Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Milli Parklar Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin görüşmeleri sırasında Meclis kürsüsünden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Doğal alanların denetim dışına çıkarılarak ranta açılmak istendiğini savunan Barut, yaşam alanlarının korunması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Teklifin hazırlanış biçimini eleştiren Barut, sürecin ortak akıl yerine tek taraflı bir anlayışla yürütüldüğünü belirterek, “Yine bildik bir manzara ile karşı karşıyayız. ‘Ben yaptım, oldu’ anlayışı bu yasa teklifinde de kendini gösteriyor. Oysa ülkemizin ortak akla, birlikte düşünmeye ve eksikleri gidermeye ihtiyacı var” diye konuştu.
Barut, muhalefetin komisyon aşamasında sunduğu öneri ve itirazların dikkate alınmadığını dile getirerek, teklifin Anayasa’ya ve mevcut yasal düzenlemelere aykırı sonuçlar doğuracağını savundu. “Haklı itirazlarımız dikkate alınmadı. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle korunan doğal alanlar bu düzenlemeyle talana açılmaktadır. Bu girişime kayıtsız kalmamız mümkün değil” dedi.
"Bu talana göz yumamayız”
Yasa teklifinde yer alan bazı düzenlemelerin ciddi riskler içerdiğini vurgulayan Barut, milli parklar ve korunan alanlarda turistik tesislere izin verilmesinin planlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Rant ve talan hırsıyla milli parklar, tarihi alanlar ve doğal yaşam yok edilemez. İzin vermeyiz. Bu talana göz yumamayız.”
Barut, teklif kapsamında korunan alanların uzun süreli tahsislere açılmasının öngörüldüğünü belirterek, “49 yıllığına tahsis sağlanıyor, ardından ‘başarılı’ bulunması halinde bu süre 99 yıla kadar uzatılabiliyor. Enerji iletim hatları, ulaşım ve altyapı tesislerinin yapılmasının önü açılıyor. Kamu yararı denilerek zeytinlikleri, ormanları, tarım topraklarını hedef alan anlayış burada da karşımıza çıkıyor” dedi.
“Gerçekleri gizleyerek süreci hızlandırmaya çalışıyorlar"
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne döner sermayeli işletme kurma yetkisi verilmesinin ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle genişletilmesinin de sakıncalarına dikkat çeken Barut, kamuya ait alanların özel şirketlere devredilmek istendiğini savundu.
Ekolojik dengenin korunmasına yönelik söylemlerin yeterli olmadığını ifade eden Barut, “Gerçekleri gizleyerek süreci hızlandırmaya çalışıyorlar. Amaç çok açık. Doğayı koruduklarını söylüyorlar, ancak düzenleme yapılaşmanın önünü açıyor” şeklinde konuştu.
Konuşmasında doğanın bütüncül biçimde korunmasının zorunluluğuna işaret eden Barut, kalkınmanın ekosistem temelli planlanması gerektiğini belirterek, “Doğayı tahrip etmeden, ranta geçit vermeden topluma fayda sağlayan bir yaklaşım zorunludur” dedi.
Barut, doğa koruma çalışmalarında teknoloji kullanımının önemine de değinerek yapay zekâ destekli tür izleme sistemleri, coğrafi bilgi sistemleri ve bilimsel verilerin etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak yalnızca teknolojinin yeterli olmayacağını vurgulayan Barut, bilimsel çalışmalar ile kamu yönetimi arasında güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğini ifade etti.
"Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız"
Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Barut, doğa eğitiminin yaygınlaştırılması, gönüllü koruma programlarının desteklenmesi ve korumanın bir yük değil fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün daha etkin çalışabilmesi için personel sayısının artırılması, bölge müdürlüklerinin yetkilerinin güçlendirilmesi ve teknolojik altyapının yenilenmesi gerektiğini dile getiren Barut, kaçak avcılık ve habitat tahribatına yönelik cezaların da caydırıcı hale getirilmesini istedi.
Türkiye’de korunan alan oranının dünya ortalamasının altında olduğunu hatırlatan Barut, bu oranın artırılması gerektiğini ancak yeni düzenlemelerle başka sorunların yaratılmaması gerektiğini söyledi.
Barut, konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunarak, “Bizden sonra gelen kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız. Gelin yanlıştan dönün, ortak akılla, bilimin ışığında bu düzenlemeleri birlikte hayata geçirelim” ifadelerini kullandı.





