Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Kadın Sanayiciler Platformu koordinasyonunda, AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü’nün destekleriyle “Kadın Liderin Gücü ve Kişisel Marka Yönetimi” etkinliği gerçekleştirildi.

Kadınların iş dünyasındaki konumlarını güçlendirmek ve kişisel markalarını daha etkili yönetmelerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen programda; liderlik, özgüven, etkili iletişim, kişisel farkındalık ve sürdürülebilir gelişim konuları ele alındı.

Etkinliğin konuğu Rüzgar Mira Okan, kadın liderliğinin kişinin kendisini tanıması, potansiyelini ortaya koyması ve kendi yaşamının sorumluluğunu üstlenmesiyle güçleneceğini vurguladı.

“Bir kadının görünür başarısı başka bir kadının cesaretine dönüşüyor”

Programın açış konuşmasını yapan AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur, kadınların üretim, yönetim ve karar alma süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti. Tosmur, elde edilen başarıların görünür kılınmasının da en az başarıların kendisi kadar önemli olduğunu ifade etti.

Güçlü liderliğin yalnızca bilgi ve deneyimle sınırlı olmadığını kaydeden Tosmur; kişisel duruş, etkili iletişim ve özgüvenin de liderliğin temel unsurları arasında bulunduğunu söyledi.

Platform olarak kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeyi, birbirlerinin başarılarından ilham almalarını ve dayanışma içerisinde hareket etmelerini önemsediklerini anlatan Tosmur, ortak hedefler doğrultusunda güç birliği yapan kadın liderlerin sayısını artırmayı amaçladıklarını dile getirdi.

“Bir kadının görünür başarısı başka bir kadının cesaretine dönüşüyor” mesajını paylaşan Tosmur, etkinliğe katkılarından dolayı Rüzgar Mira Okan’a, Bekir Sütcü’ye, AOSB yönetim kurulu üyelerine ve Kültür, Sanat, Spor ve Yaşam Komitesi üyelerine teşekkür etti.

Aosb’de Kadın Liderliğinin Gücü Konuşuldu Başarı Kadar Görünürlük De Önem (1)

“Ben ne hasat etmek istiyorum?”

Katılımcılarla buluşan Rüzgar Mira Okan, hayatın farklı evreleri üzerinden kişisel seçimler, gelişim ve gelecek hedefleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Yaşamın ilk dönemlerinde aile ve çevrenin etkisiyle şekillenen tercihlerin ilerleyen yaşlarda yeniden gözden geçirilebileceğini belirten Okan, ertelenen isteklerin ve gerçekleştirilemeyen hayallerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle 25-40 yaş aralığını geleceğe hazırlanma dönemi olarak tanımlayan Okan, bu süreci tarımdaki hasat öncesi hazırlıklara benzetti. Bir ağacın verimli olabilmesi için bakım, sulama ve budamanın zamanında yapılması gerektiğini hatırlatan Okan, bireylerin de yaşamlarına emek vermelerinin ve hedefleri doğrultusunda hazırlık yapmalarının önemini anlattı.

AOSB’de gıda, içecek ve tarım sektörü buluştu
AOSB’de gıda, içecek ve tarım sektörü buluştu
İçeriği Görüntüle

Okan, bu dönemde kişinin kendisine “Ben ne hasat etmek istiyorum?” sorusunu yöneltmesinin, ilerleyen yaşlarda ise elde ettiği sonuçları değerlendirerek yeni hedefler belirlemesinin önemine dikkat çekti.

“Kendi bahçenize odaklanın”

Yaşamı bir bahçeye benzeten Okan, herkesin hayata aynı koşullarda başlamadığını ve farklı imkânlara sahip olduğunu söyledi. Başkalarının başarılarıyla sürekli kıyaslama yapmanın kişisel gelişime katkı sağlamayacağını belirtti.

Kişinin kendi potansiyelini ve imkânlarını doğru değerlendirmesi, eksiklerini belirlemesi ve gerektiğinde alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiğini ifade eden Okan, mesleki ilerlemenin yanında kişisel gelişime de zaman ayrılmasının önemini vurguladı.

60 yaş sonrasında da üretkenlik ve yaşam amacı

Hayatın 60 yaş ve sonrasını kapsayan dönemine de değinen Okan, ileri yaşlara yalnızca maddi açıdan değil, sosyal ve kişisel yönden de hazırlanılması gerektiğini dile getirdi.

Emeklilikle birlikte bazı kişilerin sosyal çevresinin daralabildiğini, yalnızlık ve amaçsızlık hissi yaşayabildiğini belirten Okan, yaşamın her döneminde yeni hedefler oluşturmanın önemini anlattı.

Üretmenin yalnızca mesleki faaliyetlerden ibaret olmadığını kaydeden Okan; bilgi ve deneyim paylaşmanın, topluma katkı sunmanın, sosyal ilişkileri sürdürmenin ve kişisel yetenekleri geliştirmenin de yaşamı anlamlı kıldığını ifade etti. Okan, “Ben ne hasat ediyorum?” sorusuyla sahip olunan birikimin başkalarına fayda sağlamak için de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

“Her değişim gelişim anlamına gelmiyor”

Değişim ile gelişim arasındaki farkı ele alan Okan, zaman içinde herkesin değiştiğini ancak bu değişimin her zaman olumlu yönde gerçekleşmediğini söyledi.

Gelişimin kişinin kendisine yatırım yapması, farkındalığını artırması ve bilinçli adımlar atmasıyla mümkün olduğunu belirten Okan, geçmiş deneyimlerin ve kişiyi sınırlayan düşünce kalıplarının gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kadınların kaçırdıkları fırsatlar ve erteledikleri hayaller nedeniyle kendilerini sürekli eleştirmek yerine, bugünden başlayarak yaşamlarını dönüştürmeye odaklanabileceklerini ifade etti.

Aosb’de Kadın Liderliğinin Gücü Konuşuldu Başarı Kadar Görünürlük De Önem (2)

Kişisel farkındalık için “üç ayna” benzetmesi

Okan, kişinin kendisini nasıl gördüğü, başkalarının onu nasıl algıladığı ve gerçekte kim olduğu arasında farklılıklar bulunabileceğini “üç ayna” benzetmesiyle anlattı.

Geçmiş deneyimlerin kişinin öz algısını etkileyebildiğini belirten Okan, bireylerin kendilerine karşı kullandıkları dili ve kendi değerleriyle kurdukları ilişkiyi gözden geçirmelerinin önemini vurguladı.

Başkalarının beklentilerini sürekli ön planda tutmanın kişiyi kendi isteklerinden uzaklaştırabileceğini ifade eden Okan, tercihlerin ve hayallerin sürekli ertelenmesinin yaşamdan alınan tatmini azaltabileceğine dikkat çekti.

Güçlü olmak, her yükü tek başına taşımak değil

Kadın liderliği üzerine değerlendirmelerde bulunan Okan, güçlü olmanın her sorumluluğu tek başına üstlenmek veya dayanıklılığını sürekli kanıtlamak anlamına gelmediğini söyledi.

Gerektiğinde destek istemenin, sorumlulukları paylaşmanın ve kendi ihtiyaçlarını fark etmenin de güçlü bir duruşun parçası olduğunu belirten Okan, kadınların mesleki yaşamlarında ve kişisel ilişkilerinde kendilerine alan açmalarının önemini anlattı.

Kadınların başarılarını ve deneyimlerini doğru ifade etmeleri, kişisel markalarını bilinçli biçimde oluşturmaları ve birbirlerine destek olmaları yönündeki mesajların öne çıktığı program, karşılıklı sohbet ve soru-cevap bölümüyle tamamlandı.

Kaynak: AOSB