CHP Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarım sektörünün içinde bulunduğu sorunlara dikkat çekerek, buğday üretiminde alarm zillerinin çaldığını söyledi. Çiftçinin üretim yapamaz hale geldiğini belirten Barut, uygulanan tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sırasında CHP Grubu adına söz alan Barut, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi krizden geçtiğini, bu durumun tarım sektörünü de derinden etkilediğini ifade etti.
“Önceliğimiz Gıda Egemenliği Olmalı”
Tarımın milli güvenlik kadar önemli olduğunu vurgulayan Barut, gıda egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek, “Asıl sorumluluğumuz üreticiyi ve tüketiciyi korumak, tarım alanlarımızı ve su kaynaklarımızı doğru kullanarak üretimin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Ancak mazot, gübre ve diğer temel girdiler çiftçinin en büyük sorunu haline gelmiştir” dedi.
“Buğday Fiyatı Çiftçinin Beklentisinin Altında Kaldı”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı kilogram başına 16,5 liralık buğday alım fiyatını eleştiren Barut, fiyat artışının maliyetlerin çok gerisinde kaldığını savundu.
Tarımsal enflasyonun yüzde 50’lere ulaştığını ifade eden Barut, “Geçen yıl 13,5 lira olan fiyat bu yıl 16,5 lira olarak açıklandı. Bu artış yaklaşık yüzde 22 seviyesinde. Oysa üretim maliyetleri çok daha yüksek oranlarda arttı. Çiftçinin maliyetinin altında kalan bu fiyat üreticiyi memnun etmedi” diye konuştu.
“Buğdayda Alarm Zilleri Çalıyor”
Türkiye’de buğday ekim alanlarının yıllar içinde ciddi şekilde azaldığını belirten Barut, 2002 yılında 93 milyon dekar olan buğday ekim alanının bugün 70 milyon dekara gerilediğini söyledi.
Türkiye’nin AK Parti iktidarları döneminde 112 milyon ton buğday ithal ettiğini ve bunun için yaklaşık 31 milyar dolar ödendiğini dile getiren Barut, “Bu kaynak yerli üreticiye aktarılsaydı bugün çiftçimizin durumu çok farklı olurdu. Türkiye’de ekili alanların yüzde 40’ını buğday oluşturuyor ancak üretici desteklenmediği için ekim alanları daralıyor” ifadelerini kullandı.
“Çiftçinin Borcu 1,3 Trilyon Liraya Dayandı”
Çiftçilerin üretim yapabilmek için sürekli borçlanmak zorunda kaldığını kaydeden Barut, 2004 yılında 4,5 milyar lira olan çiftçi borcunun bugün 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Yüksek faizler ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin krediye bağımlı hale geldiğini belirten Barut, “Mazot, gübre, tohum ve yem fiyatları katlandı. Çiftçi artık üretmek için bankalara mahkum edildi. Borcunu çeviremez hale gelen üretici büyük bir çıkmazın içinde” dedi.
“Çiftçiye Verilmesi Gereken Destekler Ödenmedi”
Tarım Kanunu’na göre tarıma ayrılması gereken desteğin gayrisafi milli hasılanın en az yüzde 1’i olması gerektiğini hatırlatan Barut, yıllardır bu oranın uygulanmadığını savundu.
Barut, “2007-2026 döneminde çiftçiye verilmesi gereken destek miktarı 2 trilyon 671 milyar lira olmalıydı. Ancak fiilen ödenen destek 686 milyar lirada kaldı. Çiftçiye verilmesi gereken yaklaşık 1 trilyon 986 milyar lira ödenmedi” dedi.
“Çiftçinin Sesini Duyun”
Konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Ayhan Barut, tarımın stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, “Çiftçinin sesini duyun. Çiftçi olmazsa üretim olmaz, üretim olmazsa gıda güvenliği sağlanamaz. Yerli üreticiyi destekleyin, tarımı güçlendirin ki ülkemiz kendi insanını doyurabilsin” diye konuştu.