Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için erken tanı büyük önem taşıyor. Buna rağmen toplumda prostat kanseriyle ilgili yaygın yanlış inanışlar nedeniyle birçok erkek düzenli kontrollerini ihmal ediyor.
Medline Adana Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Ünal, prostat kanseri hakkında doğru bilinen yanlışları sıralayarak, hastalığın erken teşhis edildiğinde başarılı şekilde tedavi edilebildiğini vurguladı.
"Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen, toplumda yerleşmiş yanlış bilgiler nedeniyle birçok kişi kontrollerini geciktiriyor. Doğru bilgi ve erken tanı, başarılı tedavinin en önemli anahtarlarından biridir."
"Prostat kanseri sadece yaşlılarda görülür"
Doç. Dr. Ünal, prostat kanserinin ileri yaşlarda daha sık görülse de genç erkeklerde de ortaya çıkabileceğini belirtti. Özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çeken Ünal, doktor önerisi doğrultusunda düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
"İdrar şikâyetim yoksa prostat kanseri olmam"
Prostat kanserinin erken evrede hiçbir belirti vermeyebileceğini ifade eden Ünal, yalnızca şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemenin doğru olmadığını belirterek belirli bir yaştan sonra düzenli üroloji muayenesi ve tarama testlerinin önemine vurgu yaptı.
PSA testi tek başına yeterli değil
Toplumda PSA değerinin normal olmasının kanseri tamamen dışladığı ya da yüksek çıkmasının kesin kanser anlamına geldiği yönündeki inanışların yanlış olduğunu belirten Ünal, PSA testinin önemli bir tarama yöntemi olmasına rağmen tek başına tanı koydurmadığını söyledi.
PSA yüksekliğinin prostat büyümesi, enfeksiyon veya iltihap gibi farklı nedenlerden de kaynaklanabileceğini ifade eden Ünal, kesin tanı için uzman değerlendirmesi ve gerekli tetkiklerin yapılması gerektiğini kaydetti.
Her prostat kanseri ameliyat gerektirmiyor
Tedavinin hastadan hastaya değiştiğini belirten Ünal, kanserin evresi, yayılımı, hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna göre aktif izlem, cerrahi, radyoterapi veya ilaç tedavilerinin uygulanabileceğini söyledi.
Tedavi cinsel yaşamın sonu değil
Modern cerrahi teknikler ve gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastanın tedavi sonrasında yaşam kalitesini koruyabildiğini ifade eden Ünal, olası yan etkilerin kişiye göre değişebileceğini ancak doğru tedavi planlamasıyla başarılı sonuçlar alınabildiğini dile getirdi.
Aile öyküsü olmayanlar da risk altında
Doç. Dr. Umut Ünal, aile öyküsünün önemli bir risk faktörü olduğunu ancak ailesinde prostat kanseri bulunmayan erkeklerin de hastalığa yakalanabileceğini belirtti. Yaşın ilerlemesi, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerin de prostat kanseri riskini artırabileceğini ifade eden Ünal, erkeklere düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.





