Geleneksel keçe sanatını mitoloji, tarih ve doğadan aldığı ilhamla modern resim tekniğine dönüştüren SEYMER usta öğreticisi Betül Öztürk, kadim bir mirası Adana ESAS 01 AVM’de düzenlenen yıl sonu sergisiyle taçlandırdı. Tamamen doğal yün, su ve sabun kullanarak ürettiği tabloları iğneyle ilmek ilmek işleyen Öztürk, detayına göre yapımı bir ayı bulan eserleriyle geleneksel sanata yepyeni bir boyut kazandırıyor.
"Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak görmüyorum"
Betül Öztürk, “Geleneksel keçe sanatını; mitoloji, tarih, halk bilimi ve doğadan ilham alarak yorumluyor, keçe tekniğini resim sanatıyla buluşturuyorum. Keçi yününden takke, şal, çanta, tablo, hediyelik eşya, oyuncak ve çeşitli dekoratif ürünler üreterek bu kadim sanatı yaşatmaya çalışıyorum. Keçe; doğal yün, su, sabun ve emekle şekillenen, hiçbir kimyasal madde içermeyen değerli bir malzemedir. Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak görmüyorum. Benim için keçe; sabrın, emeğin ve dönüşümün sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel mirasımızın yaşatılmasına katkı sağlıyor hem de doğayla uyum içinde yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.
"İlmek ilmek işliyorum"
Öztürk, “Keçeden yaptığım tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işliyorum. Tamamen el emeğiyle hazırlanan bu çalışmaların tamamlanması, detay yoğunluğuna göre yaklaşık bir ayı bulabiliyor. Şu anda SEYMER’de eğitim veriyorum. Bebeğim olduktan sonra organik ve doğal ürünleri araştırmaya başladım. Günümüzde yeşil alanların azalmasıyla birlikte yünle tanıştım. Yünden halı yaparak çocuğumu onun üzerinde büyüttüm; birlikte oyun oynadık, oyuncaklarını da yünden yaptım. Bu süreçte keçe ve yün sanatına olan ilgim arttı ve zamanla kendimi bu alanda geliştirdim.Keçi ve yünün değerinin, toprak kadar kıymetli olduğunun bilinmesini istiyorum” şeklinde konuştu.





