Kadın ve çocuk istismarına dikkat çektiler

23.10.2019 - Çarşamba 17:57

(HABER MERKEZİ) – TOROS - Adana Kadın Platformu
“HAKLARIMIZDAN DA HAYATLARIMIZDAN DA VAZGEÇMİYORUZ!” başlığıyla Abidin Dino Parkı’nda
basın açıklaması düzenledi. Kadın platformu adına basın açıklamasını okuyan
Avukat Sevil Aracı Bek, “Her gün ülkenin dört bir yanından onlarca şiddet
haberi geliyor. Ülkede kadınlar için ölümün “olağan” biçimi neredeyse lüks
haline geldi. Sadece Eylül ayında en az 53 kadın öldürüldü. Adana’da da ne
yazık ki bu yıl içinde Leyla Avcı, Melike Demirci... gibi pek çok kız kardeşimizi
kadın cinayetlerine kurban verdik” dedi.

 ETNİK KÖKENİN VE KİMLİĞİN ÖNEMİ YOK

İstismara uğrayan ve istismarı yapanların etnik kimliğinin,
kökeninin öneminin olmadığına dikkat çeken Bek, ”Kadınlara ve çocuklara yönelik
şiddet ve taciz olayları da artarak devam ediyor. Üstelik Adana’da en son bir
çocuğa karşı işlenen cinsel istismar vakası, ırkçı bir protestonun vesilesi
haline getirildi. Oysa bizler istismarı yapanların etnik kimliğinin, kökeninin
önemli olmadığını düşünüyoruz. Mesele bu suçlara karşı yeterince önleyici ve
engelleyici tedbirlerin alınmaması, suçluların gereğince cezalandırılmamasıdır”
şeklinde konuştu.

ÇOCUK İSTİSMARI MEŞRULAŞTIRILIYOR

Biz Kadın Cinayetlerini ACİL ÖNLEyin dedikçe kadınların
hayatlarını iyice tehlikeye atan, şiddeti hayatlarımıza musallat eden
düzenlemelerle karşı karşıya kalıyoruz diyen Bek,”Kadınların nafaka hakkını
gasp etmeye yeltenen, farklı kesimlerden kadınların isyanıyla defalarca
püskürttüğümüz 'çocuk istismarcılarına affı' yeniden gündeme getiren ikinci
yargı paketi de böylesi bir düzenleme... Kadınları ekonomik olarak
güvensizleştirerek şiddet dolu evliliklere mahkum ettiği yetmediği gibi 15 yaş
altında evliliği, yani çocuk istismarını da meşrulaştırıyor! Sonuç tam bir
ikiyüzlülük: Kızlar çocuk yaşta evlendirilecek, istismarcılar bir şekilde
affedilecek, bir gün şiddetten uzaklaşmak için boşanmaya kalktıklarında da
"kendi imkanlarınla geçin" denecek! Buna daha kaç defa #hayır dememiz
gerekecek??” dedi.

ÖLMEK İSTEMİYORUZ

Kolluk güçlerinin umursamazlığından yargının adaletsiz
kararlarına, sosyal hizmetlerin ve yerel yönetimlerin kayırmacı, aşağılayıcı,
kadınları yardıma muhtaç hale getirici uygulamalarından din şarlatanlarının
kadınları suçlayan, aşağılayan fetvalarına...Kriz sürecinde önce kadınlardan
“fedakarlık” istenmesine... Kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına...Krizin
yüküne, işsizliğe, yoksulluğa... Hepsi bir bütünün parçası olan bu
politikalarla hayatımızı karartanlara öfkeliyiz!

“EN KÖTÜ BARIŞ, EN İYİ SAVAŞTAN DAHA İYİDİR”

Bek,”Bir yandan da savaşın o korkunç yüzü ile karşı
karşıyayız. 9 Ekim’de başlatılan Suriye’ye yönelik askeri operasyonda
Nusaybin, Suruç, Akçakale ve sınır bölgesinde 18, Suriye tarafında ise 72 sivil
hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı, yaklaşık 300 sivil bulunduğu yerleri
terk etti. 9 günlük askeri operasyon sonrasında Türkiye ile ABD arasında
yapılan antlaşma gereği 120 saatliğine ateşkes sağlandı. “En kötü barış, en iyi
savaştan daha iyidir” diye düşünüyor, BARIŞ talebimizi bir kez daha ilan
ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

YORUM YAZ