Sağlık

Milyonlarca kişiyi tehdit ediyor: Gıda güvenliğinde dikkat edilmesi gerekenler

SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü’nde yaptığı açıklamada, sağlıklı beslenmenin temelinin güvenli gıda olduğunu belirterek tüketicilere önemli uyarılarda bulundu.

Abone Ol

SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sağlıklı beslenmenin temel şartının güvenli gıdaya erişim olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Sağlıklı beslenme denildiğinde genellikle vitamin ve mineral alımı ile kronik hastalıklardan korunma yöntemlerinin gündeme geldiğini ifade eden Demirci, gıda güvenliğinin ise çoğu zaman göz ardı edildiğini söyledi.

Sofralara ulaşan her besinin yalnızca besleyici değil, aynı zamanda insan sağlığı açısından güvenli olması gerektiğini vurgulayan Demirci, “Bir gıdanın sağlıklı kabul edilebilmesi için öncelikle insan sağlığı açısından risk oluşturmaması gerekir” dedi.

“Gıda Güvenliği Bilimsel Temellere Dayanıyor”

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bu yıl Dünya Gıda Güvenliği Günü’nü “Gıda Güvenliği: Bilim İş Başında” temasıyla kutladığını hatırlatan Demirci, bu temanın gıda güvenliğinin bilimsel temellere dayandığını ve tarladan sofraya kadar uzanan sürecin her aşamasında kontrol gerektirdiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişinin önlenebilir gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle sağlık sorunu yaşadığına dikkat çeken Demirci, bu vakaların büyük bölümünün hijyen eksiklikleri, yanlış saklama koşulları ve hatalı pişirme yöntemlerinden kaynaklandığını ifade etti.

Gıda Güvenliğini Tehdit Eden Riskler

Uzman Diyetisyen Demirci, gıda güvenliğini tehdit eden başlıca unsurları mikrobiyolojik etkenler, hijyen eksiklikleri, çevresel bulaşanlar, kimyasal riskler ve depolama hataları olarak sıraladı.

Yetersiz pişirme, çapraz bulaşma ve hijyen eksikliğinin Salmonella, Norovirüs, Campylobacter ve hastalık yapıcı E. coli gibi mikroorganizmaların yayılmasına neden olabileceğini belirten Demirci, kirli su kullanımı ve yeterince temizlenmemiş sebze-meyvelerin de önemli risk oluşturduğunu kaydetti.

Pestisit kalıntıları, ağır metaller ve mikotoksinlerin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Demirci, özellikle et, süt ve deniz ürünlerinde soğuk zincirin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

Codex Alimentarius Küresel Referans Niteliğinde

FAO ve WHO tarafından desteklenen Codex Alimentarius Komisyonu’nun gıda güvenliği açısından dünya genelinde önemli bir referans olduğunu ifade eden Demirci, komisyonun gıda hijyeni, pestisit ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri ve kimyasal bulaşanlarla ilgili bilimsel standartlar belirlediğini anlattı.

Bu standartların hem üretim süreçlerinin düzenlenmesine hem de tüketici sağlığının korunmasına katkı sunduğunu belirten Demirci, gıda güvenliğinin yalnızca üretici ve denetim kurumlarının değil, tüketicilerin de sorumluluğunda olduğunu söyledi.

Tüketicilere Önemli Uyarılar

Tüketicilerin güvenilir ve denetlenen işletmelerden alışveriş yapmaları gerektiğini belirten Demirci, çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı hazırlanması ve saklanması, sebze ve meyvelerin bol suyla yıkanması, et ve balık ürünlerinin uygun sıcaklıkta pişirilmesi, soğuk zincirin korunması ve mutfak hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlıklı beslenmenin ilk ve en önemli basamağının güvenli gıda olduğunu ifade eden Demirci, “Besin değeri ne kadar yüksek olursa olsun, güvenli olmayan bir gıda ciddi sağlık riskleri oluşturabilir. Güvenli gıda bir tercih değil, temel bir insan hakkıdır” dedi.