Kanal İstanbul’daki rant başka

20.01.2020 - Pazartesi 18:22

Kanal
İstanbul’da 500.000 işçi istihdam edileceği Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından
söylendi. Çok tehlikeli sınıfta değerlendirilecek olan kanal İstanbul
şantiyesinde 2.000 iş güvenliği uzmanı, 850 işyeri hekimi, 500 DSP(işyeri
sağlık personeli) ayrıca binlerce ara personel (İSG Teknikeri) istihdam
edilecek demektir. Kanal İstanbul’da rant var mı? Evet, iş sağlığı ve güvenliği
çalışanları için rant var.

***

Sendikamızın
örgütlediği İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanlarının en büyük sorunu işsizliktir.
Ekonomik kriz ile birlikte özellikle durma noktasına gelen inşaat sektörü başta
olmak üzere iş imkânı bulamayan meslektaşlarımız için yeni bir iş alanı olacak
kanal İstanbul şantiyesinin başlamasını dört gözle bekliyoruz. 

***

Meslektaşlarımızın
büyük bir kısmı inşaat sektöründe çalışıyor idi. İnşaat sektörünün durması ile
birçok arkadaşımız işsiz kalmıştı. Tekrar iş imkânı bulacağımız ve ekonomiye de
hareketlilik kazandıracak olan Kanal inşaatının bir an önce başlamasını
istiyoruz.

***

Karşı
çıkanlar tarihi unutmaktadır. Dünya’dan değil ülkemizden örnek vermek
gerekirse; Efes tarihte bir kıyı kenti idi. Gediz ırmağının taşıdığı alüvyonlar
ile içerilerde kaldı. Aynı tehlike İzmir içinde olunca Gediz ırmağının yatağı
değiştirilmişti. İstanbul’un şuan mesken olan yerlerin zemin kısmı yapılan
rezidanslar yapılan metro inşaatları ile zaten metrelerce kazılmış ve beton ile
doldurulmuş vaziyette. 21 metre kazılacak olan kanal inşaatı bu konuda devede
kulak kalır. Ben bir çevre uzmanıyım. 6 yıl Çevre Danışmanlığı yaptım. ÇED
koordinatörüyüm. Maden ocakları için de çok fazla spekülatif söylemler yapıldı.
Ülkemiz sadece yerüstü zenginlikleri ile geçinemez ilerleyemez. Varsa çevre ile
ilgili veya başka bir sorun bunu konunun muhatapları zaten dile getirecektir.
Ancak biz hitap ettiğimiz sınıfın dertlerini de gündeme taşımak çözüm bulmakta
zorundayız. 

***

Kanal
İstanbul yapılsın demek yandaşlık değil yapılmasın demek muhaliflik değildir.
Bizim baktığımız pencere iş, istihdam, ekmek penceresidir. Bu demek değildir ki
güzellikler talan edilsin. 

***

İş
alanları demek sadece fabrika demek değildir. Enerji, tarım, turizm gibi iş
alanları da elbette açılsın. Olumlu olumsuz bir sürü etkileri illaki olacaktır.
Hepimiz günlük hayatta çevreyi kirletiyoruz. Suyu harcıyoruz ve var olan dünya
hammaddesini bitiriyoruz. Bu israflar olmasa zaten yeni tekniklere ihtiyaç
kalmaz. Plastik neden üretildi ve bu kadar yaygın neden kullanılıyor? Bunu bir
düşünmek gerekiyor. Bir linç kültürünün peşine takılmamak gerekiyor.

YORUM YAZ