları söyledi:
“Sadece Kürt vatandaşlarımızın değil, Irak ve Suriye’deki Kürt kardeşimin meselesi de unutmayın, bizim meselemizdir. Onlarla da bu süreci görüşüyoruz, konuşuyoruz. Ve onlar da çok mutlu. Türkiye’deki bu gelişmeler, hele hele dünkü atılan adımlar, Irak’ta çok farklı sesler meydana getirdi.”
“Suriye’deki Kürt Kardeşimin Huzuru Bizim Olmazsa Olmazımızdır”
Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’deki Kürt nüfusun barış ve emniyet içinde yaşamasını bir öncelik olarak gördüğünü vurgulayarak, diplomatik temasların olumlu seyrettiğini şu sözlerle açıkladı:
“Suriye’deki Kürt kardeşimin de huzur, barış ve emniyet içinde yaşaması bizim olmazsa olmazımızdır. Türkiye Büyükelçimiz ve heyetimiz biliyorsunuz Suriye’den de sorumludur. Onlar da Suriye’de görüşmeler, toplantılar yaptılar. Oradan verilen mesajlar gerçekten çok çok olumluydu, bizim için de sevindiriciydi.”
“Yeni Suriye Hükümetiyle Görüşmeler Sürüyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu yeni atmosferi daha kalıcı ve kapsayıcı bir zemine oturtmak için uluslararası ortaklarla da temaslarını artırdığını belirtti:
“Böyle bir iklimin süratle oluşması için yeni Suriye hükümetiyle ve uluslararası ortaklarımızla çalışmayı sürdürüyoruz.”
“Kaynaklarımızı Artık Kalkınma İçin Seferber Edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın son bölümünde, terörün sona ermesiyle birlikte Türkiye’nin tüm enerjisini yeniden inşa, kalkınma ve refah hedeflerine yönlendireceğini vurguladı. Artık silaha değil, üretime; çatışmaya değil, kalkınmaya odaklanacak bir Türkiye vadetti.
“Enerjimizi artık asli işimize vereceğiz. Kaynaklarımızı terörle mücadele için değil, kalkınma için, refah için, müreffeh ve muzaffer bir Türkiye için seferber edeceğiz.”
“Türkiye Kardeşlikle Büyüyecek, Demokrasiyle Güçlenecek”
Erdoğan, Türkiye’nin geleceğinin istikrarda, güvende ve kardeşlikte olduğunun altını çizdi. Milletin tüm kesimlerinin bu yeni dönemde kazanacağını ifade ederek şunları söyledi:
“Türkiye kardeşlikle büyüyecek. Türkiye demokrasiyle güçlenecek. Türkiye, istikrar ve güven içinde geleceğe yürüyecek. Göreceksiniz, çok farklı bir Türkiye’ye en yakın zamanda kavuşacağız.”
“Çıkış Yolu Arayana Kapı Açılır, Ama Ters Akarsulara İzin Yok”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürece yapıcı yaklaşan herkesin destekleneceğini ama kötü niyetli girişimlere karşı da kararlılıkla durulacağını belirtti:
“Şunun altını çizerek tekrar söylüyorum: Biz bir adım atana her türlü kolaylığı sağlarız. Unutmayın, çıkış yolu arayana kapıyı ardına kadar açarız. Ama sular tersine akmaz. Akarsa da gereğini yaparız. Kimse tedirgin olmasın.”
“Her Kesim Düne Göre Daha Güvendedir, Daha Güçlüdür”
Erdoğan, Türk, Kürt, Arap toplumlarının her bir ferdinin artık daha güvenli, daha güçlü bir ülkede yaşadığını vurgulayarak, toplumsal barışın kalıcı hale geleceğini söyledi:
“Türk, düne göre çok daha güvendedir. Çok daha güçlüdür. Kürt, Arap, düne göre çok daha güvendedir. Çok daha güçlüdür.”
“Anneler Ağlamayacak, Gençlerimizin Yolu Açık Olacak”
Acıların kolay unutulmayacağını ama geleceğe umutla bakmanın mümkün olduğunu ifade eden Erdoğan, şu ifadelerle toplumsal travmalara da değindi:
“Acıları aşmak, biliyorum, kolay olmayacak. Acı hatıraları geride bırakmak elbette kolay olmayacak. Kayıplarımız, şüphesiz geri gelmeyecek. Ama gençlerimiz, hayatlarının baharında Allah’ın izniyle bir daha aramızdan ayrılmayacak. İnşallah annelerimiz gözyaşı dökmeyecek. Evlat acısı yaşamayacak.”
“Şehitlerimizin Mirasına El Uzatamayacaklar”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin aziz hatırasına saygı gösterilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti ve konuşmasını şu anlamlı ifadelerle tamamladı:
“Biz ne badireler atlattık. Biz ne tuzakları aşıp bugünlere geldik. Yaralarımızı sarar, yolumuza çok daha güçlü, çok daha kararlı devam ederiz. Ülke ve millet olarak bu özgüvene, bu iradeye ziyadesiyle sahibiz.”
“Hiç kimseyi incitmeden, üzmeden, kırmadan, sürecin hassasiyetine uygun şekilde işin süratle nihayete ermesi için kolaylaştırıcı olacağız. Silah teslimini, kurulan mekanizma vasıtasıyla titizlikle takip edeceğiz. Şehit babaları, ellerinizden öpüyorum. Ve diyorum ki: Hiç kimse şehitlerimizin aziz hatırasına el uzatamaz. Onların mirasına leke süremez.”
“Şehitlerimizin Gayesi, Gazilerimizin Fedakârlığı Taçlanıyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ndaki konuşmasını, duygu yüklü ve birlik vurgusunu güçlendiren sözlerle tamamladı. Konuşmasının sonunda şehit ve gazilere özel bir yer ayıran Erdoğan, Türkiye’nin bugün geldiği noktada onların emanetine sahip çıkıldığını vurguladı:
“Evet, müsterih olun! Gelinen noktayla şehitlerimizin gayesi benzeyiliğini bulmuş olacak. Gazi kardeşlerim, müsterih olun! Gelinen noktayla fedakârlığınız taçlanacak. Türkiye’yi buraya şehitlerimiz taşıdı, gazilerimiz taşıdı. Her birine minnettarız. Onların hatırasını asla çiğnetmeyeceğiz.”
“Bu Topraklardaki Kardeşliğe Asla Leke Sürülmedi”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre karşı yıllardır yürütülen mücadelenin kahramanlarına tek tek teşekkür ederek, Türkiye’nin istiklal ve istikbaline hizmet eden tüm kurum ve kişileri minnetle andı:
“Kahraman ordumuzun mensuplarına, polisimize, jandarmamıza, sahil güvenliğimize, en ön safta terörle mücadele eden güvenlik güçlerimize, Milli İstihbarat Teşkilatımızın isimsiz kahramanlarına, mühterem gazilerimize ve şehitlerimizin kıymetli yakınlarına… Yarım asırdır yaşadığı onca acıya rağmen bu topraklardaki ebedî kardeşliğine leke sürdürmeyen aziz milletime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”
“Ortak Akla, Sağduyuya, Milli Duruluşa Teşekkür”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda sürece katkı sunan kişi ve kurumları da unutmadan tek tek andı:
“İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, sağduyulu bir üslupla süreci sahiplenen DEM Parti heyetine, özellikle merhum Sırrı Süreyya Önder’e, farklı kulvarlarda olsalar da millî meselelerde millî duruş sergileyen tüm siyasi partilere ve aktörlere teşekkür ediyorum. Ayrıca sorumlu yayıncılık anlayışıyla sürece destek olan basın kuruluşlarımıza, gazetecilerimize ve isimleri bizde mahfuz diğer kıymetli arkadaşlarımıza da gönülden teşekkür ediyorum.”
“Irak’taki Paydaşlara Teşekkür, Geleceğe Dua”
Bölgesel desteğin önemine de değinen Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Güvenlik birimlerimizin çalışmalarına destek olan Irak Merkezi Hükümeti’ne ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne de buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Cenab-ı Allah’tan bizleri umduklarımıza nail, bela ve musibetlerden emin eylemesini niyaz ediyorum.”




