Bu yeni uygulamayı değerlendiren TÜKONFED Emlak Komisyonu Üyesi Halil Güven, “Rapor alma işi ilk defa gündeme geldi” diyerek bunun sektörde bilinen bir yöntem olmadığını belirtti. Özellikle kısa süreli kiralamaların yoğun olduğu bölgelerde bu taleplerin arttığını vurguladı.
Sorunun temelinde, eşyaların bozulmasından kimin sorumlu olduğuna dair belirsizlik bulunuyor. Kanuna göre, kira süresi boyunca eşyaların kullanılabilir durumda tutulması ev sahibinin yükümlülüğü. Dolayısıyla doğal yıpranmalar ve bozulmaların tamir masrafları kiralayana ait.

Ancak olağan dışı zarar söz konusu olduğunda tablo değişiyor. Kiracının hor kullanımı, darbe veya bilinçli tahribatı mutat kullanımın dışında değerlendiriliyor. Bu durumda oluşan zararın bedeli kiracıya yükleniyor. Güven, bu ayrımın hukuki açıdan kritik olduğunu vurguladı.
Yargıtay’ın daha önce verdiği kararlar da bu ayrımı teyit ediyor. Boya ve badana örneklerinde, normal kullanım sonucu oluşan yıpranmaların kiracıya yüklenemeyeceği; olağan dışı zararların ise kiracı tarafından karşılanması gerektiği belirtilmişti.
Beyaz eşya raporu talepleri yeni olsa da, hukuki çerçevenin Yargıtay içtihatlarıyla şekilleneceği anlaşılıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde benzer davaların artması bekleniyor.




