Çevre ülkelerle eğitim alanında geliştirilen stratejik ortaklıklar meyvelerini vermeye başladı. Bakan Yusuf Tekin'in Kazakistan'da ilan ettiği yeni parametrelere göre, okul öncesi eğitimden başlayarak tüm lise kademelerini kapsayacak şekilde yeni bir teknoloji okuryazarlığı dönemi başlıyor. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adıyla sistemleştirilen bu yeni düzende, Adanalı öğrenciler sadece teknik bilgilerle donatılmayacak, aynı zamanda dost ve kardeş Türk devletlerinin güncel ve tarihsel serüvenlerini de yakından tanıma şansı bulacak.
Kitaplardaki coğrafi isimlendirmede köklü revizyon
Eğitim müfredatında yapılan en somut yeniliklerden biri, coğrafya ve tarih anlatımlarında kullanılan bölgesel tanımlamalarda kendisini gösterdi. Bakan Yusuf Tekin, ders kitaplarının tüm içeriklerinden "Orta Asya" kelime grubunu tamamen çıkardıklarını duyurdu. Bu eski tanımın yerine, tarihsel hakikatleri ve milli şuuru temsil eden "Türkistan" ifadesinin kullanılmaya başlandığını ilan etti. Yapılan bu isim değişikliğinin gençlerin tarih bilincine çok büyük bir katkı sunacağını belirten Tekin, eğitim programlarının bu doğrultuda revize edilerek basıldığını paylaştı.
Yüz elli bin öğrenci bu kitapları seçmeli olarak okudu
Geçmişte yapılması bile hayal olarak görülen ortak kitap projeleri artık tamamen gerçeğe dönüştü. Ortak tarih, ortak Türk dünyası coğrafyası ve ortak Türk edebiyatı alanlarındaki ders kitaplarının yazım ve onay süreçleri başarıyla bitirildi. Bakan Tekin'in paylaştığı verilere göre, geride bıraktığımız eğitim sezonunda ülke genelinde yaklaşık 150 bin talebe bu kitapları seçmeli ders listelerinden tercih ederek derslerinde okudu. Teknolojik entegrasyon ve yapay zeka alanlarında da kardeş coğrafyalarla ortak refleksler geliştirmek istediklerini bildiren Tekin, İstanbul'da tertiplenecek olan Eğitim Teknolojileri Zirvesi'nde bu konuların derinlemesine masaya yatırılacağını sözlerine ekledi.
Üniversiteler arası bilimsel ortaklık kurumsallaşıyor
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise yükseköğrenim ayağındaki stratejik planlamaları aktardı. Devlet başkanlarının da üzerinde mutabık kaldığı Türk Dünyası Yükseköğretim Alanı'nın aktif şekilde çalışmasının ortak bir ödev olduğunu belirten Özvar, Türk Akademisi ile varılan mutabakatın kurumsal iş birliklerine büyük bir ivme kazandıracağını dile getirdi. Bu kurumsal zemin sayesinde bilim ve teknoloji dünyasında ortak Ar-Ge projelerinin üretilmesi, üniversiteler arasındaki öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin artırılması ve diplomaların karşılıklı tanınma süreçlerinin standardize edilmesi yönünde güçlü adımlar atılacak.