"İktidar kendi rekorunu kırmaya aday"

21.04.2020 - Salı 12:34

(HABER
MERKEZİ)-TOROS- Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, 18
Nisan 2020 tarihli ve 31103 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 649 sayılı
Hububat ve Bakliyat İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması kararı kapsamında
ithalatta gümrük vergisinin yanı sıra ek mali yükümlülüklerin kaldırılmasının
ülke tarımına darbe vurduğunu belirtti.

İktidarın
yanlış tarım politikaları sonucu 2019 yılında buğday ithalatında Cumhuriyet
tarihinin rekorunun kırıldığını kaydeden İncefikir, alınan bu kararla iktidarın
kendi rekorunu kırmaya aday olduğunu söyledi. İncefikir şöyle konuştu:

“Türkiye’nin
2019 yılındaki buğday ithalatı 9 milyon 827 bin ton olup hububat ve hububat
ürünü ithalatına 3,7 milyar dolar ödeme yapılmıştır. Resmi Gazete’de yayımlanan
Cumhurbaşkanı Kararı ile 2,5 milyon ton hububat ve 100 bin ton kuru baklagil
ithalatı için gümrük vergisi sıfırlandı. Çiftçinin kara gün dostu olan Toprak
Mahsulleri Ofisi’nin alınan bu kararlarla tarımsal ürün ithalatı yapan bir
tüccardan farkı kalmamıştır. Oysa ofisin ana görevi piyasada oluşacak dengesiz
arz talep karşısında çiftçiyi korumak ve dengeyi sağlamaktır.”

DIŞA BAĞIMLI OLMAYAN BİR ÜRETİM POLİTİKASINA
GEÇİLMELİ

Türkiye’nin
su, toprak ve iklim açısından değerlendirildiğinde tarımsal üretim potansiyeli
zengin bir ülke olduğunu, ancak tarım sektöründeki mevcut sorunların bu
potansiyelin etkin kullanımını engellediğini dile getiren İncefikir şöyle
konuştu:

“Tarım sektörü
bir değişim yaşıyor. Son on yılda ekilen tarım alanlarında ciddi bir düşüş var,
tarımda istihdam edilenlerin sayısı azalıyor ve gayrisafi yurtiçi hasıladan
tarımın alması gereken pay giderek küçülüyor. Hububatta kendi kendine yetiyor
olması ve son on yılda üretimde bir artış görülmesine rağmen hububat ithalatı
giderek artmıştır. Benzer durum yağlı tohumlar için de geçerlidir. Gıda
güvenliği de düşünülerek Türkiye tarımı için iç tüketime yeterli, dışa bağımlı
olmayan bir üretim politikasına geçilmelidir.

TARIMSAL DESTEKLER ARTIRILMALI

Çiftçilerin
üretimden vazgeçmemeleri için tarımsal desteklerin artırılması gerektiğine
vurgu yapan İncefikir konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tarımsal
üretimin planlı bir şekilde yapılarak tarımın kendi kendine yeter seviyeye getirilmesi
için kırsal alanları daha yaşanabilir bir hale getirmeliyiz.  Dövizdeki artışa paralel artan girdi
fiyatlarındaki yükselişi frenlemek için girdilerde KDV indirimi dahil üreticiyi
ve üretimi rahatlatıcı önlemler alınmalı, ek destekler açıklanmalıdır. Tarımsal
girdi kapsamında kullanılan mazottaki KDV yüzde 1’e düşürmeli, mazot çiftçilere
1,6 TL’den verilmelidir. Tarımsal su kullanım ve elektrik borçları ertelenerek,
salgın sürecince sulama hizmetleri ücretsiz verilmelidir.   

Üreticiden
tüketiciye kadar güven ortamına dayalı sağlıklı besin zinciri kurulmalı ve tüm
tarımsal ürünler prim ödenmeksizin devlet tarafından sigortalanmalıdır.”

YORUM YAZ