Millet İttifakı Belediyeleri'nin çalışması engellenmesin

30.04.2020 - Perşembe 23:18

(HABER MERKEZİ)-TOROS-İYİ Parti Adana Milletvekili Dt. M. Metanet
ÇULHAOĞLU “Millet İttifakı Belediyelerinin salgın hastalık dolayısı ile
şehirlerindeki halkı için yardım toplamasını Hukuksuzca engelleyen ve bundan
çok korkan bir iktidar var” dedi.

Çulhaoğlu
yaptığı basın açıklamasında, Belediyelerin görev ve yetkileri 5393 sayılı
Belediye Kanunu’nda bu devlet kuruluşlarının bağış alma ve sosyal yardım yapma
yetkisine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Söz konusu kanunun 15’inci
maddesinde “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” arasında “bağış kabul etmek”
de bulunmaktadır. Kanunun “Belediyenin gelirleri” başlıklı 59’uncu maddesinde
de “bağış gelirleri” belediyenin gelirleri arasında sayılmıştır. Aynı kanunun
60. Maddesinde de “Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere
yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar” ile “Şartlı bağışlarla ilgili yapılacak
harcamalar” da belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Öte yandan, söz
konusu kanuna göre şartlı bağışların haczedilmesi yasal olarak mümkün değildir.
Yine aynı kanunun 14’üncü maddesinde sosyal hizmet ve yardımlarda belediyenin
görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Belediyeye yapılan bağışın sadece
koronavirüs salgını kapsamındaki tedbirlerden etkilenen kişilere harcanması
şartına bağlı olarak yapılan şartlı bağışların nasıl harcanacağı ile ilgili
düzenleme ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda yer
almaktadır dedi.

Tüm bu
Kanunlar ortada iken; Millet İttifakı Belediye Başkanları önce Ankara’da
"6 milyon Tek Yürek", sonra İstanbul’da "Adana’da Birlikte
Başaracağız" sözleri ile başlayan bağış kampanyaları ve bunları diğer
büyükşehir belediyelerinin de takip etmesi sonucu İçişleri Bakanı’nın kampanyayı
'yardım' kapsamına sokarak mesnetsiz ve hukuka aykırı bir genelgesiyle
engellemesi, belediyelerin kampanya hesaplarına bloke koyması kendi halkına,
kendi kardeşine zor durumlarında yardım edecek devlet kurumları arasında ikilik
çıkartmaktır. Bu da şunu da açıkça ortaya çıkartmıştır ki; Cumhurbaşkanı Sayın
Erdoğan’ın, "Kampanyayı devletimiz yürütüyor, Devlet içinde devlet olmanın
bir anlamı yoktur" ifadelerini kullanması ve bu yardımları kendi
belediyeleri dışında yapacak belediyeler hakkında paralel devlet benzetmesinin
ana teması, 18 yıldır hükümet eden ve oy hesabı için yardıma muhtaç bir kesim
yaratmaları sonucu bu kesimden gelecek oylar olmazsa iktidarı kaybetme
korkusudur.

Bütün
yandaş basın ve televizyonlarda her dakika alt yazı geçiyor “Biz bize yeteriz
Türkiyem” diye İBAN numaraları veriliyor. Bunun manası da şudur. İktidar
beklediği yardım miktarını bir türlü bulamıyor, nedeni de yardım sever halkımız
artık verdikleri yardımların yerli yerine gitmediğini düşünüyor ve iktidarın
belirlediği hesap numaralarına para göndermiyor. Bu ayrımcılık yapılmasaydı
hayırsever halkımız toplanan miktarın kat be kat fazlasını ilan edilen
hesaplara yatırır ve bundan da büyük bir memnuniyet duyardı. Yine
Devlet-Belediye ayrımı yapılmasaydı, muhtarlar ve belediye başkanları en baştan
hızlı bir şekilde devreye alınsaydı, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız bu
yardımlara çok çabuk ve kesintisiz bir şekilde ulaşabilecekti.

Belediyelerin
Anayasa'nın öngördüğü şekliyle tam Devlet kuruluşları olduğunu söyleyen
Çulhaoğlu, Millet İttifakı belediyelerinin kendi marifetleriyle şehirlerindeki
insanlara kanuni yardım yapma konusunda kimseye ihtiyaçları yoktur. Binbir
türlü engellemelere rağmen Millet İttifakı Belediye Başkanları halkının yanında
ve hizmetinde olmaya devam edecek, görevlerini layıkı ile yapacaklardır. Salgın
hastalıkta bile oy hesabı yapanlar, halktan topladığı vergiler ile yandaş
televizyon ve gazetelerde aracılığı ile yapılan yardımları şov aracı olarak
kullananlar, şunu bilsinler ki; halkımız yapılanların farkındadır ve Korkunun Ecele
Faydası yoktur dedi.

YORUM YAZ