Adana’nın Kozan ilçesinde geçirdiği motosiklet kazasının ardından yaşamını yitiren 17 yaşındaki Selçuk Kelebekli’nin ölümü, ailesini, arkadaşlarını ve eğitim gördüğü okulu yasa boğdu.
Kaza, önceki gün sabah saatlerinde Tufanpaşa Mahallesi Üstün Sokak’ta meydana geldi. Ahmet Ö. yönetimindeki 01 HS 699 plakalı otomobil ile Selçuk Kelebekli’nin kullandığı 01 AZF 195 plakalı motosiklet çarpıştı.
Kazada ağır yaralanan Kelebekli, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilen 17 yaşındaki gencin cenazesi dün toprağa verildi.
Boş kalan sırasına fotoğrafını ve çiçekleri bıraktılar
Selçuk Kelebekli için bugün eğitim gördüğü Yusuf Baysal Anadolu Lisesi’nde anma programı düzenlendi.
Arkadaşları, Kelebekli’nin sınıfta boş kalan sırasına fotoğrafını yerleştirerek çiçekler bıraktı. Duygusal anların yaşandığı programda öğretmenleri ve arkadaşları Selçuk’u anlattı.
Okul Müdürü Hüseyin Şimşek, öğrencilerini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade etti.

Öğretmeni: “Son anına tanık oldum”
Selçuk Kelebekli’nin eski öğretmeni Okan Arık ise kazaya tesadüfen denk geldiğini belirterek yaşadığı üzüntüyü anlattı.
Arık, “Selçuk yerde yatıyordu. Son anına tanık oldum. Selçuk köyden geliyordu. Annesi bana hep, ‘Hocam bu çocuk hayvanları çok seviyor. Bu çocukla ilgilen. Ablası okudu, doktor oldu. Biraz köye ve hayvancılığa hevesli, onu okumaya teşvik et’ derdi” dedi.
Öğrencisinin ölümünün ardından kendisini toparlamakta güçlük çektiğini ifade eden Arık, “Üç gündür kendimi toparlayamadım. Daha önce de bir öğrencimizi kazada kaybettik. Bir daha böyle olaylarda kardeşlerimizin hayatlarını kaybetmesini istemiyoruz” diye konuştu.
“Onu hep iyi hatırlayacağız”
Kelebekli’nin sınıf arkadaşı Eren Özten de Selçuk’un çevresi tarafından sevilen ve saygılı bir öğrenci olduğunu söyledi.
Özten, “Selçuk hepimizin kardeşi ve arkadaşıydı. Saygılı bir insandı. Onu hep iyi hatırlayacağız ve hatırasını yaşatmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Anma programında Selçuk Kelebekli’nin boş kalan sırasına bırakılan çiçekler ve fotoğrafı, arkadaşlarının yaşadığı hüznün simgesi oldu.




