Adana’nın Kozan ilçesinde yüzyıllardır sürdürülen ancak son yıllarda unutulmaya yüz tutan cerecilik sanatı, yürütülen bilimsel çalışmalar sayesinde yeniden hayat buluyor. Geleneksel su cereleri, testiler ve çeşitli toprak kapların üretiminde kullanılan özel topraklar üzerinde yapılan incelemelerle, mesleğin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Kozan’ın kültürel mirasları arasında yer alan cerecilik mesleğinin ham maddesini oluşturan topraklar, ilçedeki dört farklı noktada tespit edilerek analiz altına alındı. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte hem geleneksel üretim yöntemlerinin korunması hem de daha dayanıklı ürünlerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor.
“Kozan’ın toprağı altın değerinde”
Cerecilik mesleğinin yaşayan son ustalarından Ali Cereci, mesleğin geçmişte Kozan ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Her toprağın cere üretimine uygun olmadığını ifade eden Cereci, üretimde kullanılan “özlü toprakların” belirli oranlarda karıştırılarak hazırlandığını söyledi. Kozan Kalesi etekleri ile Sır Elif bölgesindeki toprakların bu sanat için büyük önem taşıdığını vurgulayan Cereci, “İstanbul’un taşı toprağı altın derler ama Kozan’ın toprağı da bu sanat için altın değerindedir” dedi.

Bir dönem üretim merkeziydi
Geçmişte Kozan’ın cere üretiminin önemli merkezlerinden biri olduğunu anlatan Cereci, ilçeden Türkiye’nin birçok noktasına ürün gönderildiğini söyledi.
1970’li yıllarda bölgede dört usta ve üç üretim ocağının faaliyet gösterdiğini belirten Cereci, o dönemlerde üretimde kullanılacak toprağın eşeklerle taşındığını ve yoğun emek gerektiren bir süreç yaşandığını kaydetti.
Dört farklı bölgeden numune alındı
Kozan Belediyesi Kültür ve Sanat Cere Atölyesi’nde çalışmalarını sürdüren seramik sanatçısı Nermin Elmalı ise geleneksel mesleğin yeniden canlandırılması için bilimsel yöntemlerden yararlandıklarını ifade etti.
Elmalı, Kozan Kalesi etekleri, Sır Elif, Manastır bölgesi ve Kadirli yolu üzerindeki alanlardan alınan toprak numunelerinin üniversitede analiz edildiğini belirterek, en uygun üretim reçetesinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Geleneksel bilgi ile bilim bir araya geliyor
Yapılan analizlerle çatlamayı önleyecek ve ürün kalitesini artıracak toprak karışımının tespit edilmeye çalışıldığını belirten Elmalı, amaçlarının geleneksel üretim yöntemlerini korurken daha dayanıklı ürünler elde etmek olduğunu ifade etti.
Cereciliğin yalnızca bir zanaat olmadığını vurgulayan Elmalı, “Bu topraklarda yüzyıllardır süregelen bir kültürün yeniden canlanması için çalışıyoruz. Geleneksel bilgi ile bilimsel verileri bir araya getirerek cereciliği gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyoruz” dedi.
Kültürel miras korunacak
Yürütülen çalışmalarla birlikte Kozan’ın önemli kültürel değerlerinden biri olan cereciliğin yeniden canlandırılması ve bölge turizmine de katkı sağlaması hedefleniyor. Uzmanlar, geleneksel el sanatlarının korunmasının hem kültürel mirasın yaşatılması hem de yerel ekonominin desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.





