İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, 5 Temmuz 2009 tarihinde yaşanan Urumçi Katliamı'nın yıl dönümünde Doğu Türkistan'da yaşanan insan hakları ihlallerini gündeme taşıdı.
Konuşmasına Urumçi Katliamı'nı anarak başlayan Türkeş Taş, bu tarihin yalnızca Doğu Türkistanlı soydaşlar için değil, tüm Türk milleti açısından hafızalarda derin iz bırakan acı bir gün olduğunu ifade etti.
"5 Temmuz 2009 Urumçi Katliamı, yalnızca Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın değil, bütün Türk milletinin hafızasında derin izler bırakan acı bir tarihtir." diyen Türkeş Taş, aradan geçen yıllara rağmen adaletin sağlanamadığını ve Doğu Türkistan'da temel hak ve özgürlüklere yönelik ihlallerin farklı yöntemlerle devam ettiğini söyledi.
"Asimilasyon politikaları hukuki zemine taşındı"
Çin'in bölgede uyguladığı baskı politikalarının artık yalnızca fiili uygulamalarla sınırlı kalmadığını belirten Türkeş Taş, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren "Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası" ile asimilasyon politikalarının hukuki bir zemine taşındığını dile getirdi.
Söz konusu düzenlemenin yalnızca Çin sınırları içinde yaşayan Doğu Türkistanlıları değil, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Uygur Türklerini ve onların sesi olmaya çalışan sivil toplum kuruluşlarını da etkileyebileceğini ifade eden Türkeş Taş, bunun uluslararası kamuoyu açısından ciddi endişe verici bir gelişme olduğunu söyledi.
Uluslararası topluma çağrı
TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada Doğu Türkistan'daki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Türkeş Taş, insan hakları ihlallerine karşı uluslararası toplumun daha güçlü bir duruş sergilemesi çağrısında bulundu.
Doğu Türkistan meselesinin yalnızca bölgesel bir sorun olmadığını belirten Türkeş Taş, evrensel insan hakları ve temel özgürlükler açısından da büyük önem taşıdığını ifade ederek, yaşanan acıların unutulmaması ve benzer ihlallerin önlenmesi için ortak sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.





