TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, son dönemde etkili olan aşırı yağışlar, sel ve heyelanlara ilişkin yazılı açıklama yaparak, yaşanan olumsuzlukların yalnızca iklim koşullarıyla açıklanamayacağını, bilimsel planlama eksikliğinin felaketleri büyüttüğünü vurguladı.
Dr. Tatar, Türkiye genelinde son haftalarda iklim krizinin etkisiyle normalin çok üzerinde yağış alındığını belirterek, özellikle Adana ve Antalya’da son yılların en yüksek yağışlarının kaydedildiğini ifade etti. Aydın, Manisa ve Muğla’da çok sayıda heyelan meydana geldiğini, İzmir ve Adana gibi büyükşehirlerde ise sel nedeniyle konutların, iş yerlerinin ve tarım arazilerinin sular altında kaldığını söyledi.
“Sorun sadece yağış değil”
Yaşanan tabloyu yalnızca aşırı yağışlarla açıklamanın sorumluluktan kaçmak anlamına geleceğini belirten Tatar, sorunun temelinde bilimsel planlama eksikliği bulunduğunu dile getirdi. Yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların afet sakınım planlarındaki zafiyetlerin su baskınları ve toprak kaymalarını artırdığını kaydetti.
Dere yataklarının beton kanallara hapsedilmesi veya yapılaşmaya açılmasının doğanın kendi yolunu bulmasıyla felaketlere yol açtığını belirten Tatar, artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini azalttığını ve yetersiz drenaj sistemleri nedeniyle caddelerin nehre dönüştüğünü ifade etti.
Jeoloji mühendisliğinin rolüne dikkat çekti
Afetlerle mücadelenin doğru araştırma, uygulama ve denetimle mümkün olacağını vurgulayan Tatar, zemin etüdü ve mikrobölgeleme çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Heyelan riski bulunan alanların belirlenmesi ve yerleşim kararlarının zemin yapısına göre alınması gerektiğini ifade etti.
Sel ve taşkınlarla mücadelenin yalnızca şehir merkezleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Tatar, havza bazlı jeolojik ve hidrojeolojik analizlerin önemine dikkat çekti.
Yetkililere çağrı
Dr. Tatar, jeolojik verileri esas alan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi, imar planlarında jeoteknik etütlerin titizlikle incelenmesi ve riskli alanlardaki yerleşimlerin güvenli bölgelere taşınması gerektiğini belirtti.
Açıklamasının sonunda Tatar, “Doğa olaylarını felakete dönüştüren doğa değil, bilimi ve mühendisliği yok sayan insan kararlarıdır” ifadelerini kullanarak, güvenli ve dirençli kentler için bilim rehberliğinde iş birliğine hazır olduklarını ve ihmallerin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.