Adana denilince akla gelen ilk şeyler kebabı, şırdanı, bicibicisi olsa da aslında kent sözlü kültürü ile de Türkiye'ye nam salmış durumda. Geçmişi yüz yılı aşan bazı türküler ilk olarak bu bölgede söylenmiş, zamanla kuşaktan kuşağa aktarılmış, derlenmiş ve kayıt altına alınmış. Çukurova'nın gündelik hayatını, özlemlerini, göçlerini ve toplumsal yapısını yansıtan bu eserler bugün hâlâ halk müziği repertuvarında yaşıyor. Türkiye'nin 81 şehrinde ise Adana türküleri halkın mutluluğuna ve hüznüne eşlik etmeye devam ediyor.

TÜM TÜRKİYE BU TÜRKÜYÜ BİLİYOR

'Adana Köprü Başı', anonim bir halk türküsü olarak Türk halk müziği repertuvarında yer alıyor. Uşşak makamında ve 2/4'lük usûlde yazılmış olan eser, halk arasında 'Vur Çapayı Çapayı' adıyla da biliniyor. Türkü, folklor araştırmacısı Halil Atılgan tarafından derlenmiş ve müzisyen Selahattin Sarıkaya'nın desteğiyle notaya alınarak TRT arşivine 4219 repertuvar numarasıyla kaydedilmiş durumda.

Eserin ismini aldığı 'Köprü Başı', Adana'nın tarihi Taşköprü'sünün iki ucundaki kemerli kapıları tanımlamak için kullanılmış. Evliya Çelebi'nin Seyahatnâmesi'nde de geçen bu kapılar, tarih boyunca Adana Kalesi'nin giriş-çıkışlarını kontrol eden, aynı zamanda savunma ve gümrük işlevi gören yapılar olarak biliniyor.

Türkünün farklı bölgelerde 'Vur Çapayı Çapayı' adıyla çeşitli versiyonları bulunuyor. Zaman içinde geleneksel formunun dışında, alternatif müzik türlerinde de yeniden düzenlenerek farklı sanatçılar tarafından seslendirildi.

AMAN ADANALI CANIM ADANALI...

Adana'da elektrik kesintisi listesi belli oldu! İşte 21 Temmuz'da etkilenecek ilçeler
Adana'da elektrik kesintisi listesi belli oldu! İşte 21 Temmuz'da etkilenecek ilçeler
İçeriği Görüntüle

'Adana'nın Yolları Taşlık' ya da halk arasında sıkça anıldığı şekliyle 'Aman Adanalı', rast makamında ve nim sofyân usûlünde icra edilen anonim bir türkü olarak biliniyor. Günümüzde birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserin ilk olarak notaya alınışı ise melodik yapısına uygun şekilde 20. yüzyılın ortalarında oldu.

Türkünün sözlerinde Adana'nın coğrafi yapısına dair ifadeler yer alsa d kaynaklarda eserin İstanbul'un Erenköy semtinde doğduğuna işaret eden bir hikâye öne çıkıyor. Anlatıya göre 19. yüzyılın sonlarında Adanalı Sadi Bey, Kuleli Askerî Lisesi'nde görev yaparken, dönemin Tersane Nazırı Muhittin Paşa'nın kızı Ruhiye Hanım ile aralarında bir aşk başlar. Ruhiye Hanım, duygularını gizlice 'Aman Adanalı, canım Adanalı' diye mırıldanarak dile getirir. Bu sözler zamanla etrafta yayılır ve ailenin haberi olur. Aşk saraya kadar ulaşınca, telkin üzerine evlilik gerçekleşir. Düğün gecesi sabaha kadar bu türkü söylenir ve türkü zamanla bugünkü hâlini alır.

Söz konusu hikâyede geçen 'Adanalı' ifadesiyle birlikte türkünün kahramanı da bir Adanalı olsa da melodik yapısının ve hikâyesinin İstanbul kaynaklı olduğu yönünde görüşler de var. Bu yönüyle eser, Adana ile bağlantılı olmakla birlikte teknik olarak bir İstanbul türküsü olarak da değerlendirilebiliyor.

SÖZLÜ KÜLTÜRLE BUGÜNE ULAŞAN 22 ADANA TÜRKÜSÜ

Adana'ya ait olduğu bilinen 22 türkü, sözlü kültür yoluyla günümüze kadar taşındı. Bu eserler arasında şunlar da bulunuyor:

'Ela Gözlü Nazlı Yari'
'Yemenimde Hare Var'
'İbrişim Örmüyorlar'
'Aşağıdan Gelen Gelin Alıcı'
'Camızı Bağladım Otluğa Yakın'
'Asker Oldum Giydim Yelek'

Bazıları aşk ve hasret, bazıları göç ve yoksulluk, bazıları ise toplumsal yapı üzerine yazılmış. Ortak noktaları ise tamamının Adana merkezli ya da Adana çevresinde şekillenmiş olması.

ADANA TÜRKÜLERİ TÜM TÜRKİYE'YE NASIL YAYILDI?

1980'li yıllardan sonra halk müziği sanatçılarının çıkardıkları kasetler ve TRT repertuvarı Adana türkülerini Türkiye çapında tanınır hale getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi