Bulut, "İktidar algı yönetiyor"

14.04.2020 - Salı 23:16

(HABER MERKEZİ)-TOROS-CHP Adana Milletvekili Burhanettin
Bulut, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye'de, özellikle corona
pandemisiyle birlikte sağlık ve ilacın daha çok tartışılır hâle geldiğini
söyledi.  "İlaç stratejik bir
üründür" diyen Bulut,  iktidarın
başka alanlarda da olmak üzere yerli ve millî tartışmalarının içerisine ilacı
da aldığını kaydetti.

TÜRKİYE’DE İLAÇ ARAŞTIRMASINA AYRILAN PAY BİNDE BİR

CHP’li Bulut, “İktidar yerli otomotivde olduğu gibi ilacı da
sadece söylemle, siyasetin algı yönetimine ilişkin bir tanımın içerisine aldı. Türkiye'de
üretimine baktığınızda, 83 tane yerde ilaç üretiliyor yani Türkiye'de ilaç
üretiminde herhangi bir sıkıntı yok. Ancak katma değeri yüksek ilaçlarda, yeni ürünlerde
sıkıntı var. Türkiye'de ithal ilaç oranı TL bazında yüzde 48, yaklaşık 20
milyar TL tutmasına rağmen kutu bazında yüzde 12'yi geçmiyor. Yerli ilaca
destek vermek için, araştırma geliştirmelere destek vermek lazım. Bakıyorsunuz
Türkiye'ye, bu destek binde 1 durumunda. AR-GE payı etken madde aldığımız
Hindistan'da yüzde 11'lerde, Çin'de ise yüzde 14'lerde” dedi.

YERLİ İLAÇ SANAYİİNE DESTEK VERİLMELİ

Yerli ilaç sanayiinin de sıkıntı içerisinde olduğunu kaydeden
Bulut,  100 milyonluk bir yatırımla biyoeşdeğeri
yüksek biyoilaçlar ürettiklerinde ruhsat almada sıkıntılar yaşadıkları için bu
ürünü piyasaya süremediklerini söyledi. Yerli ilacı, üretim yapan 83 firmayla
yapılması gerektiğinin altını çizen Bulut,  Abdi İbrahim’in, yüz yıllık; Nobel ilaç; Eczacıbaşı,
Deva’nın en az 50 yıllık geçmişi olduğunu bildirdi.

ABDİ İBRAHİM ÖRNEĞİ

Bir ürünün yeniden üretilebilmesi ve piyasaya sürülmesi için,
bir ekonomik getiri elde edilebilmesi için o yatırımda bir de deneyim olması
gerektiğini kaydeden Bulut, ”Bunlar varken, yandaşlarla ve para getirisi olacak
alanlardaki yatırımlarla bunlar götürülmeye çalışılıyor. Yapılacak şey, bu
firmalara destek vermek. Abdi İbrahim İlaç Sanayi, Türkiye'de corona tedavisinde
kullanılan ilacı üreterek Sağlık Bakanlığına ücretsiz olarak verdi. Tüm bunlar
ilacın ne kadar stratejik olduğunun göstergesi” ifadelerini kullandı.

HIFZISSIHHA 1936 YILINDA DA 17 TANE AŞIYI TÜRKİYE'YE SUNDU

Cumhuriyet tarihinden örnek veren Bulut şöyle devam etti:

Hıfzıssıhha Enstitüsü 1928 yılında kuruldu. 1936 yılında da
17 tane aşıyı Türkiye'ye sundu. Ne zaman yaptı bunu? 1928 yılında Genel
Kurmayın binası yokken, Başbakanlığın binası yokken Hıfzıssıhha Enstitüsüne
bina yapıldı. Bu, o ülkede aşı üretimi için motivasyonun göstergesidir. Sizin
motivasyonunuz neye ilişkinse oraya değer verirsiniz. Amaç, yerli ilaç üretmek
değil de yandaşı palazlandırmaksa ya da daha çok kârsa o zaman, siz, bu alanda
olmayanlara destek verirsiniz. Bugün, Türkiye'deki motivasyon sarayın 5
müteahhidinin dışında değildir.

YORUM YAZ