Kabotaj hakkı, bir ülkenin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıma hakkını yalnızca kendi vatandaşlarına ve kendi bayrağını taşıyan gemilere tanımasıdır. Bu hakka sahip olmak, denizlerimizde "biz de varız" demenin, ekonomik ve ticari bağımsızlığımızı tescillemenin adıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Denizciliği Türk’ün büyük ülküsü yapmalı ve onu az zamanda başarmalıyız" vizyonuyla taçlanan bu adım, bugün denizlerimizin egemenliğinin kayıtsız şartsız milletimize ait olduğunun en büyük teminatıdır.
Bugün denizlerimizin bizim için ne anlam ifade ettiğini, "Mavi Vatan" kavramıyla çok daha net görüyoruz. Dünya genelinde denizler artık sadece birer ulaşım rotası değil; enerji kaynakları, jeopolitik güç ve güvenlik alanlarıdır. Bugün yerli ve milli imkanlarla üretilen modern gemilerimizle, derin denizlerde araştırma yapan filolarımızla ve her geçen gün büyüyen deniz ticareti ağımızla koruma altındadır. Denizlerine hükmedemeyen ulusların, karadaki egemenliklerini de tam anlamıyla koruyamayacağı bilinciyle mavi topraklardaki varlığımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz.
Ancak bu anlamlı gün bizlere sadece gurur yaşatmakla kalmıyor, geleceğe dair sorumluluklar da yüklüyor. Ülkemizde denizcilik kültürünü daha da yukarılara taşımak, genç nesillere deniz sevgisini aşılamak, deniz teknolojilerinde dünyayla yarışır hale gelmek ve bu mavi zenginliğin ekolojik dengesini korumak hepimizin ortak görevidir.
Bugün limanlarımızda gururla dalgalanan her Türk bayrağında ve dalgaları aşan her gemimizde bu büyük egemenliğin ruhu yaşıyor. Denizlerimizde bağımsızlığımızı ilan eden, bu uğurda ömrünü adayan tüm denizcilerimizi ve aziz şehitlerimizi saygıyla anıyorum.
1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlu olsun.