Sıcaklardan bunalan binlerce Adanalı, aylar sürecek yazlık sezonu için rotasını komşu kent Mersin'in serin sahil ilçelerine çevirir. Mezitli'den başlayıp Silifke'ye kadar uzanan uçsuz bucaksız sahil şeridindeki yazlık sitelerin otoparklarına bakıldığında, 33 plakadan çok 01 plakalı araçların görülmesi kesinlikle bir tesadüf değildir. Bu yıllık rutin, sadece bir tatil tercihinden ibaret olmayıp, Adana'nın birikiminin ve sıcak parasının Mersin gayrimenkul ile hizmet sektörüne oluk oluk akması anlamına gelmektedir.

Bölgedeki emlak piyasasını ve ekonomik hareketliliği inceleyen uzmanlar, bu entegrasyonun Mersin sahillerini nasıl devasa bir beton ve ticaret havzasına dönüştürdüğünü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

MERSİN SAHİLLERİNİN HARCINI 'ADANA SERMAYESİ' KARDI

1980'li yıllardan bu yana dalga dalga büyüyen yazlık furyası, Mersin sahilindeki inşaat sektörünün ana motoru olmuştur. Çeşmeli, Kargıpınarı, Tömük, Erdemli, Ayaş ve Susanoğlu hattında göğe yükselen on binlerce konutluk devasa sitelerin en büyük ve sadık müşteri kitlesini her zaman Adanalı sanayiciler, esnaflar ve memurlar oluşturmuştur.

Antalya’da Yaz Bitmiyor Ekim Ortasında Deniz Keyfi

Gayrimenkul değerlendirme uzmanları, bölgede dönen ekonomik çarkın tamamen Adana'dan gelen taleple şekillendiğini şu sözlerle özetliyor: "Mersin sahil şeridindeki yazlıkların el değiştirme hızını, kiralama oranlarını ve fiyat artışlarını belirleyen ana unsur Adana'daki hasat sezonunun verimi, sanayinin durumu ve ticari canlılıktır. Bir Adanalı Mersin'den sadece ev almaz; yaz boyu o bölgedeki marketin, restoranın, plaj işletmecisinin ve yerel esnafın da can damarıdır. Mersin turizminin ayakta kalmasını sağlayan tartışmasız güç, Adana sermayesidir."

Mustafa Loğoğlu, ÇÜ Rektörü Hamit Emrah Beriş'i ziyaret etti
Mustafa Loğoğlu, ÇÜ Rektörü Hamit Emrah Beriş'i ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

ADANALI KENDİ DENİZİNE NEDEN KÜSTÜ: KARATAŞ VE YUMURTALIK NEDEN GERİDE KALDI?

Bu devasa nakit akışının Adana'nın kendi sınırları dışına taşması, kentin yıllardır kanayan yaralarından biri olan "Karataş ve Yumurtalık neden gelişmiyor?" sorusunu yeniden alevlendiriyor. Adanalının kendi denizine sırtını dönüp Mersin'i tercih etmesinin arkasında yatan yapısal ve tarihi nedenler ise oldukça net:

  • Altyapı ve İmar Vizyonsuzluğu: Mersin sahilleri yıllar içinde turizm ve konut imarına açılarak dev sitelere ev sahipliği yaparken, Karataş ve Yumurtalık yıllarca çözülemeyen altyapı, arıtma ve yol sorunlarıyla boğuştu.
  • Deniz ve Kum Farkı: Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle Adana sahillerinin denizi daha bulanık ve dalgalı bir yapıya sahipken, Mersin'in batısına doğru gidildikçe kayalık ve berrak koyların başlaması, denize girmek isteyenler için cazibeyi artırıyor.
  • Sosyal Donatı Eksikliği: Yazlık kültürü sadece denize girmekten ibaret değildir. Akşam yürüyüş yapılacak kordonlar, kafeler, eğlence mekanları ve hastane gibi temel ihtiyaçlar konusunda Mersin sahilleri yıllar içinde tam teşekküllü "yazlık şehirlere" dönüşürken, Adana sahilleri maalesef kasaba kimliğinden kurtulamadı.

ÇÖZÜM: 'MEGA KENT' GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMEK

Şehir plancılarına göre ise yaşanan bu durum artık geri döndürülemez bir "Megalopolis" (Birleşmiş Mega Kent) gerçeği. Adana ve Mersin'in sınırlarının fiziki ve sosyal olarak eridiği günümüzde, sermayenin daha avantajlı ve altyapısı hazır olan bölgeye kayması serbest piyasanın ve sosyolojinin doğal bir sonucu.

Ancak Adana iş dünyası ve yerel yönetimleri, en azından hafta sonu turizmini ve günübirlik nakit akışını Karataş-Yumurtalık eksenine çekebilmek için sahil düzenlemelerine ve yeni turizm teşviklerine acilen ağırlık vermek zorunda. Aksi takdirde, Çukurova'nın kavurucu sıcağını ve yükünü çeken Adana, serinliğin ve turizmin kaymağını Mersin'e bırakmaya devam edecek.

Kaynak: Haber Merkezi