DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2026 Yılı Bütçesi görüşmelerinde söz aldı. Kısacık, bütçenin temel işlevinden uzaklaştığını ifade ederek, kamu kaynaklarının üretim, kalkınma ve sosyal refah yerine büyük ölçüde faiz ödemelerine ayrıldığını dile getirdi.
Bütçenin en temel görevinin ülke kaynaklarını ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirmek, kalkınmayı sağlamak ve yoksullukla mücadele etmek olduğunu vurgulayan Kısacık, son yıllarda hazırlanan bütçelerin bu anlayıştan uzaklaştığını söyledi. Bakanlık bütçelerinin çok üzerinde bir kaynağın faize ayrıldığını belirten Kısacık, “Ortada kalkınmayı önceleyen bir bütçe yok. Aksine, yurt dışı yatırımcıların faiz gelirlerini önceleyen bir bütçe anlayışı var” ifadelerini kullandı.
“Faiz Yükü Yurt Dışına Aktarılıyor”
2026 bütçesinde yer alan yaklaşık 2 trilyon 742 milyar liralık faiz yüküne dikkat çeken Kısacık, bu kaynağın önemli bir bölümünün uluslararası yatırım fonları aracılığıyla yurt dışına aktarıldığını dile getirdi. Türkiye’de kurulan yatırım fonları üzerinden yüksek faiz geliri elde edildiğini ifade eden Kısacık, bu durumun ülke ekonomisi açısından ciddi bir kaynak kaybı yarattığını söyledi.
Kısacık, konuşmasında Japonya örneğini de gündeme getirerek, düşük faiz ortamına sahip ülkelerde yaşayan yatırımcıların Türkiye’deki yüksek faizden faydalandığını belirtti. Japonya’da faiz oranlarının yüzde 0,5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Kısacık, Türkiye’de ise faizlerin yüzde 38’e kadar çıktığını ifade etti. Bu durumun, yurt dışındaki yatırımcılar için Türkiye’yi kısa sürede yüksek kazanç sağlanan bir ülke haline getirdiğini söyledi.
“Halk Zor Şartlarda Geçiniyor”
Yurt dışı fonların yüksek faizden kazanç sağladığı bir ortamda, Türkiye’de vatandaşların ağır ekonomik koşullarla mücadele ettiğini dile getiren Kısacık, özellikle kadınların ve dar gelirli kesimlerin günlük yaşamda ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti. Alışverişte her kuruşun hesabının yapıldığını, temel gıda ürünlerine erişimin zorlaştığını belirten Kısacık, bu tabloya dikkat çekti.
Yüksek faiz politikasının, uluslararası yatırım fonları için Türkiye’yi cazip bir getiri alanına dönüştürdüğünü söyleyen Kısacık, bazı küresel finans kuruluşlarının ve büyük bankaların Türkiye’yi “carry trade” açısından öne çıkardığını hatırlattı. Bu durumun kısa vadeli kazanç sağlasa da uzun vadede sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmadığını ifade etti.
Konuşmasının sonunda vergi politikalarına da değinen Kısacık, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnaf üzerindeki vergi baskısının azaltılması gerektiğini söyledi. Kayıt dışılıkla ve büyük ölçekli vergi kaçaklarıyla daha etkin mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Kısacık, büyük holdingler, bankalar, yasa dışı bahis gelirleri ve vergi kaçıran kesimlerin daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundu.




