Adana, bir kez daha “lezzetin başkenti” olduğunu kanıtlamaya hazırlanıyor. 9. Uluslararası Lezzet Festivali öncesinde şehirde hummalı bir hazırlık var. Kebap kokuları, şalgam bardakları, ocak başı sohbetleri… Her köşede ayrı bir heyecan hissediliyor.
Yetkililer bu yıl 1 milyondan fazla ziyaretçi beklediklerini açıklarken, otel doluluk oranlarının da “tam dolu” seviyelere ulaştığını duyurdu. Ancak gelin görün ki, sahadaki tablo o kadar da parlak değil.
“DOLUYUZ” DENİYOR AMA ODALAR BOŞ
Gazetecilik refleksiyle merak ettim, telefonlara sarıldım.
Seyhan’dan Çukurova’ya, şehir merkezinden havaalanı çevresine kadar birçok oteli aradım.
Sorularım basitti: “Festival haftası doluluk durumunuz nedir?”
Aldığım yanıtlar ise şaşırtıcıydı.
Bir otel müdürü, “Henüz beklediğimiz yoğunluk yok, geçen seneye göre rezervasyonlar düşük” derken, bir diğeri “Doluluk açıklamaları biraz abartılı. Şu an hâlâ boş odalarımız var” dedi.
Yani kağıt üzerinde dolu görünen oteller, aslında hâlâ misafir arıyor.
GERÇEK DOLULUK NEREDE?
Peki bu çelişki nereden kaynaklanıyor?
Gerçek doluluk oranları hangi ölçüte göre hesaplanıyor?
Resmî açıklamalar, festivalin tanıtımını desteklemek için mi süsleniyor? Yoksa oteller son dakika rezervasyonlarını mı bekliyor?
Bu soruların net bir cevabı yok. Ama bir gerçek var ki; şeffaf bilgi, sürdürülebilir turizmin temelidir.
Adana gibi büyük bir şehirde, festival haftasında doluluk elbette artar. Ancak “tam doluyuz” demekle “odalar dolu” olması arasında fark vardır. Yanlış algı, hem yerel işletmeleri hem de misafirleri zora sokar.
LEZZETİN MARKA DEĞERİ VE ŞEFFAFLIK
Lezzet Festivali, Adana’nın marka değerine katkı sağlayan en önemli organizasyonlardan biri.
Kebaptan bici biciyeye, şırdandan analı kızlıya kadar her lokma bir kültür hikâyesi anlatıyor.
Ama bu hikâyenin güçlü kalması için sadece tabaktaki değil, şehirdeki düzenin de kusursuz olması gerekir.
Konaklama, ulaşım, temizlik, güvenlik…
Hepsi festival deneyiminin birer parçasıdır.
LEZZET VAR AMA GÜVEN DE OLMALI
Adana’da gerçekten lezzet var, kültür var, misafirperverlik var.
Ancak bu güzelliklerin kalıcı olması için güven ve şeffaflık şart.
Eğer sokakta kebap dumanı yükselirken otellerde hâlâ boş oda varsa, o zaman “doluyuz” demek, misafiri değil, soru işaretlerini ağırlamak olur.
Lezzet Festivali’nin ruhu, sadece ocak başında değil, şehrin her köşesinde hissedilmeli.
Gerçek doluluk, gerçek hazırlıkla başlar.
Adana, buna fazlasıyla layık.