Orta Doğu’da 28 Şubat 2026 itibarıyla hızla tırmanan gerilim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündemindeydi. Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başladığını belirttiği saldırılardan derin üzüntü duyduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin krizin başından bu yana çözüm için yoğun emek verdiğini hatırlattı.
Liderlerle telefon diplomasisi
Krizin derinleşmemesi adına en üst düzeyde temaslar kurduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini duyurdu. Bölgedeki diğer ülkelerin de benzer çabalar sarf ettiğini belirten Erdoğan, taraflar arasındaki güven bunalımı ve İsrail'in süreci zehirleme çabaları nedeniyle henüz istenen neticenin alınamadığını ifade etti.
Karşılıklı saldırılara sert tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki askeri hareketliliğe ilişkin Türkiye'nin duruşunu net bir dille ortaya koydu:
-
Dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşıladıklarını belirtti.
-
Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez ülkelerine yönelik İran’ın füze ve drone saldırılarını da kabul edilemez bulduklarını vurguladı.
-
Sağduyu hâkim olmazsa bölgenin bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısını yineledi.
Güvenlik birimleri en üst seviyede teyakkuzda
Türkiye'nin ulusal güvenliğine ilişkin de kamuoyunu bilgilendiren Erdoğan, hudut güvenliği ve hava sahası açısından bir sorun olmadığını açıkladı. Asker, jandarma, polis ve istihbarat birimlerinin her türlü tedbiri en üst seviyede aldığını belirten Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve MİT Başkanı'nın muhataplarıyla yoğun temas halinde olduğunu ve gelişmelerin anbean takip edildiğini kaydetti.
Hedef önce ateşkes sonra müzakere masası
Hassas sürecin başarıyla yönetileceğini ifade eden Erdoğan, önceliğin ateşkesin tesisi olduğunu belirtti. Türkiye'nin diplomatik çabalarını hızlandıracağını vurgulayan Cumhurbaşkanı, zor günler aşılana kadar bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.





