Adana'da görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, son yıllarda anne adaylarının gündeminde daha fazla yer almaya başlayan kordon kanı bankacılığı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Doğumun ardından göbek kordonu ve plasentada kalan kanın kök hücre bakımından zengin olduğunu belirten Aladağ, bu hücrelerin özellikle bazı kan ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılabildiğini söyledi. Kordon kanının yalnızca doğum sırasında toplanabildiğine dikkat çeken Aladağ, ailelerin bu konuda karar vermeden önce yeterli bilgiye sahip olması gerektiğini ifade ederek, gelişen tıbbi araştırmaların kök hücrelerin gelecekte farklı hastalıkların tedavisinde kullanılmasına yönelik yeni imkânlar oluşturabileceğini belirtti.
Kordon kanı nedir, hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?
Kordon kanı, bebeğin doğumunun ardından göbek kordonu ve plasentada kalan, kan yapıcı kök hücreler açısından zengin kan olarak tanımlanıyor. Doğum sırasında özel yöntemlerle toplanan bu kan, gerekli sağlık kontrolleri ve laboratuvar değerlendirmelerinin ardından uygun bulunması halinde dondurularak kordon kanı bankalarında saklanabiliyor. Kordon kanından elde edilen kan yapıcı kök hücreler, lösemi, lenfoma, bazı kalıtsal kan hastalıkları ve belirli bağışıklık sistemi bozuklukları gibi hastalıkların tedavisinde gerçekleştirilen kök hücre nakillerinde kullanılabiliyor. Bununla birlikte kordon kanının her hastalıkta veya her hasta için uygun bir tedavi seçeneği olmadığı, kullanım kararının hastalığın türüne ve hastanın tıbbi durumuna göre uzman hekimler tarafından verildiği belirtiliyor.

Dr. Zeynep Cansu Aladağ: "Kordon kanı için tek şans doğum anı"
Acıbadem Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ, kordon kanı bankacılığının son dönemde daha fazla gündeme geldiğini belirterek ailelerin doğum öncesinde bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kordon kanı ve göbek kordonu dokusunun yalnızca doğum sırasında toplanabildiğini hatırlatan Aladağ, bu nedenle kararın doğumdan önce değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Aladağ, kordon kanının tıptaki kullanım alanlarına ilişkin şu açıklamada bulundu:
"Kordon kanının alınması ve kordon bağını toplanabilmesi için sadece bir an var. Bu da doğum anı. Bu nedenle ailelerin doğumdan önce bilgilendirilmesi gerekiyor. Seksenden fazla kan hastalığı türü için tedavi olabilecek, zaman içerisinde geliştirilecek yöntemlerle daha fazla nörolojik hastalıklara, bağ dokusu, bağışıklık sistemi hastalıklarında bize katkı sağlayabilecek bir yöntemdir."
Kordon kanından elde edilen kök hücrelerin belirli hastalıklarda hâlihazırda tedavi amacıyla kullanıldığını belirten Aladağ'ın sözünü ettiği nörolojik ve bağ dokusu hastalıkları gibi alanlarda ise araştırmalar sürüyor. Bu alanlardaki deneysel çalışmaların tamamı henüz rutin ve etkinliği kanıtlanmış tedaviler anlamına gelmiyor.
Kordon kanı bankacılığı gelecekte hangi tedavilere katkı sağlayabilir?
Kök hücre araştırmalarının gelişmesiyle birlikte kordon kanı ve göbek kordonu dokusunun farklı hastalıkların tedavisindeki potansiyeli de bilim dünyasında araştırılıyor. Dr. Zeynep Cansu Aladağ, özellikle nörolojik hastalıklar ve bağışıklık sistemiyle ilişkili rahatsızlıklar açısından yürütülen çalışmaların gelecekte yeni tedavi seçenekleri oluşturabileceğini ifade etti. Kordon dokusunun hücresel açıdan önemli bir kaynak olduğunu belirten Aladağ, tıbbi teknolojideki gelişmelerin bu alandaki araştırmalara katkı sağlayacağını söyledi.
Aladağ, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Kordon bağı çok zengin bir doku olduğu için, nörolojik ve bağışıklıklarla ilgili hastalıklarda bize çok fazla tedavi seçeneği sunacak bir yöntemdir. Zamanla gelişen teknoloji ve yapılan yeni çalışmalarla birçok hastalığa tedavi olacaktır" ifadelerini kullandı.
Uzman doktor, doğum sırasında alınarak uygun koşullarda saklanan kordon kanının ilerleyen yıllarda hem çocuk hem de uygun eşleşme sağlanan başka hastalar açısından önemli bir kaynak olabileceğini dile getirdi. Ancak saklanan kordon kanının ileride mutlaka kullanılacağı veya her hastalık için tedavi sağlayacağı garanti edilemiyor. Özellikle çocuğun kendi kordon kanının kullanılabilirliği, hastalığın niteliğine bağlı olarak değişebiliyor.
Kordon kanı alınırken anneye ve bebeğe zarar veriliyor mu?
Anne adaylarının kordon kanı bankacılığı konusunda en çok merak ettiği konulardan biri de toplama işleminin güvenliği oluyor. Dr. Zeynep Cansu Aladağ, kordon kanının bebek doğduktan ve göbek kordonuyla bağlantısı kesildikten sonra kalan kan üzerinden toplandığını, bu nedenle işlem sırasında doğrudan bebekten kan alınmadığını belirtti. Uygun koşullarda gerçekleştirilen işlemin anne ve bebek açısından güvenli olduğunu ifade eden Aladağ, doğumun normal seyrinin ve anne-bebek sağlığının her zaman öncelikli olduğunu vurguladı.
Aladağ, "Doğum esnasında bebekten herhangi bir kan alınmıyor. Bebek ayrıldıktan sonra kalan kandan ve göbek kordonundan toplandığı için anneye ve bebeğe hiçbir zararı olmuyor" dedi. Kordon kanı toplama işlemi genel olarak güvenli kabul edilse de doğum sırasındaki tıbbi koşullar, göbek kordonunun ne zaman klempleneceği ve bebeğin ihtiyaçları gibi konuların doğumu takip eden sağlık ekibi tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Her doğumda kordon kanı saklanabilir mi?
Kordon kanının toplanması ve saklanması için belirli sağlık koşullarının uygun olması gerekiyor. Dr. Zeynep Cansu Aladağ, erken doğum, annede enfeksiyon bulunması veya plasentayla ilgili enfeksiyon gelişmesi gibi durumların toplama işlemini etkileyebileceğini belirterek her doğumda kordon kanı saklamanın mümkün olmayabileceğine dikkat çekti. Doğumun ardından toplanan kanın kordon kanı bankasında incelendiğini, yeterli sayıda ve uygun özellikte kök hücre bulunup bulunmadığının değerlendirildiğini söyledi.
Aladağ, "Eğer erken doğum olmamışsa, annede herhangi bir enfeksiyon yoksa ve plasentada herhangi bir enfeksiyon oluşmamışsa kordon bağını biz alabiliyoruz. Sonrasında yeterli kök hücre olup olmadığı bankada değerlendiriliyor. Yeterli kök hücre varsa bebeğin ailesinin istediği süre boyunca saklanabiliyor" açıklamasında bulundu. Saklama süresi ve koşulları ise bankanın uygulamalarına, ilgili mevzuata ve hücrelerin uygunluğuna göre değişebiliyor.
Anne adayları kordon kanı bankacılığına ne zaman karar vermeli?
Kordon kanının yalnızca doğum sırasında toplanabilmesi, ailelerin bu konuyu gebelik döneminde değerlendirmesini önemli hale getiriyor. Anne adaylarının doğum öncesinde hekimlerinden kordon kanı toplama işlemi, saklama koşulları, olası kullanım alanları ve bankacılık seçenekleri hakkında bilgi alması öneriliyor. Kordon kanının özel bir bankada aile kullanımına yönelik saklanması ile uygun sistemlerde bağışlanarak başka hastaların kullanımına sunulması arasında farklılıklar bulunabiliyor.
Acıbadem Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Cansu Aladağ da ailelerin doğum anında karar vermek yerine gebelik sürecinde bilinçlenmesinin önemine işaret etti. Kordon kanı ve göbek kordonu dokusunun kök hücre araştırmaları açısından değerli kaynaklar olduğunu belirten Aladağ, doğum sırasında uygun şartlarda gerçekleştirilecek toplama işleminin gelecekteki olası tedavi seçenekleri bakımından değerlendirilebileceğini söyledi.





