Başka Bir Yerde Başka Bir Ben

Abone Ol

İnsan bazen yaşadığı bir anın içinde açıklayamadığı bir yakınlık hisseder. Sanki aynı sahne daha önce kurulmuş, aynı cümle başka bir yerde çoktan söylenmiştir. Bir kapının önünden geçerken içeriğini bilmeden tanıdık gelmesi, hiç gidilmeyen bir şehrin yabancı hissettirmemesi ya da alınmayan bir kararın içte bıraktığı garip boşluk… Belki de zihnin derinliklerinde dolaşan bu hisler, yalnızca hafızanın oyunu değildir.

Paralel evren düşüncesi, bilimin sınırlarında tartışılan ama insan ruhunda çok daha eski bir karşılığı olan bir kavramdır. Her seçimin başka bir ihtimali doğurduğu, her vazgeçişin başka bir yaşam başlattığı fikri… Belki bu dünyada seçmediğimiz yollar, başka bir düzlemde yürünmeye devam ediyordur.

Bugün bulunduğumuz hayat, verdiğimiz kararların toplamıysa; vermediğimiz kararlar nereye gidiyor? Söylenmeyen sözler, açılmayan kapılar, başlanmayan hayatlar… Belki hepsi başka bir düzende varlığını sürdürüyor.

İnsan bazen sebepsiz bir özlem hisseder. Sahip olmadığı bir hayatı özler gibi… Tanımadığı bir yüzü bekler gibi… İşte belki de bu duygular, sadece bugüne ait değildir. Belki içimizde, başka ihtimallerin yankısı dolaşıyordur.

Bir anda kurulan güçlü bağlar da bunu düşündürür. Bazı insanlar hayata geç gelir ama sanki çok önceden tanınıyormuş gibi yerini bilir. Bazı karşılaşmaların açıklanamaz ağırlığı, sadece tesadüfle açıklanamayacak kadar derindir.

Paralel evren fikri, insana yalnızca başka olasılıkları değil, mevcut hayatın değerini de hatırlatır. Çünkü her seçilen yol, aynı anda yüzlerce ihtimalden vazgeçmek demektir.

Belki başka bir yerde, başka bir ben; hiç korkmadan konuştu, gitmek istediği yere gitti, vazgeçmedi, sustuğu yerde sesini yükseltti.

Ve belki de insanı en çok düşündüren şey şu sorudur:
Acaba şu an yaşadığım hayat, ihtimaller içinde gerçekten seçtiğim hayat mı?