Adana’da yaşayan iki öğretmen kardeş, mesailerinden arta kalan zamanlarını dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara eğitim desteği vermeye ayırıyor. Nisanur Taşcı ve Ebru Yıldırım, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çatısı altında gönüllü öğretmenlik yaparak çocukların gelişimine katkı sunuyor.
Çukurova Üniversitesi mezunu 28 yaşındaki Nisanur Taşcı, 5 yıl okul öncesi öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra bu yıl Solaklı Şehit Özkan Altınok İlkokulu’nda müdür yardımcısı olarak göreve başladı. Kardeşi Ebru Yıldırım ise 2022 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra çeşitli özel okullarda rehber öğretmen olarak çalıştı ve bir arkadaşından etkilenerek geçen yıl TEGV’ye başvurdu.
Eğitimlerini tamamlayan Yıldırım, Seyhan’ın Havuzlubahçe Mahallesi’ndeki TEGV biriminde gönüllü öğretmen olarak ders vermeye başladı. Ablasının gönüllülük sürecinden etkilenen Nisanur Taşcı da kısa süre sonra başvurarak aynı merkezde kız kardeşiyle birlikte görev aldı.
“Burada bizi besleyen duygular çok farklı”
Yaklaşık bir yıldır gönüllü öğretmenlik yaptığını belirten Nisanur Taşcı, meslekte yaşadığı stresi bu yolla azalttığını dile getirdi. Taşcı, gönüllülük sürecinin kendisine kattıklarını şöyle anlattı:
“Buradaki rolümüz meslek hayatımızdan daha farklı. Çocuklarla bir aile gibi oluyoruz ve bizi besleyen duygular bambaşka. Mesleğimde sorumluluklar ve stres var ama burası o stresten izole bir ortam. Ne kadar yorgun olsam da okul çıkışlarında ya da hafta sonları buraya geliyorum çünkü kendimi buraya ait hissediyorum.”
Taşcı, kardeşiyle aynı amaç doğrultusunda çalışmanın kendisini mutlu ettiğini de sözlerine ekledi.
“Çocukların ruhuna dokunabiliyorsak ne mutlu bize”
Rehber öğretmen Ebru Yıldırım ise çocukların hayatında iz bırakabilmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu söyledi. Kardeşiyle birlikte aynı çatı altında gönüllü eğitim veriyor olmanın hayallerini gerçekleştirdiğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
“Ablamla ilkokul ve ortaokulda aynı okullarda okuduk, sonra aynı üniversiteden mezun olduk. ‘Bir gün aynı kurumda görev alıp çocukların ruhuna dokunabilir miyiz?’ diye hayal ederdik. TEGV sayesinde bu hayalimiz gerçek oldu. Onların gelişim sürecine bir nebze katkı sağlayabiliyorsak ne mutlu bize.”
Yıldırım, gönüllülüğün hem kişisel gelişim hem de toplumsal katkı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak tüm meslektaşlarına çağrıda bulundu:
“Gönüllü olmak çok kutsal bir duygu. Kendimi geliştirdikçe çocuklara daha fazla katkı sağlayabiliyorum. Bu nedenle tüm öğretmenlerin gönüllü eğitim çalışmalarına destek olmasını isterim. Çünkü bu, insanın kendisine yaptığı en büyük yatırımlardan biri.”




