27 Haziran 1998'de meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Ceyhan Depremi'nin 28. yıl dönümünde, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini belirten Tatar, riskli yapı stokunun azaltılması, bilimsel planlamanın esas alınması ve afet risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Türkiye'nin yapı stokunun büyük bölümü risk taşıyor"
Dr. Mehmet Tatar, Ceyhan Depremi'nin yanı sıra 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremleri de hatırlatarak, Türkiye'deki mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün deprem güvenliği açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Yıllardır bu konuda uyarılarda bulunulduğunu belirten Tatar, mevcut politikaların riskli yapıların dönüştürülmesi konusunda yeterli sonuç vermediğini dile getirdi.
Riskli binalarda yaşamını sürdüren milyonlarca vatandaşın güvenliğinin sağlanmasının öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı.
"Depremin olup olmayacağını değil, ne zaman olacağını konuşmalıyız"
Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğuna dikkat çeken Tatar, asıl önemli konunun depremin gerçekleşme zamanı olduğunu söyledi.
Yapıların güvenliğinin sağlanabilmesi için zemin etütlerinin eksiksiz yapılmasının ve yapı-zemin ilişkisinin doğru kurulmasının hayati önem taşıdığını belirten Tatar, mühendislik süreçlerinde bilimsel verilerin esas alınması gerektiğini ifade etti.
Bilimsel planlama ve uzman denetimi vurgusu
Afetlere dirençli kentlerin oluşturulabilmesi için planlama, proje ve uygulama süreçlerinin uzman mühendis ve mimarlar tarafından yürütülmesi gerektiğini belirten Tatar, meslek odalarının denetim mekanizmalarındaki rolünün güçlendirilmesini istedi.
Afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların yalnızca yapı üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tatar, şehirlerin bütüncül risk analizleriyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu süreçlerde katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin esas alınmasının önemine dikkat çekti.
"Doğal afetler değil, ihmaller can alıyor"
Dr. Mehmet Tatar, doğal afetlerin tek başına felakete dönüşmediğini belirterek, asıl sorumluluğun yanlış planlama ve ihmaller olduğunu dile getirdi.
Riskli yapılarda yaşamını sürdüren milyonlarca insanın güvenliğinin sağlanmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade eden Tatar, bu konuda merkezi ve yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü kaydetti.
"Afet suçu" tanımlanmalı
Dr. Mehmet Tatar, afetlerde ihmali bulunan kişi ve kurumların hukuki sorumluluğunun daha açık şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nda "afet suçu" kavramının tanımlanmasının önem taşıdığını ifade eden Tatar, sorumluların hesap verebilir olmasının afet yönetimi açısından caydırıcı olacağını dile getirdi.
Deprem yönetmelikleri güncellenmeli
Tatar, jeoloji mühendislerinin ürettiği bilimsel verilerin planlama ve yapılaşma süreçlerine daha etkin şekilde yansıtılması gerektiğini söyledi.
Türkiye Diri Fay Haritası esas alınarak deprem tehlike haritalarının ve ilgili yönetmeliklerin güncellenmesini öneren Tatar, yerel yönetimlerin de afet risk planlarını bu doğrultuda revize etmesi gerektiğini ifade etti.
Afet risk yönetiminde yeni yaklaşım çağrısı
Gelecekte benzer acıların yaşanmaması için afet risk yönetiminin katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Tatar, afet risk azaltmaya yönelik yatırımların bir maliyet değil, zorunlu bir kamu yatırımı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Merkezi ve yerel yönetimlere çağrıda bulunan Tatar, bilimsel veriler ışığında hareket edilmesinin can ve mal kayıplarını azaltmada en etkili yöntem olduğunu vurguladı.
Dr. Mehmet Tatar'ın Öne Çıkardığı Başlıklar
- Riskli yapı stokunun hızla azaltılması
- Deprem gerçeğinin kabul edilmesi
- Zemin etütlerinin eksiksiz yapılması
- Bilimsel planlama ve uzman denetiminin güçlendirilmesi
- Meslek odalarının denetim süreçlerinde etkin rol alması
- Türk Ceza Kanunu'nda "afet suçu" tanımının yapılması
- Deprem yönetmeliklerinin güncellenmesi
- Yerel yönetimlerin afet risk planlarını yenilemesi
- Afet risk azaltma yatırımlarının artırılması