İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesince Silivri'de görülen rüşvet ve ihale davasının bugünkü duruşmasında, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam edildi. Davanın kritik isimlerinden biri olan Adana Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Zeydan Karalar, duruşma salonunda tutuksuz sanıklara ayrılan kısımda yerini alarak yargılama sürecini yakından takip etti.
"Bir yıldır işlemediğim bir suçtan dolayı ceza çekiyorum"
Duruşmada söz alan tutuklu sanık Özcan Zenger, hakkındaki suçlamaları ve mütalaayı kesin bir dille reddetti. Resmi kayıtlarda Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü olarak geçmesine rağmen aslında düz işçi olduğunu belirten Zenger, herhangi bir rüşvet ilişkisinin parçası olmadığını savundu.
Zenger, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Ne talimatla ne kendi isteğimle kimseden ne para aldım ne de kimseye para verdim. HTS kayıtlarındaki çelişkiler ifade edildi. Daha önce belirttiğim gibi ne kendi adıma ne başkasının adına kimseden herhangi bir talebim olmamıştır. Ben işlemediğim bir suçtan dolayı hiçbir delil yokken bir yıldır ceza çekiyorum. Bu da benim çok zoruma gidiyor. Eşimden, çocuklarımdan, torunlarımdan bir yıldır ayrıyım."
"Kendi halinde emekli hayatı yaşayan bir kişiyim"
Yıllarca kadrolu işçi olarak çalıştıktan sonra emekli olduğunu ve dört torun sahibi olduğunu dile getiren Özcan Zenger, adaletsizliğe uğradığını ileri sürdü. Benzer suçlamalarla karşı karşıya kalan diğer isimlerin tutuklanmadığını veya serbest bırakıldığını hatırlatan Zenger, "Hiç soruşturma konusu yapılmaması gereken bir iddia ile bir yıldır tutukluyum. Beraat etmem gerektiğini düşünüyorum" diyerek mahkeme heyetinden tahliyesini ve beraatini talep etti.
Esas hakkındaki iddialar dikkat çekiyor
Özcan Zenger duruşma salonunda beraatini talep ederken, dava dosyasındaki iddialar ise oldukça dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; Zeydan Karalar'ın Seyhan Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde, tutuklu sanık Özcan Zenger'in banka hesabına yüklenici firma tarafından tam 11 kez para transferi gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Hesap hareketlerine yansıyan ve rüşvet ağına kanıt olarak sunulan bu paranın mali değerinin, günümüz piyasa koşullarında tam 17 bin adet çeyrek altın satın alabilecek büyüklükte bir meblağa denk geldiği belirtiliyor.
Duruşma, diğer sanıkların ve müdafi avukatların mütalaaya karşı savunmalarıyla devam ediyor.