Bu Şehirde Yoksulluk Fısıltıyla Yaşanıyor

Pazarda fileler hafif, evlerde sessizlik ağır. Adana’da yoksulluk artık bağırarak değil, susarak yaşanıyor. Kimse anlatmıyor ama pazarda, dolmuşta, okulda herkes aynı gerçeği görüyor.

Abone Ol

Kimse yüksek sesle anlatmıyor. Ama herkes biliyor. Adana’da yoksulluk artık manşetlerde değil, günlük hayatın içinde yaşanıyor.
Pazarda fileye değil, etikete bakarak dolaşan insanlar var. Dolmuşta kartını uzatırken şoförle göz göze gelmemeye çalışanlar…
Okulda “harçlık istemiyorum” diyen çocuklar… Kimse “yoksulum” demiyor. Çünkü yoksulluk artık bir hâl değil, bir utanma duygusuna dönüştürüldü.

Pazarda Suskunluk Var

Tezgâhın önünde durup bir kilo değil, iki tane domates alan kadınları görüyoruz. “Yarım kilo olur mu?” sorusu bile artık lüks.
Fileler hafif ama omuzlar ağır. Pazarcı da susuyor, müşteri de… Çünkü ikisi de aynı gerçekle karşı karşıya: Alım gücü düştü, hayat pahalılaştı.

Dolmuşta Hesap Var

Adana’da dolmuş, kentin aynası gibidir. Kim nereden biner, nerede iner, kim kartını kaç kez doldurur…
Hepsi orada belli olur.

Kart bakiyesinin yetmediğini fark edince “Bir dahaki sefere veririm abi” diyenler çoğaldı.
Şoförler bazen ses etmiyor. Çünkü onlar da akşam eve döndüğünde aynı hesabı yapıyor: Mazot mu, mutfak mı?

Okullarda Görünmeyen Açlık

En sessiz yoksulluk ise okullarda. Beslenme çantası boş olan çocuklar, kantine bakıp hiçbir şey almayanlar, öğle arasında “tokum” diyenler…

Öğretmenler görüyor ama konuşamıyor. Çocuklar yaşıyor ama anlatamıyor. Çünkü bu ülkede yoksulluk, en çok çocukken öğreniliyor.

Rakamlar Başka, Hayat Başka

Açlık sınırı 29 bin lira deniyor. Yoksulluk sınırı 90 bin liraya dayanmış durumda.

Ama Adana’da binlerce aile asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Emekliler ayın yarısını değil, ilk haftasını hesaplayarak yaşıyor. Resmi açıklamalar “göreli yoksulluk”tan söz ediyor. Oysa pazardaki, dolmuştaki, okuldaki yoksulluk mutlak ve gerçek.

En Acısı: Alışmak

Belki de en tehlikelisi bu… İnsanlar artık yoksulluğa alışıyor. Eksilmeye, vazgeçmeye, kısmaya… Et değil, meyve değil, önce kendinden feragat ediyor.

Adana sıcak bir şehir.
Ama bu kış en çok cepler üşüyor.

Ve kimse anlatmıyor… Ama herkes biliyor.