Millî Mücadele'nin başladığı yer denildiğinde akla çoğunlukla Samsun, Erzurum ve Sivas gelir. Oysa Mustafa Kemal Paşa, daha Mondros Mütarekesi'nin ağır şartlarını Adana postanesinde öğrenirken, bir yandan Anadolu'nun işgal sürecini okuyor, diğer yandan bu gidişe dur diyecek iradenin ilk kıvılcımlarını yine bu şehirde ateşliyordu. Çanakkale'de Adanalı askerlerin direncini gören, yaralıların sargı bezlerinin Adana'dan geldiğini bilen Paşa için bu kent, sadece bir durak değil, bir başlangıçtı.
ADANA'DA KADERİ DEĞİŞTİREN GECE

Mustafa Kemal Paşa'nın 8 Kasım 1918 gecesi Adana Şakirpaşa Konağı'nda yaptığı gizli toplantı, hafızalara 'kurtuluş fikrinin ilk olgunlaştığı an' olarak geçti. Adanalıların 'Malımızla, canımızla yanındayız, öldürmeden ölmeyeceğiz' diyerek padişah yerine millete ve onun yanında olan lidere yaslanmayı tercih etmesi, Paşa'nın 'Oldu bu iş' sözleriyle Milli Mücadele'nin umudunu ateşledi.
ADANALILAR ATATÜRK'E DESTEK VERDİ
Mondros Mütarekesi'nin maddelerini Adana'da öğrenen Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'dan gelen 'İngilizleri kızdırmayalım' telgraflarına karşı, işgalin Anadolu'nun tamamına yayılacağını öngörüyordu. Adanalılar ise memleketlerini terk etmeyeceklerini belirterek işgale boyun eğmeyeceklerini haykırdı.

ATATÜRK ADANA NE İÇİN NE SÖYLEDİ?
Cumhurbaşkanı olduktan sonra da Adana'ya defalarca gelen Atatürk, 1925'te fahri hemşeri ilan edildi. Dörtyol'da çiftlik satın alarak tarım ve sanayide dönüşüm hamlelerini burada başlattı. Seyhan'ı Nil'le kıyaslayıp Çukurova'nın bereketini 'bir devleti besleyecek güçte' gören Atatürk için Adana, sadece geçmişin değil, Cumhuriyet'in ekonomik geleceğinin de merkeziydi.
Bu yüzden Atatürk'ün Adana için söylediği, 'Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana'da doğmuştur' sözleri, kurtuluşun Adana'da başladığının kanıtı niteliğinde.




