Sokaklarda Su, Hayatta Tedbir Zamanı

Adana’da iki gündür yağan yağmur, bildiğimiz yağmurlardan değil. Sokaklar bir anda dereye, caddeler geçilmez alanlara dönüştü. Böyle anlar, panikten çok sağduyuya ihtiyaç duyulan anlardır.

Abone Ol

Öncelikle vatandaşlar için en temel mesele güvenliktir. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamak, özellikle bodrum ve zemin katlarda yaşayanların su baskını riskine karşı tedbirli olması hayati önem taşır. Araçla yola çıkanların, su birikintisi olan yollara girmemesi gerekir; çünkü suyun derinliği çoğu zaman gözle anlaşılamaz. Elektrik hatları, rögar kapakları ve açık kanallar bu tür havalarda görünmez tehlikelere dönüşür. Islak zeminde acele etmek değil, yavaşlamak hayat kurtarır.

Evlerde ise priz ve uzatma kablolarına dikkat edilmeli, suyla temas ihtimali olan elektrikli cihazlar mutlaka devre dışı bırakılmalıdır. Yağmurun şiddetli olduğu anlarda küçük önlemler büyük zararların önüne geçebilir.

Yetkililer açısından bu tür yağışlar, sadece anlık bir doğa olayı değil, kriz yönetimi sınavıdır. Su tahliyesinin hızlı ve kesintisiz yapılabilmesi, riskli bölgelerin anlık takip edilmesi ve sahadaki ekiplerin görünür olması vatandaşın en çok ihtiyaç duyduğu güvendir. Uyarıların zamanında ve anlaşılır şekilde yapılması, panik yerine bilinçli hareketi beraberinde getirir.

Bu tür günlerde koordinasyon sessiz ama etkili olmalıdır. Açık kalan rögarlar, tıkanan kanallar, suyun yön değiştirdiği sokaklar hızlıca kontrol altına alınmalıdır. Asıl mesele, yağmur dindikten sonra değil; yağmur sürerken sahada olmaktır.

Unutulmamalıdır ki sel, sadece suyun yükselmesi değildir; ihmallerin de görünür hâle gelmesidir. Bugün Adana’da yağan yağmur bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Doğaya karşı değil, onunla uyum içinde yaşamayı öğrenmek zorundayız. Sağduyu, dayanışma ve dikkat… Böyle zamanların en güçlü üçlüsü budur.